"Eyüpoğlu Kalaycı Hüseyin Efe (1900 – 1973)"

106

Kanyaş'tan Doğankent'e uzanan bir ömür, kalaycılık mesleği ve geride bırakılan ustalar.

Kanyaş'tan Doğankent'e gelerek hayatının önemli bir bölümünü burada geçiren Çolako Hüseyin Efe, yörede yaptığı işler, yetiştirdiği ustalar, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insanlarla kurduğu güçlü ilişkiler sayesinde hafızalarda yer edinmiş önemli bir şahsiyettir.

Asıl adı ve aile silsilesiyle Eyüpoğlu Temel oğlu Hüseyin Efe olarak bilinen Hüseyin Efe, yalnızca kalaycılık mesleğini sürdüren bir usta değil, bildiğini kendisine saklamayan, mesleğini genç kuşaklara aktaran ve çevresinde birçok insanın meslek sahibi olmasına öncülük eden bir zanaatkâr olarak hatırlanmaktadır.

Onun hayatı, yoklukla mücadele, gurbet, askerlik, kalaycılık, aile hayatı, muhtarlık ve insan yetiştirme gibi farklı dönemlerden oluşan uzun ve emek dolu bir hayat hikâyesidir. Geride bıraktığı en önemli miraslardan biri ise yetiştirdiği ustalar ve yörede yaşattığı bakırcılık-kalaycılık geleneğidir.

Doğumu ve Ailesi

Hüseyin Efe'nin doğum tarihi konusunda aile anlatımları ile nüfus kayıtları arasında bir farklılık bulunmaktadır. Nüfus kaydında 1900 doğumlu olarak görüldüğü, aile büyüklerinden ve yakınlarından aktarılan bilgilere göre ise 1890 yılında Kanyaş'ta dünyaya geldiği ifade edilmektedir. Bu nedenle doğum tarihi kesin bir tarih olarak değil, iki farklı kayıt ve anlatım şeklinde değerlendirilmelidir.

Babası Çolak oğlu Eyüpoğlu Temel, annesi ise Molla kızı Ayşe Hanımdır. Kanyaş'ta dünyaya gelen Hüseyin Efe, çocukluk ve gençlik yıllarını yöresinin sosyal ve kültürel hayatı içerisinde geçirmiştir.

Çocukluk yıllarından itibaren çalışkanlığı, el becerisi ve öğrenmeye olan merakıyla dikkat çektiği anlatılmaktadır. Dönemin imkânlarının sınırlı olmasına rağmen öğrenmeye önem vermiş, kendi çabasıyla okuma yazmayı öğrenmiştir.

Eğitim Hayatı ve Kendini Yetiştirmesi

Hüseyin Efe'nin düzenli bir okul eğitimi aldığına dair bilinen bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak hayatı boyunca öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye önem vermiştir.

Okuma yazmayı kendi imkânlarıyla öğrenmiş, özellikle Arapçasının düzgün ve anlamlı olduğu yakınları tarafından aktarılmıştır. Bu yönüyle yalnızca el emeğine dayalı bir mesleği öğrenmekle kalmamış, kendi kendisini yetiştirmiş bir insan olarak çevresinde saygı görmüştür.

Onun eğitim anlayışının temelinde okuldan çok hayatın kendisi vardır. Çalışarak, gözlemleyerek, ustaların yanında bulunarak ve öğrendiklerini uygulayarak kendisini geliştirmiştir.

İstanbul Gurbeti

Hüseyin Efe'nin hayatındaki önemli dönemlerden biri de İstanbul'a yaptığı gurbet yolculuğudur.

Fırıko Hasan Şahin ile birlikte çalışmak amacıyla İstanbul'a gitmiştir. O dönemin şartlarında İstanbul'a giden gençlerin en büyük amacı, memleketlerinde bulamadıkları iş imkânlarını şehirde bulmak ve kazandıkları parayla ailelerine destek olmaktı.

Ancak gurbet hayatı bekledikleri kadar kolay olmamıştır. Çalışarak kazandıkları ücret, otelde kalmalarına yetmediği için zaman zaman Galata Köprüsü'nün altında yatmak zorunda kalmışlardır. Soğuk ve zor şartlarda birbirlerine destek olmuş, hatta uyurken sırayla nöbetleşerek uyudukları anlatılmıştır.

Bu zorlu gurbet deneyimi uzun sürmemiş, yaşadıkları güçlüklerin ardından memlekete dönmeye karar vermişlerdir. İstanbul macerası kısa sürse de Hüseyin Efe'nin hayatında önemli bir tecrübe olarak yer etmiştir.

Askerlik Yılları

Hüseyin Efe, askerlik görevini yapmak üzere Erzurum Dumludaki askerî kışlaya gitmiştir. Aileden aktarılan bilgilere göre askerlik görevini inzibat olarak yerine getirmiş ve görevini tamamladıktan sonra köyüne dönmüştür.

Askerlik sonrasında hayatının yönünü belirleyen en önemli gelişmelerden biri kalaycılık mesleğini öğrenmesi olmuştur.

Kalaycılık Mesleğine Başlangıcı

Hüseyin Efe, köyüne döndükten sonra Kozköylü Karamano Ahmet isimli ustadan kalaycılık mesleğini öğrenmiştir.

Kalaycılık, o yıllarda yalnızca bir geçim kaynağı değil, köy ve kasaba hayatının vazgeçilmez mesleklerinden biriydi. Bakır kapların yoğun olarak kullanıldığı dönemde kazan, tencere, tava, tas, sini ve benzeri bakır eşyaların uzun süre kullanılabilmesi için kalaylanması gerekiyordu.

Hüseyin Efe bu mesleği kısa sürede benimsemiş, öğrendiği bilgileri kendi emeği ve becerisiyle geliştirmiştir. Bir süre sonra kendi dükkânını açarak Doğankent ve çevresinde sayılı kalaycı ustaları arasına girmiştir.

Onun için kalaycılık yalnızca para kazanılan bir iş değil, ustalık, sabır, dikkat ve el becerisi gerektiren bir sanat olmuştur.

Doğankentteki Meslek Hayatı

Hüseyin Efe'nin adı özellikle Doğankent ve çevresinde kalaycılık mesleği ile özdeşleşmiştir.

Dükkânında yıllarca bakır kapların kalayını yapmış, çevre köylerden gelen insanların kap kaçaklarını yenileyerek yeniden kullanılabilir hâle getirmiştir. O dönemde bakır kapların ev hayatındaki yeri düşünüldüğünde, yaptığı işin yöre insanının günlük yaşamında ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Ancak Hüseyin Efe'nin asıl özelliği yalnızca iyi bir kalaycı olması değildir. O, mesleğini kendisine saklamayan bir usta olarak tanınmıştır.

Yanına gelen gençlere bildiklerini öğretmiş, işin inceliklerini göstermiş ve kalaycılığın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmuştur.

Yetiştirdiği Ustalar

Hüseyin Efe'nin geride bıraktığı en önemli miraslardan biri, yetiştirdiği kalaycılardır.

Mesleğin inceliklerini öğrenmek isteyen insanlara kapısını açmış, bildiği yöntemleri paylaşmış ve onların kendi ayakları üzerinde durmalarına yardımcı olmuştur. Onun yanında çalışan veya onu takip ederek mesleği öğrenen birçok kişi, daha sonra kendi işyerlerini açarak bakırcılık ve kalaycılık mesleğini sürdürmüştür.

Kendisinden meslek öğrenenler arasında oğulları Hasan, Ahmet, Cemal ve Temel ile Kasap Hasan oğlu Enver Patan anılmaktadır. Ayrıca dışarıdan takip ederek mesleği öğrenen Şadı'dan Kalaycı Ali ve daha birçok kişinin de onun mesleki birikiminden yararlandığı aktarılmaktadır.

Bu nedenle Hüseyin Efe'nin ustalığını yalnızca kendi yaptığı işlerle değerlendirmek yeterli değildir. Onun gerçek anlamdaki ustalığı, bilgisini başkalarına aktararak yeni ustaların yetişmesine vesile olmasıdır.

Aile Hayatı ve Evlilikleri

Hüseyin Efe'nin hayatında ailesi de önemli bir yere sahip olmuştur. Üç evlilik yaptığı ve bu evliliklerden toplam on iki çocuğunun dünyaya geldiği aktarılmaktadır.

İlk Evliliği: İlk evliliğini Oyraca Köyü'nden Çavuşo kızı Havva ile yapmıştır. Bu evlilikten Mehmet dünyaya gelmiştir.

İkinci Evliliği: İkinci evliliğini Kanyaş köyünden Emine Hanım ile gerçekleştirmiştir. Bu evlilikten Fadime isimli bir kızı olmuştur.

Üçüncü Evliliği: Hüseyin Efe'nin üçüncü evliliği Kanyaş'tan Garahallo Emin kızı Pamuk Hanım ile olmuştur.

Bu evlilikten: Ahmet, Hasan, Havva, Emin, Ali, Şükriye, Hacı,Cemal, Temel, Necla olmak üzere on çocuk dünyaya gelmiştir. Böylece üç evliliğinden toplam on iki çocuğu olmuştur.

Hüseyin Efe için aile, hayatının her döneminde önemli bir yere sahip olmuştur. Yoğun çalışma hayatı ve geçim mücadelesi içerisinde çocuklarının sorumluluğunu üstlenmiş, onların büyüyüp kendi hayatlarını kurmalarına tanıklık etmiştir.

Onun hayatı yalnızca dükkânından, bakırdan ve kalaydan ibaret değildir. Ailesi, akrabaları, dostları, komşuları, meslektaşları ve yetiştirdiği gençlerle birlikte geniş bir sosyal çevrenin içerisinde yaşamıştır.

Kanyaş Köyü Muhtarlığı

Hüseyin Efe, uzun yıllar Kanyaş (Güvenlik) Köyü'nde muhtarlık da yapmıştır.

Muhtarlık görevi, onun toplum içerisindeki güvenilirliğini ve saygınlığını göstermesi bakımından önemlidir. Çünkü köylerde muhtarlık yalnızca resmî bir görev değil, aynı zamanda insanların güvendiği, sorunlarını danıştığı ve köy işlerinde söz sahibi olan kişilere verilen önemli bir sorumluluktu.

Aileden aktarılan bilgilere göre 1935 yılında Soyadı Kanunu sonrasında köyde yazım yapılmış, o sırada 29 hane bulunan köyde yaşayan aileler soyadlarını almıştır. Hüseyin Efe'nin de bu süreçte geriye Efe soyadı kaldığı ve kendisinin bu soyadını aldığı anlatılmaktadır.

Böylece yörede zaten Hüseyin Efe adıyla tanınan Hüseyin Bey'in aile soyadı da Efe olarak kayıtlara geçmiştir.

Yaylacılık Yılları

Hüseyin Efe, Yaz aylarında çocuklarını ve ailesini Bonyurt yaylasına götürür onların yaylacılık yapmasını sağlardı. Kendisi ise zaman buldukça yaylaya çıkarak ailesi ve çocuklarını ziyaret ederdi.

Ustalığın Ötesinde Bir İnsan

Hüseyin Efe'nin hayatını anlatırken yalnızca kalaycılık mesleğinden söz etmek onun kişiliğini eksik bırakır.

Onu tanıyanların ve ailesinden aktarılanların ortak noktasında, dürüst, çalışkan, paylaşmayı bilen, insanlara dokunan ve bildiklerini aktarmaktan çekinmeyen bir insan portresi bulunmaktadır.

Kendi hayatı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşmasına rağmen çalışmaktan vazgeçmemiştir. İstanbul'da yaşadığı gurbet sıkıntıları, askerlik dönemi, meslek öğrenme süreci ve uzun yıllar süren çalışma hayatı onun karakterinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır.

Bir ustanın en büyük özelliğinin yalnızca kendi işini iyi yapmak değil, kendisinden sonra gelecek insanlara bir şeyler bırakmak olduğuna inanmışçasına hareket etmiştir.

Bu bakımdan Hüseyin Efe'nin hayatı, ustalık, bildiğini başkasına öğrettiğinde anlam kazanır anlayışının yöredeki örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Çalışma Hayatının Son Yılları

Yıllarca süren yoğun çalışma hayatının ardından Hüseyin Efe daha sakin bir yaşam sürmeye başlamıştır. Ancak meslek hayatının bıraktığı izler hiçbir zaman silinmemiştir.

Yıllar boyunca dükkânında karşılaştığı insanlar, kalayladığı bakır kaplar, yetiştirdiği ustalar ve ailesine aktardığı hayat tecrübeleri onun yöredeki hatırasının bir parçası olmuştur.

Vefatı ve Ardında Bıraktıkları

Hüseyin Efe, 1973 yılında hayatını kaybetmiştir. Naaşı, Halıköse aile mezarlığına defnedilmiştir.

Onun ölümünden sonra geride yalnızca bir aile değil, aynı zamanda bir meslek geleneği ve yetiştirdiği insanlar kalmıştır.

Bugün onun adı, yaptığı işlerden çok daha geniş bir anlam taşımaktadır. Kanyaş'tan Doğankent'e uzanan hayatı boyunca çalışmış, öğrenmiş, üretmiş, ailesini geçindirmiş, toplumsal sorumluluk üstlenmiş ve bildiği mesleği kendisinden sonraki kuşaklara aktarmıştır.

Sonuç: Bir Ustanın Ardında Kalan Miras

Eyüpoğlu Temel oğlu Hüseyin Efe, yöremizin yakın tarihine bakıldığında unutulmaması gereken emek insanlarından biridir.

Onun hayatında yokluk, gurbet, askerlik, meslek öğrenme, ustalık, aile, muhtarlık ve insan yetiştirme gibi birçok farklı dönem iç içe geçmiştir.

Kalaycılık mesleğini öğrenerek kendi dükkânını açması, yıllarca bu mesleği sürdürmesi ve özellikle gençlere bildiklerini öğretmesi onun hayatının en belirgin özelliklerinden biridir.

Fakat Hüseyin Efe'nin asıl mirası, kullandığı kalaycı çekici veya dükkânında işlediği bakırlar değildir. Asıl mirası, yetiştirdiği insanlar ve onların aracılığıyla yaşamaya devam eden mesleki bilgi ve tecrübedir.

Kanyaş ve Doğankent çevresinde onun adı, bir dönemin zanaatkârlığını, alın terini, dürüstlüğünü ve ustadan çırağa aktarılan meslek kültürünü temsil etmektedir.

Bugün geriye dönüp bakıldığında Hüseyin Efe'nin hayatı, yöremizin geçmişinde yaşayan sıradan insanların aslında ne kadar büyük bir kültürel miras taşıdığını göstermektedir. Onun gibi ustaların hayatlarının kayıt altına alınması, yalnızca bir kişinin biyografisini yazmak değil, aynı zamanda yöremizin sosyal, ekonomik ve kültürel tarihinin bir bölümünü gelecek kuşaklara aktarmaktır.

Not: Bu biyografi, aile bireylerinden ve yakın çevreden aktarılan sözlü bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır. Hüseyin Efe'nin doğum tarihi konusunda nüfus kaydı ile aile anlatımı arasında farklılık bulunmaktadır. Nüfus kaydında 1900, aileden aktarılan bilgilere göre ise 1890 doğumlu olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle her iki tarih de özellikle korunmuş ve kesinliği konusunda herhangi bir hüküm verilmemiştir.

Aynı şekilde askerlik yaşı, görev yeri, meslek hayatının başlangıcı, muhtarlık dönemi ve aile geçmişine ilişkin ayrıntılar, mevcut aile anlatılarının aktarımı niteliğindedir. İleride ulaşılabilecek nüfus, askerlik, muhtarlık, mezarlık veya başka resmî arşiv belgeleriyle bu bilgilerin tamamlanması, Hüseyin Efe'nin hayat hikâyesinin daha sağlam bir tarihî zemine oturtulmasını sağlayacaktır.



Giriş: 21 Ağustos 2026 | Güncelleme: 21 Ağustos 2026 | Okunma: 106


Kaynak: Harsitvadisi



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.