Taşlıca Köyü


2791

Köyümüz kuruluşundan günümüze kadar aynı isimle anılmıştır. Karadeniz yöresinde ilk İslam Tekke Köyü niteliğindedir. Bu özelliği sebebi ile çevrede Şıhlı Şeyli lakapları ile de bilinmektedir Yesevi Dergâhı geleneğine uygun olarak Şeyh İlyas tekkesi Torul-Tirebolu (Harşit Vadisi) için de İslamlaştırma çalışmalarında büyük hizmet vermiştir.
Tekke, bir yandan eğitimle derviş yetiştirirken, diğer taraftan Harşit Vadisinden geçen tarihi İpek yolu sebebi ile kervanlara konaklık, yolculara iaşe, ibate gibi hizmetleri sağlamıştır. Bu hizmetleri rahat yapabilmek için çeşitli vakfiyeler yapılmıştır. Vakıflar Genel müdürlüğü arşivlerinde kayıtlı Halil İbni Nurettin hazretlerinin yaptığı Halil Bey Yurdu Vakfiyesi, Çöcen Bükü Vakfiyesi ve şeyh İlyas tekkesine ait Kızılali vakfiyesi ile Tekkeye gelir temin edilmiştir. Ayrıca tekke şeyhlerinin seyitlik berat ve şecereleri dolayısı ile Osmanlı Devletince desteklenmiş çevre köylerden tekkeye gelirler bağlanmış olup, bu gelirlerle eğitim dahil her türlü sosyal hizmetler sağlanmıştır. Sultan Fatih'in Trabzon'u fethinde bu dergâha bağlı dervişan fethe katılmıştır. Osmanlı yükselme döneminde Güvenç Abdal Dergâhı olarak da bilinen tekkeden ders, feyz ve icazet alanlar genelde Karadeniz bölgesi olmak üzere 300'ün üzerinde köy kurmuşlar. Bu bilgi bağımsız bir araştırma heyetince tespit edilmiştir. Köyümüz ve Tekke ile alakalı devlet arşivlerindeki araştırmalar devam etmektedir.
Bu kısa bilgilendirmeden sonra köyümüzün sosyal ve coğrafi konumunu ortaya koyalım.
Taşlıca Köyü, Merkez, Çatalkaya, İkibaca, Deregözü, Dağtarla, Karaağaç, Kökbükü ve Kızılot olmak üzere sekiz mahalleden oluşmakta olup, Kızılot Mahallemiz daha sonra müstakil köy haline gelerek Taşlıca Köyünden ayrılmıştır. Köyümüzün en uzak iki mahallesi arasındaki mesafe yaklaşık 30 km dir. Dört adet kadrolu camii ve dört adet okulu olan köyümüzdeki bu okullardan sadece bir tanesi faaldir. Köyümüz diğer köylerinde başına gelen göç hastalığına maruz kalmıştır. Son kırk yılda İstanbul ve çevresine yerleşen insanlarımız bu gün beş yüz hane civarındadır. Yaz mevsimlerinde köyümüze yoğun bir gurbetçi akını olmaktadır. Böylece insanlarımız bir yandan hasret giderirken, diğer taraftan yeni nesillere de ata, dede memleketlerini tanıtmaktadırlar.
Bütün bu bilgileri aktarma nedenimiz şu ki,Taşlıca Köyü tarihte ne kadar önemli ise, bu günde aynı öneme haizdir. Üç vilayete sınırlarla komşudur. Doğudan Trabzon (Şalpazarı İlçesine), Batı ve Kuzey yönünden Giresun İli (Doğankent, Görele, Çanakçı ilçelerine) sınır komşusudur. Köyümüz Gümüşhane Kürtün İlçesine bağlı olup, Günyüzü, Üçtaş, Elceğiz, Kızılot, Gırgeliş, Uluköy Köylerine sınır komşusudur. Türkiye'mizde bu kadar geniş bir alana ve sınır komşularına sahip kaç köy bulunmaktadır. Üç ilin arasında, beş ilçenin komşusu olmak köyümüze birçok sıkıntılar yüklemektedir. Hizmet alımı zordur. Yedi ayrı mahallenin yol sıkıntısı, su sıkıntısı, başlı başına bir derttir. 80 km'nin üzerinde yol ağı ile on köyden daha uzun yolu bulunmaktadır. Bir çok köy yoluna asfalt yapılmışken köyün geniş ve uzak mahallelerden meydana gelmesi sebebi ile yolları stabilize bile yapılamamıştır. Kaldı ki köyün Çatalkaya ve İkibaca mahallelerini birbirine bağlayacak yolun etüdü henüz yapılmıştır. Yetkililerden bu konuda ilgi beklemekteyiz.
Köyümüzün bakir yaylaları iç ve dış turizme açılmayı beklemektedir. Bu bakir yaylalar bütün ısrar ve taleplerimize rağmen her ne hikmetse elektriğe kavuşturulamamıştır. Bu konuda da ilgili ve yetkilileri göreve davet ediyoruz. Ayrıca köyümüz sınırları içerisinde bulunan Maden Yatakları Osmanlı döneminde çalışmış olup, Dere Maden, Melek Maden ve Saylı Kaya Madenlerinin yeraltı galerileri km'lerce uzunluktadır. Elektrik, yol ve bu günkü teknolojik imkanların olmadığı dönemlerde bu madenler çalıştırılmış ama bugün yol var, elektrik var, her türlü teknolojik imkân var niye bu madenler araştırılıp çalıştırılamıyor.
Köyümüz aynı zamanda orman köyü olup, Karadeniz bölgesinin her türlü ağaç ve bitki örtüsüne sahiptir. Kuruluşundan beri en önemli geçim kaynağı arıcılıktır. Bal ve mum üretim merkezi olmuştur. Arıları yabanilerden korumak için devlet desteği ile şimadan arı kayaları (hisar) yapılmıştır. Hala bu kayalar durmaktadır. Payitahttaki sarayların, köşklerin ve Selâtin Camilerinin aydınlatma ihtiyaçları mumlar okkası bir altına satılmıştır. Bu gün dahi arıcılık devam etmekte olup en güzel saf bal köyümüzde üretilmektedir. 1970'li yıllarda Rize, Artvin illerinden gelen insanlar köyümüzden kara kovan arıları satın aldılar. Bu günkü bol bol reklamı yapılan bal ve Kafkas arıları bu arılardan üretilmiştir. Köyümüzdeki tarihi kayaları (şima ile yapılmış), bakir yaylaları ve maden galerilerini merak eden vatandaşlarımız gelip yerinde görme şansına sahiptirler.12/12/2010
Bahtiyar SOYLU

Kaynak: