"Kış Hastalıklarına Karşı 10 Etkili Öneri"

188

Türkiye'de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40'ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor.

Özellikle grip, soÄŸuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronÅŸit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre, kış aylarında bu hastalıkların bulaÅŸma riski yaz aylarına nazaran 3 kat daha yüksek. Bunun nedeni ise kapalı alanlarda daha uzun süre kalınması ve havalandırmanın yetersiz olması sebebiyle mikropların yayılımının kolaylaÅŸması. Ayrıca, bağışıklık sisteminin soÄŸuk havada zayıflaması da enfeksiyonlara olan yatkınlığı artırıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, aslında doÄŸru önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunmanın veya hastalığa yakalanma riskini ciddi oranda azaltmanın mümkün olduÄŸunu belirterek, Hem kiÅŸisel hijyen hem de yaÅŸam tarzı alışkanlıkları bu süreçte büyük önem taşıyor. Kışın saÄŸlığımızı korumak için en önemli kural ise kalabalık ve kapalı ortamları sınırlamak, doÄŸru havalandırma yapmak ve bağışıklığı güçlü tutmaktır. Ayrıca, öksürme ve hapşırmayla yayılan damlacıklar kolayca bulaÅŸabildikleri için özellikle yüz yüze olan karşılıklı konuÅŸmalarda aramızdaki mesafenin en az 70 cm olmasına özen göstermeliyiz diyor.  İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, kış aylarında hastalıklardan korunmamız için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı  anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının

Kışın kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduÄŸunca kaçınmanız çok önemli. Zira, insanların birbirine yakın bulundukları alanlarda influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19 gibi virüsler çok hızlı yayılıyorlar. AraÅŸtırmalar, kalabalık ve kötü havalandırılan ortamlarda bulaÅŸma riskinin 10 kata kadar arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sinema, AVM, toplu taşıma ve toplantı salonlarında uzun süre kalmaktan kaçınmak enfeksiyon riskini ciddi ÅŸekilde azaltıyor. Mecburi  durumlarda maske takmak da etkili olan bir baÅŸka önlem. 

Haftada en az 3 kez 1'er saat yürüyün

Düzenli egzersiz bağışıklık hücrelerinin dolaşımını artırarak enfeksiyonlara karşı koruyucu etki saÄŸlıyor. AraÅŸtırmalar, haftada en az 150 dakika yürüyen kiÅŸilerde solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, kışın soÄŸuk havaya raÄŸmen açık havada yapılan tempolu yürüyüşün hem D vitamini sentezine katkı saÄŸladığını hem de kiÅŸiyi kapalı alan kalabalığından uzak tuttuÄŸunu belirterek, Yürüyüşü mümkünse gün içinde ve rüzgârdan korunaklı bir rota seçerek yapın. Aşırı terlemeyi ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmeye de dikkat edin diyor. 

Odalarınızı günde 3 kez 15'er dakika havalandırın

Kışın pencereler genelde kapalı kaldıkları için virüsler havada daha uzun süre asılı kalıyorlar. Bu nedenle, oturduğumuz, çalıştığımız veya uyuduğumuz ortamları günde 3 kez en az 10–15 dakika havalandırmak büyük fark oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, iyi havalandırmanın solunum yolu hastalıklarını yüzde 50 oranında azalttığını bildiriyor. Havalandırma sırasında kısa süreli ısı kaybı olsa bile hava kalitesinin korunması enfeksiyon riskini ciddi oranda düşürüyor. Kapalı ortamlarda sürekli klima veya soba kullanımı havayı kuruttuğu için nem dengesini korumak da önem taşıyor.

Aşılarınızı mutlaka tamamlayın

Grip aşısı, özellikle risk grubunda yer alan kiÅŸilerde hastaneye yatış riskini yüzde 60 oranına kadar azaltıyor. COVID-19 hatırlatma dozları bağışıklık düzeyinin düştüğü kış aylarında koruma saÄŸlıyor. Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, 65 yaÅŸ üstünde veya kronik hastalığı olanlarda zatürre (pnömokok) aşısının da ciddi enfeksiyonları önleyebildiÄŸini vurgulayarak, Aşılar hastalıkların bulaÅŸmalarını ve ağır seyretmelerini önleyen en güçlü araçlardandır. Üstelik, sadece sizi deÄŸil çevrenizdeki hassas kiÅŸileri de koruyor bilgisini veriyor. 

Eve geldiğinizde ilk iş ellerinizi yıkamak olsun

Virüslerin büyük bir bölümü eller yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle, ellerinizi yıkamadan yüzünüze, burnunuza veya gözlerinize asla dokunmayın. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması enfeksiyon riskini yüzde 40–50 oranında azaltıyor. Dolayısıyla, özellikle toplu taşıma, market, okul veya iÅŸ yerinden dönüşte bu alışkanlık çok önem taşıyor. Su ve sabun yoksa en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri de fayda saÄŸlıyor. 

Boyun ve burun bölgenizi koruyun

Soğuk hava solunum yolu mukozasını zayıflatarak virüslere daha duyarlı hâle getiriyor. Boyun ve burun bölgesini korumak ise özellikle rüzgârın etkisini azaltarak mukozanın kurumasını ve bu sayede virüslerin solunum yollarında kolayca tutunmalarını önlüyor. Yaygın inanışın aksine, üşümek doğrudan hastalık yapmıyor, ancak bağışıklığı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlıyor. Dolayısıyla dışarı çıkmadan önce termal içlik ve atkı kullanmak faydalı oluyor. Bunların yanı sıra ince tek bir kıyafet yerine kat kat giyinmek vücut ısısını dengede tutuyor.

Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun

Uykusuzluk bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltıyor ve bu nedenle viral enfeksiyonların geliÅŸme riskini artırıyor. Bilimsel çalışmalar, günde 6 saatten az uyuyan kiÅŸilerde hastalanma riskinin yaklaşık 4 kat arttığını gösteriyor. “Düzenli ve kaliteli uyku için uyku saatlerinin mutlaka sabit olması gerektiÄŸini belirten Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, YoÄŸun günlerde kısa molalar vermek stres hormonlarının seviyelerini düşürüyor ve böylece bağışıklığı güçlendiriyor. AkÅŸam geç saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmak da uyku kalitesini artırıyor diye konuÅŸuyor. 

Bağışıklığı güçlendiren beslenme düzenini sürdürün

Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara yatkınlığı yüzde 20–30 oranında artırıyor. Bu nedenle, dengeli ve yeterli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günde birkaç porsiyon sebze ve meyve tüketimi bağışıklığı destekliyor. Ayrıca, C vitamini, çinko, D vitamini ve omega-3 bakımından zengin gıdalar, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sayesinde enfeksiyon riskini azaltıyor. Haftada 2 kez balık, her gün yoğurt veya kefir tüketimi ise güçlü bir bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bağırsak florasını destekliyor. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak da enfeksiyon süresini kısaltmaya yardımcı oluyor.

Geceleri odanıza bir bardak su koyun

Kışın kullanılan ısıtıcılar odadaki nemi düşürüyor, kuru hava, virüslerin solunum yollarına kolayca tutunmalarına yol açıyor. Burun içinin kuruması da hem kanamaya hem enfeksiyona yatkınlık oluşturuyor. Bu nedenle, ortam neminin yüzde 40–60 arasında olması ideal kabul ediliyor. Geceleri odaya bir bardak su koymak veya nemlendirici cihaz kullanmak odanın nemlenmesinde fayda sağlıyor. Bu basit önlem bile üst solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabiliyor.

Yüz yüze konuşurken en az 70 cm uzak durun

Kış aylarında aile ortamlarında bulaÅŸma riski oldukça yükseliyor. Öyle ki temas hâlindeki her 3 kiÅŸiden 1'i enfeksiyonu kapabiliyor. Doç. Dr. Alpay MedetalibeyoÄŸlu, basit temas önlemlerinin bile bulaÅŸma riskini önemli ÅŸekilde azaltabildiÄŸini vurgulayarak, Bunun için yüz yüze konuÅŸurken mesafe korunmalı ve mümkünse maske kullanılmalı. Ortak havlular, bardaklar veya telefonlar paylaşılmamalı. Bunların yanı sıra hastanın ayrı odada kalması ve sık havalandırma da çok önemlidir diyerek sözlerini tamamlıyor. 



Giriş: 11 Aralık 2025 | Güncelleme: 11 Aralık 2025 | Okunma: 188


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.