"Fırıko Mustafa Şahin: Dandı'dan Süttaşı'na 19 Yıl Muhtarlık Yapan Bir Yerel Önder"

145

Geçmişimize ışık tutan, yaşadığı dönemde çevresinde iz bırakmış isimleri yeniden hatırlamak ve onların hayat hikâyelerini gelecek kuşaklara aktarmak önemlidir.

Doğankent ve çevresinin yakın tarihinde önemli bir yere sahip olan Fırıko Mustafa Şahin, uzun yıllar yaptığı muhtarlık, yöreye kazandırdığı hizmetler ve girişimleriyle bir döneme damgasını vurmuş şahsiyetlerden biridir.

Dandı köyünde başlayıp Süttaşı köyünde devam eden muhtarlık hayatı toplam 19 yıl süren Fırıko Mustafa Şahin'in yaşamı, yalnızca bir köy muhtarının hikâyesi değil, aynı zamanda Harşit yöresinin sosyal, ekonomik ve siyasi dönüşümüne tanıklık eden bir hayat öyküsüdür.

Ailesi ve Doğumu

Mustafa Şahin, Fırıklı sülalesinden Halil Bey'in oğlu olarak Rumi 1324, Miladi 1908 yılında Dandı'da dünyaya geldi. Fırık veya Fırıklı adının kökeni konusunda kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte yörede çeşitli rivayetler anlatılmaktadır. Bunlardan birine göre, savaş yıllarında Harşit yöresine komutan olarak gönderilen bir paşanın burada evlenmesi ve bu evlilikten dünyaya gelen çocukların oluşturduğu sülaleye Ferikli, zamanla da Fırıklı denildiği söylenmektedir. Bir başka rivayette ise sülaleden bir kişinin Osmanlı döneminde fırka yani tümen komutanlığı yapması nedeniyle bu ismin kullanıldığı ileri sürülür. Ancak bu rivayetin daha zayıf olduğu kabul edilmektedir.

Bir diğer anlatıma göre ise dönemin ünlü, Fırık lakaplı güçlü bir pehlivanından esinlenilerek bu adın kullanıldığı söylenmektedir. Harşit Nahiye defterinde ise Fırık kelimesinin sülale adı olarak geçmediği belirtilmektedir.

Eğitim ve Öğretmenlik Yılları

Mustafa Şahin ilk mektebin ardından rüştiyeye devam etti. Gençlik yıllarında bir süre Kürtün ilçesi Şıhlı (bugünkü Taşlıca) köyünde öğretmenlik yaptı. Okuryazarlığın oldukça sınırlı olduğu o yıllarda eğitim görmüş olması, onun toplum içerisindeki saygınlığını artırdı. Daha sonraki yıllarda bu bilgi ve birikimini farklı alanlarda da kullanacaktı.

Evliliği ve Çocukları

Mustafa Şahin, Hasan Efendi'nin oğlu Osman Öztürk'ün kızı Fadime ile evlendi. Evlendiğinde 30, Fadime Hanım ise 19 yaşındaydı. Düğünlerinin 10 Kasım 1938 tarihinde yapılması planlanmıştı. Ancak aynı gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatı nedeniyle ülke genelinde yas ilan edilince düğünle ilgili bazı kısıtlamalar getirildi. Gelinin Harşit Köprüsü'nden geçirilmesine o gün izin verilmedi. Akşam saatlerinde izin verilmesinin ardından Fadime Hanım köprüden geçirilerek Dadı'ya götürülebildi.

Bu evlilikten çocukları oldu. Çocuklarından bazıları küçük yaşlarda hayatını kaybetti. İki kız ve iki erkek olmak üzere dört çocuğu ise hayatta kaldı. Kızlarının eğitimine özellikle önem veren Mustafa Şahin, Doğankent'te ilkokuldan sonra kız çocuğunu okutan ilk kişilerden biri oldu. Kızı Zeliha'yı Erzurum'da ebelik okulunda bir yıl okutmuş, diğer kızı Necmiye ise sınavla hemşirelik eğitimine girerek hemşire olmuştur. Oğullarından biri Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler eğitimi alarak İstanbul'a yerleşmiş, diğer oğlu Emin Ali ise santralde çalışmaya başlayarak Harşit'te kalmıştır.

Fadime Hanım Haziran 1956'da vefat etti. Bunun üzerine Mustafa Şahin, Karapıcağın Hüseyin'in kızı Emine Hanım ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten de altı çocuğu oldu. Böylece Mustafa Şahin toplam 10 çocuk babası oldu.

Arzuhalcilik ve Ticaret Hayatı

Orta boylu ve dolgun yapılı olduğu anlatılan Mustafa Şahin, bir dönem arzuhalcilik yaptı. Okuryazarlığın çok az olduğu bir dönemde mahkemelere verilecek dilekçeleri ve çeşitli resmî yazıları kaleme alarak insanların işlerini takip etmelerine yardımcı oldu.

Ailesinin geniş arazileri bulunduğundan tarımla da uğraştı. Fındık yetiştirdi, çok sayıda ceviz ağacına sahipti. O dönemde yöredeki büyük ceviz ağaçları toplanarak mobilyacılara satılıyordu. Mustafa Şahin de ceviz ticareti yaptı. Ticaret konusunda girişimci bir kişiliğe sahipti. 1940 yılından önce Ali Onbaşı ile birlikte köyden yaklaşık 50 liralık şimşir göbütü satın alarak gemiyle İstanbul'a gittiler. Mustafa Şahin elindeki göbütü 300 liraya satmayı başardı. Kazancın büyüklüğü karşısında İstanbul'da kalmayı bile düşünmeye başladı. Ancak Ali Onbaşı'nın yanında çok daha fazla miktarda göbüt bulunuyordu. Yaklaşık 18 bin liralık satış gerçekleştiren Ali Onbaşı, Mustafa Şahin'e: Ben bu parayı Harşit'e götürmezsem Dandı aç kalır. Şimdi geri dönelim, sonra tekrar geliriz. diyerek onu geri dönmeye ikna etti.

Bu olay, Mustafa Şahin'in ticarete ve yeni fırsatlara ne kadar açık olduğunu gösteren hatıralardan biri olarak anlatılmaktadır.

1946'da Başlayan Muhtarlık Yılları

II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’nin 1946 yılında çok partili siyasi hayata geçmesiyle birlikte yerel seçimler de yeniden önem kazandı.

Fırıko Mustafa Şahin, 1946 yılında Dandı köyü muhtarlığına aday oldu. Köyün ileri gelenlerinden Fehmi Hoca, Yeniçero Hafız, İmamoğlu Hasan, Ali Onbaşı, Cıgıdo Emin ve Keçeco Hakkı bir araya gelerek yaptıkları istişare sonucunda Bu sefer muhtar Fırıko Mustafa olacak. diyerek onu desteklediler.

Sandık kuruldu ve yapılan seçimde Mustafa Şahin, bir önceki muhtar Ücükoğlu Durmuş Kılıç'ı yalnızca bir oy farkla geçerek muhtarlık mührünü teslim aldı.

O dönemde köyün ileri gelenlerinin seçimler üzerindeki etkisi oldukça fazlaydı. Mustafa Şahin de bu toplumsal desteğin sonucunda uzun sürecek muhtarlık görevine başlamış oldu.

Demokrat Parti ve Siyasi Hayatı

Fırıko Mustafa Şahin, Demokrat Parti'nin Harşit yöresindeki kurucuları arasında yer aldı.

Muhtarlık görevini eski çarşı olarak bilinen, santral sahasındaki yaklaşık 150 metrekarelik kendi binasında yürüttü. Muhtar olmadan önce yaptırdığı bu yapının alt katı han, üst katı dükkân, arka tarafı dört yataklı bir oda ve kenarında kahvehaneden oluşuyordu.

1952 yılından sonra Harşit Nahiyesi'nin Torul'dan ayrılarak Tirebolu'ya bağlanması sürecinde de aktif rol aldı. Harşit Nahiyesi ile birlikte 12 köyün bu değişiklik kapsamında yer aldığı belirtilmektedir. Ancak Kavraz köyü daha sonra köy statüsünden çıkarılarak yayla durumuna geldi. Bunun temel nedeni, köy halkının zamanla dağılarak daha aşağı kesimlere yerleşmesiydi. Kavraz'ın son muhtarının Aliağagilin Mehmet Tekin olduğu aktarılmaktadır.1960 yılı kayıtlarında ise Harşit Nahiyesi'ne bağlı köy sayısının 11 olduğu görülmektedir.

1950 ve 1955 Seçimleri

Fırıko Mustafa Şahin, 1950 ve 1955 yıllarında yapılan seçimleri de kazanarak muhtarlık görevini sürdürdü. Ancak 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi ile demokratik siyasi hayat kesintiye uğradı. Seçimlerin yapılamaması üzerine Mustafa Şahin'in muhtarlık görevi de sona erdi ve muhtarlık mührü köyün ilk eğitmeni olan Gülümo İbrahim Güven'e verildi. İbrahim Güven'in zaten eğitmenlikten maaş aldığı, buna karşılık o dönemde muhtarların maaş almadığı da anlatılmaktadır.

Demokratik düzenin yeniden tesis edilmesinin ardından 1963 yılında yapılan seçimlerde Fırıko Mustafa Şahin yeniden muhtar seçildi. Böylece ihtilal döneminde elinden alınan mührünü bu kez seçim yoluyla geri aldı.

Dandı'dan Süttaşı'na

Bu dönemde köyün adı da değişti. İçişleri Bakanlığı tarafından 1952 yılında kurulan Ad Değiştirme İhtisas Kurulunun çalışmaları kapsamında Dandı köyünün adı Süttaşı olarak değiştirildi. Fırıko Mustafa Şahin, Süttaşı köyü muhtarı olarak görevini 1968 yılına kadar sürdürdü.

Doğankent Belediyesi'nin Kuruluşunda Rolü

1960'lı yılların ortalarında bölgede önemli bir idari değişiklik daha yaşandı. Doğankent nahiye merkezindeki Doğankent köyü muhtarı Kamiloğlu Halil Patan, Sadaklı köyü muhtarı Ali Ağagilin Mehmet Tekin ve Süttaşı köyü muhtarı Fırıko Mustafa Şahin bir araya gelerek bölgede belediye kurulması için halkı örgütlediler.

Köy halklarının verdiği dilekçeler değerlendirildi. Tirebolu ilçesine bağlı Doğankent Nahiyesi'nin merkez Doğankent köyü ile bucağa bağlı Süttaşı ve Sadaklı köylerinin birleşmesi ve Doğankent köyünün merkez olması suretiyle Doğankent adıyla belediye kurulması 29 Şubat 1968 tarihinde kanunlaştı. Böylece Fırıko Mustafa Şahin, yalnızca kendi köyünün değil, bütün nahiyenin idari geleceğini etkileyen bir sürecin içerisinde yer aldı.

1968 Belediye Başkanlığı Meselesi

Doğankent Belediyesi'nin kuruluşu, 1968 genel ve yerel seçimleriyle aynı döneme denk geldi. Köy halkı Fırıko Mustafa Şahin'in belediye başkanlığına aday olmasını istedi ve kendisini destekleyeceklerini belirtti. Ancak Mustafa Şahin belediye başkanlığına aday olmayı kabul etmedi.

Maddi imkânlarının bu görev için yeterli olmadığını, hatta Giresun'a gitmeye dahi parasının yetmediğini söyleyerek adaylıktan uzak durdu. O dönemde maddi durumu iyi olan ve Adalet Partisi'nin nahiye başkanlığını yürüten Hacı'nın İsmail Özden'i destekliyordu.

Belediyenin kâğıt üzerinde kurulmuş olmasına rağmen teşkilatlanması ve kurumsal yapısının oluşturulması için büyük bir çalışma gerektiğini düşünüyordu. Bu sorumluluğu üstlenmek istememesi, Süttaşı halkının tepkisine neden oldu. Bunun sonucunda daha önce muhtarlık seçimlerinde kendisini destekleyen Süttaşı halkı bu kez desteğini çekerek Kel İsmail Yazıcı'yı muhtar seçti.

Belediye başkanlığı seçiminde ise beklenenin aksine Adalet Partisi adayı Hacı'nın İsmail Özden değil, İşçi Partisi'nden Talat Şağban seçildi. Süttaşı halkının, Dandılı olan Talat Şağban'a önemli destek verdiği aktarılmaktadır.

Harşit Santrali İçin Verdiği Mücadele

Fırıko Mustafa Şahin'in bölgenin gelişimi açısından en önemli girişimlerinden biri de Harşite elektrik santralinin kurulması sürecindeki rolüdür.

Mustafa Şahin, Mollo Osmanoğlu Ali ve Tirebolu'da arzuhalcilik yapan Kara Ahmet ile birlikte Süttaşı yolu üzerindeki Gümbürük denilen yerde dinamo kurarak elektrik üretme fikri üzerinde çalıştı.

Muhtar olarak bölge siyasilerinden destek istedi. Milletvekillerinden biri, kendilerine bu konuda bir mühendis gönderebileceğini söyledi. Bölgeyi inceleyen mühendis, buranın santral için son derece uygun olduğunu belirtti.

Bir tarafta Kavraz Deresi, diğer tarafta Harşit Çayı bulunması, burayı hidroelektrik santral açısından elverişli kılıyordu. Hazırlanan proje kabul gördü. Yetkililerden biri Mustafa Şahin'e: Artık siz bir şey yapmayın, devlet buraya santral kuracak.dedi.

Ancak tam ihale aşamasına gelindiği sırada 1960 ihtilali gerçekleşti ve çalışmalar durdu. Demokratik hayatın yeniden başlamasının ardından 1963 yılında santral projesiyle ilgili çalışmalar yeniden başladı. Bu gelişmeler, Mustafa Şahin'in sadece köy meseleleriyle değil, bölgenin ekonomik ve altyapısal gelişimiyle de yakından ilgilendiğini göstermektedir.

Köye Kazandırdığı Hizmetler

Fırıko Mustafa Şahin'in 19 yıllık muhtarlığı döneminde köye kazandırdığı en önemli hizmetlerden biri su getirilmesi oldu.

O dönemin imkânlarıyla topraktan küp borular kullanılarak su hattı oluşturuldu. Köyün çeşitli yerlerine dokuz çeşme yaptırıldı. Çeşmelerin yapımını Tirebolu'nun Domaçlı köyünden Şarapçı Süleyman adlı müteahhidin üstlendiği aktarılmaktadır. O yıllarda köyde araba yolu bulunmuyordu. Ancak çok sayıda patika yol vardı. Köylüler zaman zaman tarla ve bahçelerden çıkan fıraktusları yolların üzerine bırakarak geçişi zorlaştırıyordu.

Mustafa Şahin bu konuda oldukça sert davranıyordu. Çarşıda köylüleri topladığı zaman:

Katıra yatak yükleyeceğim, kimin fıraktusu yatağa değerse onu yıkacağım. diyerek uyarıyordu.

Söylediğini de uyguluyor, katırın yüküne değen fıraktusları gerçekten yıktırıyordu.

Köy Meşveretleri ve Yol Çalışmaları

Her pazar günü Harşit'te, Kavraz Köprüsü başında köylüler bir araya gelerek meşveret yapardı. Köyün sorunları burada konuşulur, dilek ve şikâyetler ortaya konulurdu.

Mustafa Şahin döneminde Yelecük'ten Gürgenli Yatak üzerinden Çukurköy'e kadar patika yol da yapıldı. Daha sonra katırcı yolunun buraya taşınması planlanmış olsa da Mustafa Şahin'in muhtarlık süresi bu çalışmayı tamamlamaya yetmedi.

Hayvancılık ve Yayla Hayatı

Fırıko Mustafa Şahin tarımın yanı sıra hayvancılıkla da ilgileniyordu.

Köyün çıkışında, yayla yolu üzerinde bulunan Azizgil'in yanındaki araziye yerleşti. Arazinin sahibi Aziz'in ölümünden sonra boş kalan bölgeyi değerlendirmek amacıyla burada bir sayvan ve oda yaptırdı. Arıcılıkla da uğraşarak çok sayıda arı peteği yerleştirdi.

Yaklaşık üç yıl burada kaldı. Yaz aylarında ise Kavraz Yaylası'na göçüyordu.

Bir dönem köy halkına birlik olmaları ve Çilekli Burnu'ndan itibaren bölgeyi köy sınırlarına katmaları yönünde çağrıda bulundu.

Ancak bir süre sonra kimliği belirlenemeyen kişiler, Muhtar buraya yerleşti, sahip çıktı. düşüncesiyle bölgedeki yapıları ateşe verdi. Yaklaşık 150 arı peteği bu olayda telef oldu. Mustafa Şahin bu olay karşısında büyük üzüntü ve öfke yaşadı. Tepkisini sert biçimde dile getirdi ve bir daha o bölgeye gitmedi.Köyden Ayrılışı

Fırıko Mustafa Şahin, muhtarlık görevini bıraktıktan sonra yaklaşık üç yıl daha memlekette kaldı.

Bölgedeki nüfus artışı ve arazilerin yetersizliği nedeniyle kendisine ait bazı arazileri sattı. 1971 yılında köyden ayrılarak Kırklareli'nin tarihi Demirköy ilçesine yerleşti.

Demirköy'de daha önceden tanıdığı, Şıhlı'dan arkadaşları bulunuyordu. Burada yeni bir hayat kurdu ve fırın işletmeye başladı.

Hayatının geri kalanını Demirköy'de geçiren Fırıko Mustafa Şahin, 19 Kasım 1984 tarihinde, 76 yaşında hayata veda etti.

Cenazesi Demirköy'e defnedildi.

19 Yıllık Muhtarlık Mirası

Fırıko Mustafa Şahin'in muhtarlık serüveni 1946 yılında başladı. 1960 ihtilali sonrasında bir süre kesintiye uğrayan görevi, 1963 yılında yeniden başladı ve 1968 yılına kadar devam etti.

Böylece toplam 19 yıl muhtarlık yaptı.

Onun hayatı' Dandı'nın Süttaşı'na dönüşümüne, Harşit’in idari yapısındaki değişimlere, çok partili siyasi hayatın yerleşmesine, 1960 ihtilaline, Doğankent Belediyesi'nin kuruluşuna ve Harşit Santrali'nin temellerinin atılmasına tanıklık etti.

Köye su getirilmesi, dokuz çeşmenin yaptırılması, yol ve ulaşım sorunlarıyla mücadele edilmesi, kız çocuklarının eğitimine önem verilmesi ve bölgenin elektrikle buluşması için gösterilen çabalar, onun geride bıraktığı hizmetlerden yalnızca birkaçıdır.

Fırıko Mustafa Şahin, dönemin şartları içerisinde imkânları ölçüsünde köyünün ve bölgesinin gelişmesi için mücadele eden, eğitimden ticarete, tarımdan siyasete ve yerel yönetimden altyapıya kadar hayatın birçok alanında iz bırakan bir isim olarak Doğankent ve Harşit yöresinin yakın tarihindeki yerini almıştır.

Onun hayat hikâyesini kayıt altına almak, yalnızca bir insanın geçmişini anlatmak değil, aynı zamanda Dandı'dan Süttaşı'na, Harşit'ten Doğankent'e uzanan bir bölgenin yakın tarihini gelecek kuşaklara aktarmaktır.



Giriş: 04 Eylül 2026 | Güncelleme: 04 Eylül 2026 | Okunma: 145


Kaynak: Harsitvadisi.com



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.