ESKİ HARŞİT ÇARŞISI


Harşit'in bugünkü ilçe merkezinin bulunduğu alan, 1990 yılına kadar Harşit nahiyesi (bucağı) olarak varlığını sürdürdü. 1964 yılına kadar adı Harşit olan yerleşim biriminin ismi bu tarihte Doğankent olarak değiştirildi. Şubat 1968'de Sadaklı, Merkez (Manastırbükü) ve Dandı köylerinin birleşmesiyle Doğankent Belediyesi kuruldu. Harşit nahiyesinin eski çarşısı, 1963 yılına kadar bugünkü baraj santral sahasında Harşit Çayı ile Kavraz Deresi'nin sınırlarını çizdiği düzlükte ve Dandı köyü sınırları içerisinde yer alıyordu.

Doğankent Hidroelektrik Santralinin kurulması kararı sonrası hızla kamulaştırma işlemleri gerçekleştirildi, eski çarşı yıkılarak bugünkü ilçe merkezi olan Manastırbükü'ne taşındı. Çarşının yıkım çalışmaları 1963 yılında tamamlandı. Eski Harşit Çarşısı, genel Türk mimari yapısını ve Anadolu'nun yüzyıllardır kullandığı geleneksel hımış ile bağdadi yapı tekniklerini yansıtıyordu. Evler ve dükkânlar çok katlı değil, ahşap, ince tahta kaplama ve taş duvarlardan oluşuyordu. Sıra sıra dizilmiş bu binaların bulunduğu çarşıda hayat tek bir sokak üzerinden akar, bu sokak Harşit ve Kavraz Deresi boyunca uzanırdı. Yapıların arasında ise bolca meyve ağacı, özellikle de dut ağaçları göze çarpardı.

Yıkımdan önce eski çarşı, bölgenin resmi ve idari merkezi konumundaydı. Jandarma Karakolu, Nahiye Müdürlüğü, Nüfus Dairesi, Orman İşletme Şefliği ve postane gibi devlet birimleri buradaydı. Santrale su sağlayan Cebri borunun kurulduğu sahada ise 1921'de Mustafa Kemal İlkokulu adıyla bir mektep açılmıştı. Santral sahasında tünelin giriş noktasında o sıralarda iki katlı çıraklık eğitim merkezi vardı. Harşit'te birçok isim orada meslek öğrenmişti.

Harşit Çayı ile Kavraz Deresi'nin birleştiği yerin hemen güneyinde, derenin tam kenarında küçük bir cami yer alıyordu. İlk Kadrolu İmamı Hasbi Hoca olup 1952'de atanmıştı. Eski caminin avlusundaki mezarlık ve şehitlik ise bugünkü eski belediye binasının yanındaki mezarlığa taşındı.

Çarşının ticari hayatında kahvehaneler ve fırınlar önemli bir yer tutuyordu. Ayrıca Osmanağalara ait dört katlı bir bina bulunuyordu. Birinci katı fırın, ikinci katı kahvehane, üç ve dördüncü katları ise otel olarak işletiliyordu. Ancak bir yaz günü alt kattaki fırının alev alması sonucu bu otel binası ve yanındaki dükkânlar tamamen yanarak kül oldu. Yıkım öncesi çarşıda toplam yedi kahvehane işletiliyordu. İmamoğlu Hasan'ın kahvehanesinin bulunduğu binanın alt katı postane olarak kullanılırken, aynı zamanda devlet memuru aracılığıyla buğday dağıtılan bir Buğday Dağıtım Ofisi de burada hizmet veriyordu. İki kasap dükkânı, iki berber yer alırdı. Yusuf'un Lütfü, Temel Efendi'nin Hacı ve Kâtip Hasan Efendi'nin de dükkânları çarşıdaydı. Dedo Cemal, Arif'in Yakup, Dedo Mustafa, Tayyar Hoca ve Hasan Efendi'nin Osman gibi isimler ise manifaturacılık (bezzazlık) yaparak kumaş satarlardı. Çolakgil ailesi bakır tava, tencere ve kap kacak işleri yaparken, Kasapgil ailesi onların yanında çıraklık ederek yetişmişti. Çarşının esas bakır ve kalay ustası ise Hüseyin Efe idi.

Bugün eski Harşit Çarşısı'nın bulunduğu topraklar, geçmişteki hareketli ticaret günlerinden ve esnaf geleneğinden uzakta, bambaşka bir amaca hizmet ediyor. Harşit Çayı ile Kavraz Deresi'nin sularını enerjiye dönüştüren, yer altı ve yer üstü hidroelektrik santrallerinin yer aldığı bu alan, ekonomik değeri oldukça yüksek stratejik bir coğrafya olarak ülkeye katkı sağlamaya devam ediyor.

Ayrıntılı bilgi ilerleyen süreçte yayınlamayı planladığımız kitabımızda. Eski Harşit çarşısını gösterir resim Veysel Kahraman tarafından 1996 yılında aslına bakılarak olduğu gibi resmedilmiştir.


Adnan YAZICI

adnan_yaz@hotmail.com

KAYNAKLAR:

1- Milliyet Gazetesi arşivi, 1963

2- Şenol Tekin, Doğankent Belediyesi Eski Reisi, 1942 doğumlu, röportaj: 7 Haziran 2026

3- Emin Ali Şahin, Doğankent sakini, 1949 doğumlu, röportaj: 7 Haziran 2026

4- Ali Şağban, Doğankent İlk Reisi Talat Şağban’ın oğlu, 1949 doğumlu, röportaj: 7 Haziran 2026


Okunma Sayısı: 17