"Yakınlarını Kaybedenlere Yas Danışmanlığı Yapılmalı"

361

Psikolog Ebru Özer Özkul, yakınların kaybeden depremzedelerin yaslarını sağlıklı bir şekilde yaşamaları için kendilerine Yas Danışmanlığı desteği verilmesi gerektiğini söyledi.

Özkul, özellikle çocuklarını kaybetmiş, yas sürecinde destekten yoksun olan çiftlerin ortak anıları yok olmuş gibi hissedebilecekleri için evlik dinamiğinin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Psikolog Ebru Özer Özkul, ülkemizde deprem felaketinde yakınlarını kaybeden insanlara Yas Danışmanlığı desteÄŸi saÄŸlanmasının önemine deÄŸindi. Özkul, özellikle çocuklarının kaybeden çiftlerin yas danışmanlığına ihtiyacı olduÄŸunu belirterek,  Çocuk kaybı geleceÄŸin kaybı olarak algılanıyor. EÅŸler birbirini seviyor olsa da ortak anıları yok olunca evlilik dinamiÄŸi olumsuz etkileniyor. Birbirleriyle aynı ortamda kalmaları zorlaşıyor. Yas danışmanlığı bu durumda olan çiftlerin süreci atlatmalarına büyük katkı saÄŸlar dedi.

Ebeveynlerini kaybeden çocukların durumunun da önemli olduğunu vurgulayan Ebru Özer Özkul, özellikle küçük yaştaki çocukların bu durumu anlamlandıramadığını ifade ederek Ebeveynlerinin bir anda ortadan yok olması onların dünyasının yok olması demek. Bu çocuklara psikolojik destek verilmesi ve güvenli ortam sağlanması gerek. O güvenli ortamda yavaş yavaş gelecekleri filizlenecektir diye konuştu.

Türkiye'yi sarsan büyük deprem felaketinin, depremi yaÅŸayan tüm insanlarda travma sonrası stres bozukluÄŸu oluÅŸturduÄŸunu kaydeden Psikolog  Ebru Özer Özkul, barınma,  ısınma, yeme-içme gibi temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra depremzedelere psikolojik destek verilmesi ve bunun devamlılığının saÄŸlanmasının önemine de dikkat çekti.

Psikolog Ebru Özer Özkul şu bilgileri verdi:

Yas Süreci Tamamen Kişisel

Özellikle depremde yakınlarını kaybedenler ağır bir travma yaÅŸadı. Åžimdi yaslarını yaÅŸama zamanı. Yas süreci tamamen kiÅŸisel. Bu süreçte insanlar acılarını yaşıyor, yas tutuyor, yaÅŸadıkları durumu kabulleniyorlar. Bunun süresi kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸiyor. Bazıları yakınlarının kaybını kabullenip yas sürecini çabuk geçirebiliyor. Depremzedelerden, bu durumda olan hatta normal hayata dönüp diÄŸer insanlara yardım edenleri gördük. Ancak bazılarının bunu atlatması hiç de kolay olmuyor. Bu nedenle yakınlarını kaybeden insanların normal hayatlarına dönebilmeleri ve yas sürecini atlatabilmeleri için kendilerine yas danışmanlığı hizmeti verilmesi son derece önemli. 

Grup Terapileri Çok Önemli

Deprem bölgesine psikologlar konuÅŸlandırılmalı. Depremzedeler için özellikle grup terapileri çok önemli. Aynı durumda olan insanları gruplandırarak grup terapileri yapılmalı. ÖrneÄŸin çocuklarını kaybedenler aynı grupta olmalı. Kendisi gibi insanlarla bir arada olması kiÅŸinin yasını atlatabilmesi için önemli. Bir baÅŸkası onunla aynı durumu yaÅŸayıp dillendirebilir. Gruptaki birinin durumla baÅŸa çıkması ve bunu atlatması diÄŸerlerine olumlu örnek olacaktır. Birbirlerinden güç alırlar. 

Psikolojik Yardımın Sürekliliği Sağlanmalı

Kriz danışmanlığı, travma sonrası stres bozukluÄŸu ve yas danışmanlığı bir ekip çalışması gerektiriyor. Ayrıca  psikolojik danışmanlığın sürekliliÄŸi çok önemli. Bir ay psikolojik yardım saÄŸlayıp sonra çekilmek, hadi bakalım devam edin demek insanlar için daha travmatik olabilir. Psikolojik yardım takip gerektiriyor, küçük hedefler belirleyerek ilerlenmeli.  

Hayata Tutunacak sebepler Verilmeli

Depremzedelerin yas sürecini atlatıp ayağa kalkabilmeleri için onlara hayata tutunacakları sebepler verilmeli. Duygusal enerjiyi kaybedilen kişiden çekip başka bir ilişkiye ya da başka bir amaca yönlendirmek, yeniden yatırım yapmak gerekiyor. Kişi bununla yaşamayı öğrenmeli. yapmak zorunda olduğu şeyleri yapmaya devam etmeli. Yeniden hayata başlayabilme güdüsü, duygusu sağlanmalı. Bu da en az bir yıl sürüyor. Evet yakınlarını kaybetti ama onu seven başka insanlar da var ve onun sevebileceği başka insanlar var. Bunu kabullenmesi gerekiyor. Travmayı atlatabilmek için kendini düşünmeli, kendi geleceğini kurmalı. Yas danışmanlığı yapacak psikologların bu süreçte etkin olacağını düşünüyorum.

Bir KiÅŸinin kederi 150 KiÅŸiyi Etkiliyor

Sadece depremi yaÅŸayanlar deÄŸil, buna tanık olanlar, sosyal medyadan, yazılı ve görsel basından takip edenler de travma sonrası stres bozukluÄŸu yaÅŸayabiliyor. Keder çok bulaşıcı bir his. Duygusal olarak birbirimize baÄŸlıyız. Bir kiÅŸinin kederi 150 kiÅŸiyi etkiliyor. Daha içselleÅŸtiren ve depremzedelerle empati kuran insanlarda bu durum ortaya çıkabiliyor. Çok fazla etkileniyorlar. Benim binam saÄŸlam mı diye belediyelere birçok baÅŸvuru var. İnsanlar kendi hayatlarından endiÅŸe ediyor, gelecek kaygısı duyuyorlar. Deprem korkusu nedeniyle İstanbul'dan taşınan aileler var. 

Toplumsal psikolojimizin düzelmesi için de zamana ihtiyacımız var. Bu bir süreç gerektiriyor. Ne kadar yaraları sarsak da bu hemen geçmeyecektir. 1999 depreminin psikolojik etkilerini hala yaşıyoruz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Deprem felaketini atlatanlar ve buna tanık olan insanların bir kısmı akut stres bozukluÄŸu yaşıyor. KiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸmekle birlikte bu durum ortalama 1 ay kadar sürüyor. Durum 1 aydan 3 aya kadar devam ettiÄŸinde bunu Travma Sonrası Stres BozukluÄŸu olarak isimlendiriyoruz. Bu aÅŸamada psikolojik destek ÅŸart. Bu sürede travmayı atlatıp hayatını yoluna koyamayan insanların psikolojik destek alması gerekiyor. 3 aydan daha fazla devam ederse kronik travma sonrası stres bozukluÄŸu diyoruz. Bu daha uzun sürede tedavi edilebiliyor. 

Travma, insanın daha önce karşılaştığı durumlara benzemeyen ve insanın dağılmasına sebep olan bir durum. İnsanın zaman kavramını bitiriyor, nesneyle bağlantısını koparıyor. Güvenlik algımız, dış dünya algımız travmayla birlikte, zaman kaymasıyla birlikte bozuluyor. İçsel yıkılma ve bozulma meydana geliyor. Daha önceki baş etme yöntemleriyle bu durumda işe yaramıyor, anlamlandıramıyoruz.

Travma sonrası akut stres çocuklarda uyku sorunları, huzursuzluk, altını ıslatma, gece ağlayarak uyanma, öfke nöbetleri, okul başarısında düşme ve oyun isteğinde azalma gibi sorunlara yol açıyor. Yaşam ve mekan kaybını, bu olayları anlamlandıramıyorlar. Sonrasında bu durum onların bilişsel gelişimini, özgüvenini, okul başarısını, sağlıklı ilişkiler kurmasını olumsuz etkileyebiliyor.

Yetişkinlerde ise korku, öfke, suçluluk duygusu, hissizleşme, şok ve inkar olabiliyor. Kabulleniş ve yas tutma olayı gecikebiliyor, kaçınma duygusu yaşayabiliyorlar. Bazen gelecekle ilgili hayal kuramama durumu ortaya çıkıyor.



Giriş: 06 Mart 2023 | Güncelleme: 06 Mart 2023 | Okunma: 361


Kaynak: Karadeniz Sağlık Ajansı



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.