"Mahalleye Hayat Veren Ören Suyu"

132

Su, insan yaşamının vazgeçilmez doğal kaynaklarından biridir.

Dünyada su kaynakları başlıca evsel, tarımsal ve endüstriyel amaçlarla kullanılmaktadır. Türkiye'de ise bölgelere göre su kaynaklarının kullanım şekli ve yeterliliği farklılık göstermektedir.

Doğu Karadeniz Bölgesi, ülkemizin en fazla yağış alan bölgelerinden biri olmasına rağmen, yerleşim alanlarında kullanılabilir içme suyu kaynakları bakımından her zaman aynı zenginliğe sahip olmamıştır. Tarımsal sulama ihtiyacı büyük ölçüde yağışlarla karşılanırken, birçok köyde içme suyuna ulaşmak uzun yıllar önemli bir sorun olarak varlığını sürdürmüştür. Bölge, hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından oldukça zengin olmasına rağmen sanayi tesislerinin azlığı nedeniyle su kaynaklarının kullanım alanı daha çok içme ve tarım olmuştur.

Şadı'dan Çatalağaç'a Uzanan Tarih

Bugünkü Çatalağaç Köyü'nün adı, Osmanlı Devleti'nin 1895 tarihli kayıtlarında Şatı olarak geçmektedir. Cumhuriyet döneminde hazırlanan 1928 kayıtlarında köyün adı Şadı olarak yer almış, 1965 yılından itibaren ise resmi olarak Çatalağaç adını almıştır.

Ören ise köyün Orta Mahallesi'nin yukarı kesiminde bulunan, eski yerleşim kalıntılarının bulunduğu bölgenin adıdır. Bugün "Ören Suyu" olarak bilinen kaynak da ismini bu tarihi yerleşim alanından almaktadır.

Seferberlik Yılları ve Dağılan Bir Köy

1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Osmanlı Devleti genel seferberlik ilan etti. Yaklaşık dokuz yıl süren savaş ve kurtuluş mücadelesi boyunca Anadolu'nun birçok köyü gibi Şadı Köyü de büyük acılar yaşadı.

Ancak köyden göç hareketi sadece savaş yıllarında başlamamıştı. Ören'de yaşayan ailelerin önemli bir kısmının, seferberlik ilan edilmeden çok daha önce köyden ayrıldıkları bilinmektedir. Hangi tarihlerde ve hangi sebeplerle göç ettikleri kesin olarak bilinmese de, seferberlik döneminde köyden ayrılanların önemli bir bölümü Ordu, Samsun, Tokat, Çorum, Çankırı, Bolu, Düzce ve Sakarya çevresine yerleşmiştir.

30 Ekim 1915 tarihinde Şadı Köyü Rus işgaline uğrayınca geride kalan halk da güvenlik nedeniyle köyü boşaltmak zorunda kalmış, çevre köy ve ilçelere göç etmiştir. Savaş sonrasında ise köyü terk edenlerin tamamına yakını bir daha geri dönememiştir. Böylece Ören yerleşimi zamanla tamamen boşalmış, geriye yalnızca eski ev kalıntıları kalmıştır.

Ören Suyu'nun Hikâyesi

Ören Suyu, seferberlik öncesinde ve sonrasında Ören'de yaşayan insanların kullandığı doğal kaynak suyudur. Köy halkının uzun yıllar boyunca içme ve günlük ihtiyaçlarını karşıladığı bu kaynak, devlet eliyle gerçekleştirilen ilk içme suyu projelerinden biri olmuştur.

18 Aralık 1953 tarihinde çıkarılan 6200 sayılı Kanun ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) kurulmuş, Türkiye genelinde köylere sağlıklı içme suyu ulaştırılması amacıyla kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır.

1955-1960 yılları arasında yapılan teknik incelemeler sonucunda içme suyu temininde güçlük yaşayan binlerce köy yatırım programına alınmış, yaklaşık 24 bin köye içme suyu ulaştırılmıştır. Şadı Köyü de bu köyler arasında yer almıştır.

DSİ tarafından Ören kaynağından alınan su, demir borularla Orta Mahalle'nin üst kısmına, Dağkol ve Taşbaşı mevkilerine ulaştırılmıştır. Böylece yaklaşık 64 yıl önce devlet tarafından köye getirilen bu su, köyün ilk resmi ve tescilli içme suyu olmuştur.

Bir Çeşmenin Etrafında Kurulan Hayat

Bugün musluğu açınca akan su sıradan gibi görünse de, o yıllarda köy hayatında suyun değeri çok farklıydı.

Su evlere bağlı değildi. Orta Mahalle'nin merkezine yapılan çeşmeden önce tahta kovalarla, daha sonraki yıllarda ise plastik bidonlarla evlere su taşınırdı. Bu durum, özellikle kadınların ve çocukların günlük yaşamının önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Ören Suyu sayesinde yemek yapılması, çamaşır yıkanması, hayvanların sulanması ve günlük temizlik işleri büyük ölçüde kolaylaştı. Mahalle yaşamının merkezi adeta bu çeşme oldu.

Köylülerin Dayanışmasıyla Genişleyen Sistem

1970'li yıllarda devlet desteğiyle temin edilen plastik borular kullanılarak köylüler kendi imkânlarıyla su hattını Konak Yanı mevkisine kadar uzattılar. Böylece sudan yararlanan hane sayısı önemli ölçüde arttı.

1980'li yıllarda gurbetçilerin köye yaptıkları yatırımlar sayesinde evlerde tesisatlar kurulmaya başlandı. Ören Suyu revize edilerek mahalledeki evlerin büyük bölümüne ulaştırıldı.

İlk olarak Hamarmut ve Meyvalık mevkilerinde yeni çeşmeler yapıldı. Daha sonra 1990 yılında mahalle halkı imece usulüyle yeniden bir araya gelerek su hattını yeniledi ve sistemi daha sağlıklı hale getirdi.


Devlet Destekli Yenileme Çalışmaları

2006-2007 yıllarında Ören Suyu yeniden devlet yatırım programına alındı. Köy içme suyu kapsamında kaynak yenilenirken, köy muhtarlığı da kapasite artırımı çalışmaları gerçekleştirdi.

Bu kapsamda yüksek kapasiteli su depoları yapıldı ve sistem Orta Mahalle ile Camiyanı Mahallesi'nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde yeniden düzenlendi.

Ancak tüm yatırımlara rağmen önemli bir eksiklik giderilemedi. Yol bulunmaması nedeniyle iş makineleri kaynak noktasına ulaştırılamadı ve pınar depolara tam anlamıyla bağlanamadı. Bu nedenle yapılan yatırımlar istenilen verimi sağlayamadı.

Sonuçsuz Kalan Projeler

2013-2014 yıllarında Ören Suyu'na ilave kaynak sağlamak amacıyla Hocalı Pınarı'ndan takviye su getirilmesi planlandı. Proje hazırlanmasına rağmen uygulama aşamasına geçilemedi.

Yaklaşık yirmi yılı aşkın süredir Ören Suyu sistemi muhtarlıklar tarafından devralınmasına rağmen tam kapasiteyle işletilemedi. Yapılan yatırımlar zamanla atıl kaldı ve önemli ölçüde yıprandı.

Bunun üzerine devlet ve vatandaş iş birliğiyle 2010-2011 yıllarında Orta Mahalle Taşoluk İçme Suyu Projesi hayata geçirildi. Bu sistem Orta Mahalle ile Camiyanı Mahallesi'nin bir bölümüne hizmet vermeye başladı.

Ancak artan nüfus ve su ihtiyacı nedeniyle bu kaynak da yeterli olmadı. Bunun sonucunda bazı aileler kilometrelerce uzaklıktaki kaynaklardan kendi imkânlarıyla özel su hatları çekmek zorunda kaldılar. Günümüzde de bu uygulama devam etmektedir.

İçme Sularının Tescili ve Maden Endişesi

Zaman içerisinde bireysel olarak getirilen bazı su kaynaklarının resmi kaydı bulunmuyordu. Köy muhtarlığı ilgili kurumlara başvurarak bu kaynakların köy adına içme suyu olarak tescil edilmesini sağladı.

Bugün itibarıyla köy adına tescillenmiş 12 adet içme suyu bulunmaktadır. Ayrıca 6 yeni kaynak için de başvuru yapılmış olup, toplam sayının 18'e ulaştığı belirtilmektedir.

Ancak bu içme suyu kaynaklarının tamamı günümüzde planlanan maden sahasının altında kalmaktadır. Maden faaliyetlerinin ilerleyen yıllarda içme suyu kaynaklarına zarar verme ihtimali köy halkında ciddi endişe oluşturmaktadır.

Bu noktada önemli bir soru hâlâ cevabını beklemektedir:

Köy adına tescillenen 18 içme suyu arasında Ören Suyu da yer almakta mıdır,

Eğer yer alıyorsa, yıllar boyunca mahalleye hayat veren bu tarihi su kaynağının ve devlet tarafından yapılan depoların geleceği ne olacaktır

Bir Su Kaynağından Daha Fazlası

Ören Suyu yalnızca bir içme suyu değildir. O, geçmişte mahalle halkını bir araya getiren, savaş yıllarının ardından yeniden kurulan yaşamın sessiz tanığı olan tarihi bir değerdir.

Nesiller boyunca binlerce insan bu sudan içmiş, çocuklar bu çeşmelerin başında büyümüş, kadınlar evlerinin suyunu buradan taşımış, mahalle hayatı bu kaynağın etrafında şekillenmiştir.

Bugün yapılması gereken, yalnızca yeni su kaynakları aramak değil, geçmişten miras kalan bu tarihi değeri korumak, hukuki statüsünü netleştirmek ve gelecek kuşaklara sağlıklı şekilde ulaştırmaktır. Çünkü Ören Suyu, yalnızca akan bir su değil, Çatalağaç Köyü'nün hafızası, geçmişi ve ortak mirasıdır.



Giriş: 06 Temmuz 2026 | Güncelleme: 06 Temmuz 2026 | Okunma: 132


Kaynak: Harsitvadisi.com



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.