Yazarlar > Adnan Yazıcı

Dandı Tepealan Yaylası


Bölgemiz yaylalarla adeta kuşatılmış bir durumdadır. 
Hepsi birbirinden farklı güzellik ve özelliklere sahip olan yaylalarımızdan biri de Tepealan Yaylasıdır.
Tepealan Yaylası Süttaşı Mahallesine bağlı olarak mahallenin güneyinde yer alan bir yayladır. Yaylanın mahalleye uzaklığı yaklaşık olarak 20 km'dir. Oba dediğimizin yaylanın merkezinin denizden yüksekliği 1950 metre, en yüksek yeri olan "Ocak Kıranı" denilen yerdeki zirve 2070 metredir.
Yayla tepe üzerindeki bir alana kurulduğu için bu adı almıştır. Yaylanın etek kısımları doruk ve çam ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır. Konum itibariyle zirvede olduğu için dört bir tarafa hakim konumdadır. Gece açık havada deniz kenarındaki yerlerinin ışıkları görünmektedir. Aynı zamanda Ordu'dan Trabzon'a kadar birçok radyo istasyonu da buranın çekim alanındadır. Zaman zaman Rus radyo frekanslarına da rastlamak mümkün görünmektedir.
"Ocak Kıranı" yaylanın zirvesidir. Buradaki zirve 2070 rakıma sahiptir. Yaylanın mezarlığı buradadır. Burada çok eskilere dayanan mezarlar bulunmaktadır. Çok büyük çaplı mezar taşları taş yığıntılarından ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda küçücük çocuk mezarlarına da rastlamak mümkündür. Buranın adının "Ocak Kıranı" olarak adlandırılmasının Pireveled (Pirinoğlu) adlı kişinin mezarından kaynaklandığı rivayet ediliyor. Rivateye göre Pir Ali'nin evliya olarak kabul edilen oğlu Pireveled eşkıyaların saldırısına uğramış ve hayatını kaybetmiştir. Nişanlısı ile birlikte mezarı buraya defnedilmiştir. Esasında Tepealan Yaylasının eski isminin Pireveled olduğu da söylentiler arasında. Pir Ali'nin mezarının ise Kurban Tepesinde olduğu belirtiliyor. 
Burası 1. Dünya Savaşında Ruslara karşı yapılan Harşıt Savunmasının ana hatlarından biri olmuştur. Zirveyi daire şeklinde çizen siperler ve karargah noktalarına rastlamak mümkündür. Burada Türk Askerleri Ruslara karşı savunma siperleri kazmışlardır. Burası 37'nci Kafkas Piyade Tümenine bağlı 110'uncu Alay ve 11'nci Tümene bağlı 18'nci Alayın hakimiyet noktası olmuştur. Yakın zamanlara kadar bu siperlerde mavzer mermi kovanlarına rastlamak mümkündü. Azıcık bir eşelemekle mevzilerde bu tür kalıntılara ulaşılması halen mümkündür.
Ocak Kıranında bulunan düzlük alan obalıların top oynamak için kullandıkları sahadır. Burada özellikle Çatalağaç Köyü (Şadı) ile yapılan maçlar çok çekişmeli geçiyordu. Kar Gideği, Karahasan, Oluk Ayağı, Düz Sakar Yaylanın diğer alanlarıdır.
Yaylada eskiden oynan ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş oyun türleri bulunuyordu. Çelik çomak oyunu bunların başında gelmekteydi. Çelik oyunu zevkli olduğu kadar çekişmeli geçen bir oyun türüdür. Bunun dışında halen zaman zaman oynanan kale yıkma oyunu da obalıların en çok oynadığı oyunlar arasında yer bulmaktadır. Çıkrık oyunu ise yere çakılan ağacın tepe noktasının sivri hale getirilerek üzerine konulan yatay ağacın döndürülmesiyle oynanan bir oyun türüydü.
Yaylanın belki de en çekilmez tarafı bol bol sisli olmasıdır. Yoğun sislerde göz gözü görmemekte ve tepede olduğu için oldukça soğuk bir hava sizi beklemektedir. Güneşli günlerde eşsiz manzaralarıyla, seyirlik alanlarıyla göz doldurmaktadır.
Yaylanın buz gibi soğuk suyu Oluk Ayağı denilen yerdedir. Oluk ayağı yol üzerinde olduğu için Törnük, Doymuş, Şadı, Kanyaş, Hakallı Gıranı ve Harşitlilerin geçiş güzergahında bulunuyordu. Burada çay ocakları-kahve bulunuyordu. Kuzgun, Sekü'nün de bir kısmı bu yolu kullanırdı.
Kavraz yolunun 1976 yılında ise yaylaya kavuşturulmasıyla Oluk Ayağındaki hareketlilik oldukça azaldı ve zamanla önemini kaybetti. 
Yaylaya en yakın olarak Kavraz Deresi yoluyla ulaşılabilmektedir. Örümcek Yolu kullanılarak da yaylaya ulaşılabilir. Yayla Doğankent ilçe merkezine en yakın yaylalardan biridir. Yaylanın bulunduğu alan stratejik bir öneme sahiptir dersek abartmış olmayız. Her alana yönelen yolu ile dikkatleri üzerine çekmektedir. 
Her geçen gün yapılan yeni yapılarla büyümektedir. Nüfusun hızlı bir şekilde kentlere yönelmesi nedeniyle yaylalardaki eski ses seda kaybolsa da ev inşaatları hızlı bir şekilde devam ediyor. Şu an itibariyle Tepealan Yaylasında 70 civarında hane bulunmaktadır.
 Yayla bu sene tarihinin ilk elektriği ile buluştu. Mahalle halkının olağanüstü gayretleriyle ve maddi külfetini üstlenerek baraj santral sahasından 2 bin metrelik hat çekilerek 26 orta gerilim direği  ve oba içerisine 50 civarında elektrik direği dikilmesi sağlandı ve hane halkının büyük çoğunluğunun evine elektrik ulaştı. 
Yayla Haziran ayında başlayan göçlerle şenlenmekte eylül ayında ise yerini sessizliğe bırakmaktadır. İki üç kişiden oluşan koyun sahipleri ise 5-6 ay gibi bir süre yaylada kalmaktadır. Yaylada koyun ve sığır hayvancılığı yaygındır. Tarımsal ürünlerden Lahana, patates, soğan ve marol da yetiştirilen sebzeler arasında yer almaktadır.
Yayla çimenlerinde zaman zaman beliren halk arasında evlek denilen mantar halkın büyük ilgisini çekmekte mantar bulmak maharet kabul edilmektedir.
Kavraz Yayla yolunun DOKAP kapsamında yapılmaya başlanmasıyla başta Tepealan Yaylası olmak üzere bölgemizdeki yaylaların önemi daha da artacaktır. Yayla turizminin önündeki en büyük engel böylece ortadan kalkacaktır. Bundan sonraki süreç buraların cazip hale getirilmesi için yapılacak diğer çalışmalara gelmektedir.


Okunma Sayısı: 460