"Yürürken Ayağınız Takılıyorsa, Dikkat"

339

Yürürken ayak ucunuz yere takılıyor mu, Sık sık tökezliyor veya ayağınızı yukarı kaldırmakta güçlük çekiyor musunuz, Özellikle merdiven çıkmak, engebeli zeminde yürümek ve hızlı hareket etmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor mu, Bu sorunlardan yakınıyorsanız, nedeni halk arasında düşük ayak olarak bilinen foot drop olabilir.

Hemen her yaÅŸta görülebilen düşük ayak yürüyüş dengesini bozarak günlük yaÅŸamı önemli ölçüde etkileyebiliyor. Hastalar zamanla düşecekleri kaygısıyla dışarı çıkmaktan kaçınabiliyor, sosyal hayattan uzaklaÅŸabiliyor. İlerleyen dönemlerde ise yürüyebilmek için destek cihazlarına ihtiyaç duyabiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Åžinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz,  düşük ayak tablosunun tek başına bir hastalık deÄŸil, çoÄŸu zaman sinir, kas, omurga veya nörolojik hastalıkların bir belirtisi olduÄŸuna dikkat çekerek,  Bu  nedenle yürümekte güçlük çeken kiÅŸilerin Biraz uyuÅŸma var, geçer, Ayağım takılıyor ama idare ediyorum veya Tökezlememin nedeni dikkatsizliÄŸimdir düşüncesiyle zaman kaybetmeden hekime baÅŸvurmaları çok önemlidir. Erken tanı hem altta yatan hastalığın ilerlemesini önlenmede hem de ayakta oluÅŸabilecek kalıcı hasar riskini azaltmada kritik rol oynar. Günümüzde erken tanı ve uygun tedavi sayesinde ayak fonksiyonlarında önemli ölçüde iyileÅŸme saÄŸlanabilir diyor. 

Yürüme bozukluğuyla kendini gösteriyor

Düşük ayak kiÅŸinin yürürken ayağının ön kısmını yukarı kaldırmakta zorlanmasına neden olan önemli bir saÄŸlık sorunu olarak dikkat çekiyor.  Bu tablo kendini genellikle yürüme bozukluÄŸuyla gösteriyor. Normal yürüyüş sırasında ayak bileÄŸini yukarı kaldıran kaslar, ayağın yere takılmadan ilerlemesini saÄŸlıyor. Bu kasların saÄŸlıklı çalışması için siyatik sinir ve onun bir dalı olan peroneal sinirin saÄŸlam olması gerekiyor. Bu sinirlerden en az biri etkilendiÄŸinde ayağı yukarı kaldıran ve saÄŸ ile sola yönlendiren kaslar zayıflıyor. Sonuç olarak ayak ucu yere  sürtünmeye baÅŸlıyor ve kiÅŸi yürürken ayağını normalden daha fazla kaldırmak zorunda kalıyor. Bu tablo halk arasında düşük ayak  olarak adlandırılıyor. Bazı hastaların ise ayağını yere takmamak için dizini normalden fazla kaldırarak yürümek zorunda kaldıklarını aktaran Prof. Dr. Umut Yavuz, Yüksek adımlı yürüyüş olarak tanımlanan bu yürüyüş ÅŸekli hem yorucudur hem de zamanla kalça, diz ve bel bölgesinde ek zorlanmalara neden olabilir diye konuÅŸuyor. 

Ciddi bir sorunun habercisi olabiliyor

Düşük ayak, ayağı yukarı kaldıran kasların yeterince çalışamaması sonucu ortaya çıkıyor. Kaslar doÄŸrudan hasar görebileceÄŸi gibi, bu kaslara komut taşıyan sinirler de etkilenebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz,  düşük ayağın çoÄŸu zaman baÅŸka bir saÄŸlık sorununun habercisi olduÄŸunu vurgulayarak,  Bu tabloya genel olarak sinir sıkışmaları, bel fıtığı veya bel kanal darlığı, sinir yaralanmaları, diyabetik nöropati, kas ve sinir hastalıkları ile inme gibi ciddi durumlar neden  olur. Bazen travmalar ve diz veya kalça protezi gibi büyük cerrahiler sonrasında sinir etkilenmeleri de düşük ayak sorununa yol açabilir diye konuÅŸuyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, bunların yanı sıra uzun süre bacak bacak üstüne atan, çömelerek çalışan, dizin dış  kısmına uzun süre baskı uygulayan ve hızlı kilo kaybı yaÅŸayan kiÅŸilerde de düşük ayak tablosunun geliÅŸebildiÄŸini söylüyor.  

En yaygın belirtisi ayağın yere takılması

Hastalar saÄŸlık kuruluÅŸlarına en sık Ayağımı kaldıramıyorum, Ayağım yere sürtüyor, Sık sık tökezliyorum ve Ayakkabımın ucu yere çarpıyor gibi ÅŸikayetlerle baÅŸvuruyor.  Düşük ayağın belirtileri bazen aniden, bazen de sinsi baÅŸlayabiliyor. Travma, cerrahi sonrası sinir yaralanması veya ani bel fıtığında tablo hızlı ilerleyebiliyor. Sinir sıkışması, diyabetik nöropati veya bazı nörolojik hastalıklarda ise belirtiler daha yavaÅŸ geliÅŸebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, düşük ayağın en yaygın belirtilerini şöyle anlatıyor: En sık görülen belirtisi hastanın ilk aÅŸamada ayağını kendine doÄŸru çekememesi ve yürürken  ayak ucunun yere takılmasıdır. Buna ayak çevresinde duyu kaybı da eÅŸlik edebilir. Bazı hastalarda uyuÅŸma, karıncalanma, bacağın dış kısmında aÄŸrı veya belden bacaÄŸa yayılan aÄŸrı da geliÅŸebilir.

Geç kalındığında kalıcı hasar oluşabiliyor

Düşük ayak tablosunda erken tanının çok önemli olduÄŸunu vurgulayan Prof. Dr. Umut Yavuz, altta yatan bazı nedenlerinde erken tedavi sayesinde sinir fonksiyonunun toparlanabildiÄŸini ve kalıcı hasarın önlenebildiÄŸini aktarıyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, ÅŸu bilgileri paylaşıyor:  Özellikle sinir sıkışması, bel fıtığına baÄŸlı sinir basısı veya travma sonrası geliÅŸen durumlarda zamanlama kritik öneme sahiptir. Geç kalındığında kaslarda zayıflık kalıcı hale gelebilir, sinirin iyileÅŸme kapasitesi azalabilir ve ayakta ÅŸekil bozuklukları geliÅŸebilir. Uzun süre devam eden düşük ayakta hasta ayağını yukarı kaldıramadığı için yürüme paterni bozulabilir ve zamanla ayak bileÄŸinde sertlik oluÅŸabilir. Bunun sonucunda düşme riski artabilir. Erken dönemde tedavi ÅŸansı daha yüksek olurken, ileri evrelerde tendon transferi gibi fonksiyon kazandırmaya yönelik cerrahi iÅŸlemler gündeme gelebilir.

Bu tabloda ameliyat gerekebiliyor

Tedavide temel hedef, altta yatan nedeni tespit etmek ve mümkünse ortadan kaldırmak. Bunun yanında hastanın güvenli yürümesini saÄŸlamak ve ayakta kalıcı ÅŸekil bozukluÄŸu geliÅŸmesini engellemek amaçlanıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz, erken tanı alan hastalarda, özellikle sinirin tamamen kopmadığı ve basının erken dönemde giderildiÄŸi durumlarda tedavide oldukça baÅŸarılı sonuçlar saÄŸlandığını belirterek, Tedavinin baÅŸarısı, altta yatan neden, sinir hasarının derecesi, geçen süre, hastanın yaşı ve eÅŸlik eden hastalıklara göre deÄŸiÅŸir. Düşük ayaÄŸa sebep olan etkenin tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ayak bileÄŸi ortezleri, kas güçlendirme egzersizleri ile denge ve yürüme eÄŸitimi ilk basamak tedavileri oluÅŸturur diyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, uzun süreli ve kalıcı tablolarda ise tendon transferi cerrahisine baÅŸvurulduÄŸunu söylüyor. 

Amaç güvenli ve dengeli bir yürüyüş sağlamak

Tendon transferi cerrahisinde genellikle ayakta çalışan güçlü tendonlardan biri, ayağın ön kısmını yukarı kaldırmaya yardımcı olacak ÅŸekilde yeniden konumlandırılıyor. Böylece iÅŸlevini kaybeden kasın görevi, saÄŸlam bir kas-tendon sistemiyle telafi ediliyor. BaÅŸarılı bir cerrahi sonrasında hastaların yürüyüş kalitesi belirgin ÅŸekilde artarken, düşme riski de büyük ölçüde azalıyor.  Prof. Dr. Umut Yavuz, ameliyat sonrasında genellikle altı hafta boyunca alçı veya yürüme botu kullanıldığını, ardından fizik tedavi sürecine geçildiÄŸini belirterek, Günlük yaÅŸama dönüş süresi ise yapılan iÅŸleme, hastanın genel durumuna ve rehabilitasyon sürecine göre deÄŸiÅŸmekle birlikte, çoÄŸu hastada 2-3 ay içinde belirgin fonksiyonel kazanım hedeflenmektedir bilgisini veriyor. 



Giriş: 15 Mayıs 2026 | Güncelleme: 15 Mayıs 2026 | Okunma: 339


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.