"Dünya yeme bozukluklarıyla mücadele ediyor"

155

Yeme bozukluğu, kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkileyecek şekilde geliştirdiği bir yeme alışkanlığı olarak özetlenebilir.

Ruhsal olduÄŸu kadar fiziksel saÄŸlık problemlerine de yol açabilen bu bozukluk, farklı türlere sahip olsa da genellikle bireyin beden algısı ve duygusal durumu ile iliÅŸkilidir. Yeme miktarı, sıklığı ve türünün saÄŸlıksız bir ÅŸekilde deÄŸiÅŸtiÄŸini belirten Anadolu SaÄŸlık Merkezi Hastanesi'nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, Yapılan araÅŸtırmalara göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde sekizi yeme bozukluklarıyla mücadele ediyor ve bu durumdan en çok ergenler ile 12-35 yaÅŸ aralığındaki kadınlar etkileniyor dedi. 

Yeme bozukluÄŸu, yemek yeme alışkanlıklarının ötesini ilgilendiren çok yönlü ve derin bir saÄŸlık sorunu. Temelinde, bozulan gerçeklik ve beden algısı, öz güven sorunları ve travmatik yaÅŸantılar gibi birçok etken barındırabileceÄŸini dile getiren Anadolu SaÄŸlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, Tüm bu sayılanlar bireyin genel saÄŸlığını ciddi ÅŸekilde tehdit edebilir. Günümüzde sosyal medya aracılığıyla ÅŸiddetini artıran toplumsal baskılar, özellikle genç yaÅŸtaki bireylerin ruhsal ve bedensel saÄŸlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu nedenle yeme bozuklukları konusunda farkındalık kazanmak ve özellikle dijital dünyanın olası risklerinden korunmayı öğrenmek oldukça  dedi. 

Anadolu SaÄŸlık Merkezi Hastanesi'nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, en sık rastlanan yemek bozukluklarını sıraladı: 

Anoreksiya nervoza

Kişi kilo almaya yönelik yoğun ve sürekli bir korku duyar. Beden algısında ciddi bozulmalar meydana gelir ve kendisini aynada olduğundan çok daha kilolu ve farklı bir şekilde algılar. Bu bozuklukta birey, ideal ya da eksi seviyede olmasına rağmen kendini kilolu hisseder ve kilo verme çabalarını takıntılı bir şekilde sürdürebilir.

Bulimia nervoza

Birey kontrolünü kaybederek kısa sürede aşırı miktarda yemek yer, ardından da bu kalorileri telafi etme amacıyla kusma, aç kalma ya da aşırı egzersiz gibi davranışlara yönelir. Bu döngü, fiziksel sağlığı tehdit ederken aynı zamanda yoğun suçluluk, utanç ve bedeninden memnuniyetsizlik gibi duygularla kişinin ruhsal sağlığına da saldırır.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu (Binge eating)

Kişi fiziksel açlık yaşamadan, yemeyi durduramayacak şekilde aşırı miktarda yiyecek tüketir. Diğer beslenme bozukluklarının aksine, ataklardan sonra yenen yiyeceklerden kurtulmak için telafi davranışlar gözlemlenmez ancak yine de yoğun pişmanlık, utanma ve depresif duygular ortaya çıkabilir.

Ruminasyon bozukluÄŸu

Daha önce çiğnenip yutulmuş olan yiyecek, istemsiz bir şekilde tekrar ağız içine getirilir. Bu yiyecek yeniden çiğnenebilir, yutulabilir veya tükürülerek vücut dışına atılabilir. Bu durum istemsizce tekrarlayan bir reflekse dönüşerek hem fizyolojik hem de psikolojik problemlere yol açabilir.

Pika yeme bozukluÄŸu

Besin olarak kabul edilmeyen maddeler, sürekli ya da tekrarlayıcı bir ÅŸekilde yenir. ÖrneÄŸin, kül, toprak, kâğıt, tırnak, saç, boya, tebeÅŸir, sabun, deterjan ya da taÅŸ gibi maddelere karşı yeme isteÄŸi duyulabilir.  

Kaçıngan/kısıtlayıcı yeme bozukluğu (arfıd)

KiÅŸi yemek yemekten kaçınır ya da belirli gıdalara karşı aşırı hassasiyet gösterir. Bu kiÅŸiler genellikle yiyeceklere karşı ilgisizdir veya kokusu, dokusu ya da tadı nedeniyle bazı besinleri reddeder.  

Diğer belirtilen yeme bozuklukları

Gece uykudan kalkıp yemek yenmesi gibi, daha az bilinen ya da tanı kriterlerini tam karşılamayan ancak yaÅŸam kalitesini ciddi ÅŸekilde düşüren bozukluklardır. 



Giriş: 11 Temmuz 2025 | Güncelleme: 11 Temmuz 2025 | Okunma: 155


Kaynak: Burcu Tezel



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.