"Harşıt Çayında Balık Katliamının Üzeri Oksijen Yalanıyla Örtülemez"
Harşit Çayı'nda yaşanan toplu balık ölümlerinin ardından servis edilen ve suçu vatandaşın piknik artığına yıkan açıklamalar, bir çevre felaketini aklama operasyonuna dönüşmüştür.
Bilimsel gerçekleri eğip bükerek devasa maden işletmelerini ve endüstriyel tesisleri koruma altına alan bu sipariş raporları reddediyoruz
1. Sazan Üzerinden Halkı Aptal Yerine Koymayın
Resmi ağızlardan yapılan Sazanlar oksijensizliğe dayanamadı açıklaması, biyolojik bir cehalet değilse, kasıtlı bir manipülasyondur. Sazan (Cyprinus carpio), tatlı suların en dayanıklı türüdür. Çözünmüş oksijenin dibe vurduğu en kirli sularda bile hayatta kalma becerisiyle bilinir.
Eğer nehrin oksijeni bittiyse, sazanlardan çok daha hassas olan alabalıklar ve kefaller neden hala yaşıyor
Sadece sazanların ölmesi, bir oksijen sorunu değil, sazanların dip çamurunu karıştırarak beslenmesi sonucu maruz kaldıkları Ağır Metal Zehirlenmesidir
2. Katili Uzakta Aramayın: Sorumluluk Anonimleştirilemez
Balık ölümlerini evsel atıklara bağlamak, kurumsal sorumluluğu buharlaştırmanın en eski ve en kirli yoludur. Bir maden şirketine dava açılabilir, faaliyetleri durdurulabilir, ancak meçhul piknikçilere dava açılamaz. Bu stratejiyle, nehirdeki zehirli atık deşarjlarının üzeri örtülmek istenmektedir.
3. Teknik Sorularımıza Cevap Verin
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile yetkili kurumlara açıkça soruyoruz:
Numune Hilesi: Numuneler, zehir akıp gittikten saatler sonra mı alındı
Hangi Parametreler, Analizde sadece pH ve Oksijene mi bakıldı, yoksa bölgedeki madenlerin imzası olan Siyanür, Sülfürik Asit, Kurşun ve Kadmiyum taraması yapıldı mı
Neden Doku Analizi Yok Ölen balıklara neden ağır metal birikimi otopsisi yapılmadı Oksijen azlığı dokuda iz bırakmaz ama ağır metal, suçun kanıtıdır
4. Sediment (Dip Çamuru) Nehrin Hafızasıdır
Maden atıkları suyla beraber akar gider ama ağır metaller nehrin dibine çöker. Nehir yatağından sediment örneği alınmadan hazırlanan her rapor, katili saklamaya yönelik bir senaryodan ibarettir.
Bu haberi, teknik terimler (hipoksi, alüvyon vb.) kullanarak bilimsel bir kılıf giydirilmiş, ancak hedefi kurumsal sorumluluğu gizlemek olan bir PR çalışması izlenimi veriyor. Şüpheniz, çevre mücadelelerinde sıkça karşılaşılan bilginin manipüle edilmesi gerçeğiyle örtüşüyor.
Çevre kirliliği vakalarında, sorumluluğu devasa şirketlerden alıp piknikçi, vatandaş, bilinçsiz halk gibi dağınık ve anonim bir kitleye yıkmak, literatürde "Greenwashing" (Yeşil Badana) veya Sorumluluk Kaydırma olarak bilinen yaygın bir halkla ilişkiler (PR) stratejisidir.
Bu haberin neden maden şirketlerinin lehine bir dil kurduğunu net bir şekilde gösteriyor.
PEŞİNİZDEYİZ
Harşit Çayı sahipsiz değildir. Ekosistemin çöküşünü bireysel hatalara indirgeyip asıl sorumluları gizleyen her kurum ve şahıs, bu doğa suçunun ortağıdır. Bağımsız üniversiteler tarafından Dip Çamuru ve Balık Dokusu analizleri yapılana kadar bu işin peşini bırakmayacağız.
Halkın doğasını, şirketlerin kar hırsına kurban etmeyeceğiz
Giriş: 25 Aralık 2025 | Güncelleme: 25 Aralık 2025 | Okunma: 385
Kaynak: Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP)
Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.