Doğankent Neden Giresun Dedi, Harşıt Vadisi'nin İdari Serüveni ve Bölgesel Tartışmalar


141

Karadeniz'in önemli yerleşimlerinden biri olan Doğankent ve çevresi, tarih boyunca idari yapısı sık sık değişen bölgeler arasında yer aldı.

Giresun, Trabzon ve Gümüşhane üçgeninde bulunan Harşıt Vadisi yerleşimleri, tarihsel bağları, coğrafi konumu ve kültürel ilişkileri nedeniyle uzun yıllardır tartışmaların merkezinde bulunuyor. Bu tartışmaların temelinde ise Doğankent neden Giresun'a bağlı kaldı sorusu yer alıyor.

Giresun'un İdari Tarihi

Giresun, Osmanlı'nın son dönemlerinde Trabzon'a bağlı müstakil bir sancak olarak yönetiliyordu. 1920 yılına kadar bu statüsünü koruyan şehir, Cumhuriyet'in ilanından sonra idari anlamda önemli bir değişim yaşadı ve 1923 yılında il statüsüne kavuştu.

Aynı yıl il olan Şebinkarahisar ise 1933 yılında yeniden ilçe konumuna getirilerek Alucra ile birlikte Giresun'a bağlandı. Ancak bu idari düzenlemelere rağmen, özellikle Alucra ve Şebinkarahisar ilçelerinde Giresun'un merkez olarak benimsenmesinin zaman içinde sınırlı kaldığı sık sık dile getirildi.

Harşıt Vadisi'nin Değişen Bağlılığı

Harşıt Vadisi'nde bulunan yerleşim birimleri de benzer şekilde birçok idari değişiklik yaşadı. Bunlardan Doğankent, 1922 ile 1953 yılları arasında Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlıydı. 1953 yılında yapılan düzenlemeyle birlikte Harşıt Vadisi'ndeki bazı yerleşimleryerlerinden Doankent Giresun'un Tirebolu ilçesine bağlandı.

Bu süreçte bölgenin idari yapısı yeniden şekillenmeye başladı. Yıllar içinde nüfusun artması ve yerleşimlerin büyümesi, yeni bir ilçe kurulması ihtiyacını ortaya çıkardı.

Doğankent'in İlçe Oluşu

1990 yılında çıkarılan bir kanunla Doğankent ilçe statüsüne kavuştu. 5 Ağustos 1990 tarihinde resmen kurulan ilçe, ilk etapta altı köy ve üç mahalle ile hizmet vermeye başladı. Böylece Harşıt Vadisi'nin önemli yerleşimlerinden biri olan Doğankent, idari anlamda yeni bir döneme girmiş oldu.Ancak bu süreçte bölgedeki bazı yerleşimlerin bağlılığı konusunda farklı görüşler de gündeme geldi.

Referandum ve Köylerin Tercihi

1992 yılında Doğankent ve Çamoluk ilçeleriyle birlikte Çatalağaç köyünde bir referandum yapıldı. Köy halkının yaptığı oylama sonucunda Çatalağaç'ın Giresun'a bağlı kalmasına karar verildi.

Öte yandan 1990 yılında Gümüşhane'ye bağlanan Günyüzü Köyü, Üçtaş Mahallesi ve Güvenlik köylerinden Güvenlik köyü ilerleyen yıllarda yeniden Doğankent'e bağlandı. Bu gelişmeler, bölgenin idari sınırlarının ne kadar hareketli ve tartışmalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Kültürel ve Tarihsel Bağlar

Doğankent ve çevresinin kültürel yapısı incelendiğinde, özellikle Gümüşhane'nin Torul ilçesi ile birçok benzerlik göze çarpıyor. Bölgedeki şive farklılıkları, akrabalık ilişkileri ve sosyal yaşam biçimi bu yakınlığı destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Tarih kitaplarında Harşıt Vadisi'nin yerleşimleri, Osmanlı döneminde derebeylik sistemi içinde Aşağı Kürtün (Kürtün-i Zir) ve Yukarı Kürtün (Kürtün-i Bala) gibi isimlerle anılıyordu. Bu adlandırmalar bölgenin tarihsel kimliğini ve idari geçmişini ortaya koyan önemli referanslar arasında bulunuyor.

Harşıt Deresi ve Tarihsel Önemi

Bölgenin en önemli doğal unsurlarından biri olan Harşıt Deresi, Vavuk Dağı'ndan doğarak Tirebolu'dan Karadeniz'e dökülüyor. Osmanlı'nın son dönemlerinde, 1913–1914 yıllarında derenin adının Büyük Su olarak değiştirilmesi planlandı. Ancak Birinci Dünya Savaş'nın başlamasıyla birlikte bu girişim hayata geçirilemedi.

Harşıt Vadisi'nin Tirebolu için taşıdığı önem ise çoğu zaman Mısır için Nil Nehri'nin taşıdığı değerle kıyaslanıyor. Buna rağmen bölgenin potansiyelinin uzun yıllar yeterince değerlendirilemediği yönünde eleştiriler de bulunuyor.

Ekonomik Potansiyel ve Yeni Projeler

Son yıllarda bölgede gerçekleştirilen maden yatırımları, barajlar ve hidroelektrik santrali (HES) projeleri Doğankent'i yeniden gündeme taşıdı. Bu yatırımlar, ilçenin ekonomik ve stratejik önemini artırırken aynı zamanda çevresel ve sosyal tartışmaları da beraberinde getirdi.

Altyapı ve Ulaşım Sorunları

Bölge halkının en fazla dile getirdiği sorunların başında altyapı ve ulaşım yatırımlarının yetersizliği geliyor. Eğribel Tüneli'nin uzun süre tamamlanamaması, sel felaketlerinden sonra köy yollarının yıllarca onarılamaması gibi sorunlar sık sık gündeme getiriliyor.

Bunun yanı sıra Harşıt Vadisi Demiryolu Projesi ile Tirebolu–Doğankent–Kürtün–Gümüşhane duble yol projelerinin henüz hayata geçirilememiş olması da eleştirilen konular arasında yer alıyor.

Giresun Güney Otoyolu Tüneli, balıkçı barınakları, liman ve ada projeleri gibi birçok yatırım planının da çeşitli nedenlerle sonuçsuz kaldığı ifade ediliyor.

Kaynak Kullanımı Tartışmaları

Çatalağaç köy yolunda yaklaşık üç dört yılda tamamlanabilen 80 metrelik bir tünel, kamu kaynaklarının verimli kullanılıp kullanılmadığı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Ayrıca köy yollarının yapım sürecinde İl Özel İdaresi, Karayolları ve bazı maden şirketleri arasında koordinasyon eksikliği yaşandığı ve bu durumun süreci uzattığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Bazı mahalle yollarının hâlâ birbirine bağlanamaması da bölgedeki ulaşım sorunlarını artırıyor.

Geleceğe Dair Tartışmalar

Tüm bu gelişmeler, Doğankent ve çevresindeki yerleşimlerin Giresun'dan yeterli hizmet alıp alamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bu mesele sadece siyasi bir tartışma ya da yerel bir çekişme olarak değerlendirilmemeli, bölge halkının yaşam kalitesi ve kalkınma potansiyeli açısından ele alınmalıdır.

Bazı görüşlere göre kültürel bütünlük ve coğrafi yakınlık dikkate alındığında Doğankent ve çevresinin Gümüşhane ile idari olarak daha uyumlu olabileceği ifade ediliyor. Her iki ilin de tarihsel olarak Trabzon siyasetinin etkisi altında kaldığı düşünülürse, farklı idari çözümlerle bölgeye daha etkin hizmet götürülebileceği savunuluyor.

Sonuç

Doğankent'in Giresun'a bağlı kalma kararı, yalnızca idari bir düzenlemenin sonucu değil, tarihsel, sosyal ve yerel tercihlerin birleşiminden doğan bir süreçtir. Ancak bölgenin geleceği açısından asıl önemli olan, hangi ile bağlı olduğundan çok, bölge halkının ihtiyaçlarına cevap verebilecek güçlü bir kalkınma ve hizmet politikasının hayata geçirilmesidir.

Kaynak: Harsitvadisi.com