"Geçmiş Bayramlara Özlem"
Bayramlar, sadece takvimde yazan bir gün değil, hatırlamak ve hatırlanmaktır.
Unuttuğumuzu sandığımız değerleri yeniden hatırlama bir kapıyı çalmanın, bir büyüğün elini tutmanın, bir çocuğun gözlerindeki sevinci görmenin adıdır bayramlar.
Eskiden bayramların öncesinde evlerde bir telaş başlardı. Ev hanesinden Çarşıya giden baba-anne çocuklarına bayramlıklar alır, bayram günü herkes bunları giyerdi. Bayram Sabahı erkenden kalkılır, bayram namazına gidilir bayramlaştıktan sonra ev ev dolaşılıp büyükler ziyaret edilerek elleri öpülüp duaları alınırdı.
Her kapı bir dua, her sofra bir muhabbetti, yemek yenmese bile sofraya oturulurdu, çünkü mesele yemek yeme değil, birlik ve beraberlikte olmaktı. O zamanki bayramlarda namazı kıldıran imamlar karşılık beklemez, devlet’ten de maaş almazlardı. Şimdi ise çoğu şey kolaylaştı amma sanki anlamı biraz eksik kalmıştır.
Eski bayramlar gelmeden yakın arkadaş, dost ve akrabalara tebrik kartpostalları gönderilerek bayramlaşılırdı. Şimdi ise mesajlar devri başladı. Dolayısıyla ne tebrikler nede ziyaretler kaldı.
İnternet alemi'nin mesafeleri kısalması sonucunda gönüller uzaklaştı. En azından bir büyüğümüzü arayıp sesini duymak gerekmektedir. Belki de bayramın en gerçek hâli, o alo’nun içindeki samimiyettir. Oysa bayramlar hâlâ aynı bayramlardır.
Bayramların hale değişmeyen bir tarafı var: Oda İnsanları birbirine yaklaştırmaktır. Belki bayramlarda büyük şeyler yapmak zorunda değilsiniz. Ama küçük şeyleri gerçekten yapabiliriz.
Bayramlar bir kapıyı içtenlikle çalmak, bir büyüğün duasını almak, bir çocuğu sevindirmek, bir gönüle dokunmaktır. Çünkü bayramlar hatırlayanlar için hâlâ bayramdır.
Giriş: 23 Mart 2026 | Güncelleme: 23 Mart 2026 | Okunma: 70
Kaynak: Harsitvadisi.com
Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.