"Deprem Sonrası Salgın Hastalıkları Önlemenin Yolları"

477

Genellikle büyük depremlerin ardından afet bölgelerinde ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar saygına yol açabiliyor.

ÇeÅŸitli nedenlerle kendini gösteren hastalıklar, felaket bölgelerinde ÅŸartların olumsuz yönde deÄŸiÅŸmesine baÄŸlı olarak kendine hızla yayılabileceÄŸi bir zemin bulabiliyor. Bu nedenle önemli yaÅŸamsal riskler de taşıyabilen bulaşıcı hastalıklara karşı çeÅŸitli önlemler alınması gerekiyor. 

Memorial Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Funda Timurkaynak, deprem sonrası afet bölgelerinde yaÅŸanabilecek salgın hastalıklar ve bunlardan korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Deprem sonrası enfeksiyonlar sıklıkla ikinci haftadan sonra görülmektedir. Ortaya çıkma riski bulunan enfeksiyonlar, üç ayrı ÅŸekilde gruplanabilir. 

Yaralanmalar enfeksiyon riskini artırıyor 

Özellikle doku kayıplarının eşlik ettiği açık kirli yaralanmalar, yara yeri enfeksiyonlarına neden olabilir. Bunların arasında gazlı kangren gibi ciddi olan ve uzuv kaybıyla sonuçlanabilen ağır bir tablo da görülebilir. Bu tip doku bütünlüğünü bozan yaralanmalar, tetanoz bağışıklığı yıllar içinde azalmış bireylerde tetanoz için de risk taşımaktadır. Yaralanan yetişkinlerin son 10 yıl içinde aşısı yok ise aşının zaman kaybetmeden yapılması önemlidir.

Covid- 19 riski ve grip göz ardı edilmemeli 

Deprem nedeniyle kurulan çadırkentlerdeki kalabalık yaşam ortamı, kış mevsimi nedeniyle zaten halen yoğun biçimde görülen COVID19, RSV ve influenza gibi viral etkenlerin üst solunum yolu enfeksiyonu salgınına zemin hazırlamaktadır. Vücut direncinin zayıflaması da hastalıklara yakalanma ve bulaş riskini artırmaktadır. Bu nedenle depremzedelerin mümkünse maske kullanımına, sosyal mesafeye ve el yıkamaya dikkat etmesi, kalabalık çadırların sık sık havalandırılması önem taşımaktadır.

Hayvanlardan bulaÅŸan bakteriyel enfeksiyon riski 

Depremde yabani ve evcil hayvanların idrarlarının su ya da yiyecekleri kontamine etmesi leptospiroz adı verilen leptospira isimli bakterinin neden olduÄŸu enfeksiyona yol açabilir. Hastalık, ateÅŸ, titreme, kas aÄŸrısı, baÅŸ aÄŸrısı, kusma ve ishal ile baÅŸlayıp kısa bir süreliÄŸine iyileÅŸse de belirtiler tekrar baÅŸlayarak karaciÄŸer, böbrek fonksiyon bozuklukları ve menenjit ÅŸeklinde seyreden bir tabloya dönüşebilir. Suların kapalı ÅŸiÅŸe suyu, kaynatılarak ya da klorlanarak kullanılması bulaşı önlemede önemlidir. 

Hasarlanan kanalizasyon sistemleri için önlem alınmalı 

Deprem sonrası kanalizasyon sistemlerinin hasarlanması ve içme suyuna dışkı karışması sonucu tifo, dizanteri, kolera gibi ishalle seyreden hastalıklar görülebilir. Deprem sırasında hayatını kaybedenlerin bedeninden bulaşabilecek enfeksiyon hastalıkları ise sınırlıdır. Kolera, bu enfeksiyonların başında gelmektedir. Dışkı-ağız yoluyla bulaşan sarılık türleri (Hepatit A ve Hepatit E virüse bağlı) ve paraziter enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu tür hastalıkların önlenmesi için tuvaletlerin sağlıklı bir biçimde kullanılabilir olması gerekir.

Sular klorlanarak kullanılmalı 

Su tüketiminin kapalı şişelerde, kaynatılmış ya da klorlanmış olarak kullanılması önemlidir. Suyu klorlamak için Dünya Sağlık Örgütü'nün önerisi 1 litre suya 1 çay kaşığı yüzde 4'lük kokusuz çamaşır suyu konulup 30 dakika beklendikten sonra suyun kullanılması şeklindedir. Sebze ve meyvelerin klorlanmış suyla yıkanması ve ellerin dezenfeksiyonu da gıda güvenliği için çok önemlidir.



Giriş: 23 Şubat 2023 | Güncelleme: 23 Şubat 2023 | Okunma: 477


Kaynak: Memorial İletişim



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.