"Uzmanından ev tipi arıtma cihazlarına dikkat uyarısı"

504

Son yıllarda kullanımı giderek artan ev tipi su arıtma cihazlarının, suyun kalitesi üzerindeki etkileri tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Su arıtma cihazlarıyla yapılan çalışmaların, faydalı minerallerin içme suyundan tamamen ya da kısmen uzaklaÅŸtırıldığını ortaya koyduÄŸunu kaydeden uzmanlar, düzenli olarak bu suları tüketen kiÅŸilerin, özellikle günlük beslenme düzenlerinde de bu mineralleri yeterince alamaması durumunda, uzun vadede çeÅŸitli saÄŸlık sorunları yaÅŸaması olası olduÄŸunu vurgu yapıyor. 

Evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının düzenli bakımlarının yapılması ve filtrelerinin zamanında değiştirilmesinin de önemli bir konu olduğuna işaret eden Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Arş. Gör. Seda Kuşoğlu Gültekin, Bakımı düzenli yapılmayan ve filtreleri zamanında değiştirilmeyen bir arıtma cihazından elde edilen suyun sağlık standartlarına uygun olması beklenemez. dedi.

Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Arş. Gör. Seda Kuşoğlu Gültekin, ev tipi su arıtma cihazlarının suyun kalitesi üzerindeki etkileri konusunda uyarılarda bulundu.

Son yıllarda arıtma suyu kullanımı artıyor

Arş. Gör. Seda Kuşoğlu Gültekin, son yıllarda arıtma suyu kullanımının arttığına işaret ederek, Piyasada, kullanıcıların ulaşabileceği farklı marka ve özelliklerde birçok arıtma cihazı bulunmaktadır. Son yapılan bir çalışma, bu cihazların su içerisinde bulunan mineral miktarında azalmaya neden olduğunu göstermiştir. Mineraller, insan vücudu tarafından üretilemeyen ve mutlaka günlük olarak beslenme yoluyla alınması gereken önemli moleküllerdir. Beslenme ve su tüketimiyle vücuda alınan bu mineraller, insan metabolizmasında kritik görevlere sahiptir. Su arıtma cihazlarıyla yapılan çalışmalar, bu faydalı minerallerin içme suyundan tamamen ya da kısmen uzaklaştırıldığını ortaya koymuştur. Düzenli olarak bu suları tüketen kişilerin, özellikle günlük beslenme düzenlerinde de bu mineralleri yeterince alamaması durumunda, uzun vadede çeşitli sağlık sorunları yaşaması olasıdır. dedi.

Mineraller dışarıdan alınması gereken hayati moleküller

Minerallerin insan sağlığı için çeşitli önemli görevlere sahip olduğunu dile getiren Arş. Gör. Seda Kuşoğlu Gültekin, şunları kaydetti: Kişinin cinsiyeti, yaşı, hamilelik durumu ve hastalıkları gibi çeşitli faktörler, günlük mineral ihtiyacını etkiler. Mineraller, vücudun iç dengesi olarak adlandırılan homeostazinin sağlanması ve sürdürülmesi için büyük önem taşır. Günlük beslenme yoluyla alınan mineraller, çeşitli metabolik süreçlerde kritik görevler üstlenir. Sindirim sistemi aracılığıyla vücuda giren mineraller, kan yoluyla farklı dokulara taşınarak diş ve kemik yapısının korunması, kas kasılması ve sinirsel iletim gibi çeşitli metabolik faaliyetlerde rol oynarlar. Kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi minerallerin uzun vadede yeterli miktarda alınmaması, yorgunluğa, kas kramplarına ve diş-kemik zayıflığına neden olabilir. Gelişme çağındaki bireylerde veya hamilelik durumunda ise daha ciddi sağlık sorunları görülebilir. Sodyum ise, potasyum ile birlikte çalışarak vücudun su dengesini düzenleyen bir elektrolittir. Bu sıvı dengesi, sinir ve kas sistemi için kritik öneme sahiptir. Diğer mineraller gibi sodyum ve kalsiyum da vücut tarafından üretilemez ve dışarıdan, günlük beslenme ile alınması zorunludur.

Su arıtma cihazlarının düzenli bakımları yapılmalı

Arıtma suyunun mineral içeriğindeki azalmanın yanı sıra, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının düzenli bakımlarının yapılması ve filtrelerinin zamanında değiştirilmesinin de önemli bir konu olduğuna işaret eden Seda Kuşoğlu Gültekin, Bakımı düzenli yapılmayan ve filtreleri zamanında değiştirilmeyen bir arıtma cihazından elde edilen suyun sağlık standartlarına uygun olması beklenemez. Ancak, gerekli filtrasyon, klorlama gibi işlemlerden geçerek tüketiciye ulaşan doğal kaynak suları, tüketim için genellikle güvenli kabul edilmektedir. diye konuştu.

Alternatif yöntemler de su içerisinde bulunan minerallerde azalmaya neden oluyor

Alternatif yöntemlerden ters ozmozun, florür ve bakteri gibi daha büyük parçacıklı kirleticilerin basınç yoluyla uzaklaÅŸtırıldığı, yarı geçirgen membran kullanılan bir yöntem olduÄŸunu ifade eden Seda KuÅŸoÄŸlu Gültekin, İyon deÄŸiÅŸimi yönteminde ise, katı reçineler ve farklı elektrolit çözeltileri kullanılarak sudaki bakterilerin, çözünmüş katıların ve suyun tadında deÄŸiÅŸime neden olan çeÅŸitli minerallerin uzaklaÅŸtırılması saÄŸlanır. Her iki yöntemde de cihazların düzenli bakımlarının ve temizliÄŸinin yapılması elde edilen su kalitesini etkilerken, diÄŸer yöntemlerde olduÄŸu gibi su içerisinde bulunan minerallerde de azalmaya neden olduÄŸu bilinmektedir. ifadesinde bulundu. 

Bilinçsizce mineral takviyesi kullanılmamalı

İnsan sağlığı için hayati öneme sahip minerallerin eksikliği kadar fazlalığının da çeşitli metabolik rahatsızlıklara yol açabileceğini kaydeden Gültekin, Bu nedenle, kişilerin günlük olarak alınması gereken miktarların üzerinde bilinçsizce mineral takviyesi kullanılması da farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. şeklinde sözlerini tamamladı.



Giriş: 16 Mart 2025 | Güncelleme: 16 Mart 2025 | Okunma: 504


Kaynak: Meryem Agan



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.