"Çakıcı Mehmet'in Hayatı ve Faaliyetleri Üzerine Bir Değerlendirme"
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde taşrada meydana gelen otorite boşluğu nedeniyle yerel bazda güçler ortaya çıkmıştır.
Bunlar gerek milis ve gerekse eşkıyalık şeklinde kendini göstermiştir. Çakıcı denilen kişi de bunlardan birisidir. O kimilerine göre milis güç, kimilerine göre ise eşkıya olarak değerlendirilmiştir. Asıl adı Mehmet'tir. Çakıcı attığını vuran, çakan, keskin nişancı anlamındadır. Kendisi zaten keskin bir nişancı olarak tanınmıştır. Doymuş Köyü'nde doğan, üç kardeşin ikincisidir. Çakıcı Mehmet Halil Çavuş’un oğludur, diğer kardeşleri Mustafa ve Salih'tir (Salim Temiz)
Rusların Harşit Vadisi'ni işgal ettiği yıllarda (1916-1918), milis güçlerine katılarak bölgesinde düşmana karşı büyük yararlılıklar göstermiştir. Bu dönemde Boynuyoğun yöresini mesken tutmuş ve orada ikamet etmiştir. İkamet ettiği Boynuyoğun'dan 10-15 gün arayla kendi köyüne gelerek bölgedeki gelişmelerden haber almıştır. Yine böyle bir gün köyüne geldiğinde, köylüler Kanyaş Köyü'nün Yalnızca Mahallesi'nde konuşlanan Rus askerlerinin köye taciz ateşi açtığından şikayet ederler. Bunun üzerine Çakıcı, Bakarız, diyerek yanlarından ayrılır. Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra bir sonraki gece ortadan kaybolur. Köylüler onun Boynuyoğun Köyü'ndeki yerine döndüğünü sanır, oysa Çakıcı, bir gün sonra köye geri dönecektir. Çakıcı, köyden ayrıldığı o gece Kanyaş Köyü'nde askerlerin kaldığı bir mereği (samanlığı) kuşatmış, etrafına gazyağı dökerek ateşe vermiştir. Böylece içerideki 9-10 civarında Rus askerini etkisiz hale getirdikten sonra köyüne dönmüştür.
Çakıcı, o dönemde Osmanlı askerleriyle koordineli bir şekilde çalışmakta ve askeri sırların hiçbirini ifşa etmemesiyle bilinmektedir. Şadı Köyü'nün işgali sırasında köy boşaltılırken, Hopuloğlu Mustafa ile birlikte Şadılıların Harşit Çayı'nı güvenli bir şekilde geçmelerine yardım etmiş, böylece köylülerin azgın sularda boğulmasının önüne geçmişlerdir.
Bir gün köyüne dönerken Dandı Köyü'nden geçmektedir. Bir evin kapısını çalmış, dışarı çıkan kadına Bizi misafir eder misin diye sormuştur. Kadın ise Olmaz, eşim evde yok, askerde. Sonra köylü hakkımda ne der diyerek çekincesini dile getirmiştir. Buna rağmen yine de kapısını açıp onları içeri buyur etmiştir. İçeri giren Çakıcı ve yanındaki arkadaşı, karşılaştıkları manzara karşısında büyük bir üzüntü yaşamışlardır. İki çocuğun ağladığını, ocaktaki bir kazanın ise uzun süredir kaynayıp durduğunu görmüşlerdir. Çakıcı, Yahu kardeşim, bu çocukları niye ağlatıyorsun İndir artık şu kazanı da çocukları doyur, demiştir. Kadın, Evde yiyecek hiçbir şeyimiz yok, o kazanda taş kaynatıyorum, çocukları böyle avutuyorum, deyince Çakıcı, Köyde hiç darısı (mısırı) olan yok mu diye sormuştur. Kadın, Elbet var, yukarıda bir vatandaşın durumu iyi. Bir süre bize yardımda bulundu ama artık vermiyor, yanıtını vermiştir. Bunun üzerine oradan ayrılan Çakıcı, bahsedilen kişinin evine gidip kapısını çalmıştır. Ev sahibi içeriden, Boşuna gelme, bir şey veremem, deyince öfkelenen Çakıcı, kapıyı kırarak içeri girmiş ve adamı derdest etmiştir. Evdeki iki çuval darıyı alıp muhtaç kadına teslim ettikten sonra sabahleyin köyden ayrılmıştır. Dandı Köyü'nden kendi köyü olan Doymuş'a gelen Çakıcı, bir süre bir köylünün evine yerleşerek çevredeki yardım faaliyetlerini buradan sevk ve idare etmiştir.
Yine o dönemde, Harşit'ten yola çıkan iki kişi, Çakıcı'nın elindeki ganimetleri alalım, diyerek Doymuş Köyü'ne doğru harekete geçer. Köye yaklaştıklarında Çakıcı'ya, Geliyoruz diye seslenirler. O esnada tuvalette bulunan Çakıcı, küçük bir pencereden adamlara, Geliyorsunuz ama niyetiniz ne diye karşılık verir. Gelenler, Seni öldürmeye geliyoruz diyerek silahlarını ateşler. Bu sözü üç defa tekrarlayıp Çakıcı'ya üç kez ateş açarlar. Bunun üzerine Çakıcı, içeriden karşı ateş açarak ikisini de orada öldürür.
Aynı sıralarda, Harşit'ten yola çıkan üçüncü bir kişi, İslam Değirmeni'nin yanında başka bir köylüyle karşılaşır. Köylü, Nereye gidiyorsun diye sorduğunda adam, Doymuş'a gidiyorum. Bizim çocuklar Çakıcı'yı vuracak, ben de yardıma gidip ganimetten pay alacağım, der. Doymuş Köyü'nden Harşit'e doğru gitmekte olan köylü ise Boşuna gidiyorsun, Çakıcı onları çoktan vurmuş, cevabını verir. Bunu duyan adam, elindeki silahını çalılığa (fırlatıp) atarak arkasına bakmadan geri döner.
Başka bir gün, Yaşmaklı Ağaçbaşı yolunda bir grup vatandaşla karşılaşır. Vatandaşlar Çakıcı'ya, Gitme, yolda soyguncu var, insanları uçurumdan aşağı atıyorlar. Biz korkumuzdan patika yollardan kaçarak gelebildik, diyerek onu uyarır. Çakıcı ise Olsun arkadaşlar, ben gidiyorum, diyerek yoluna devam eder. Kısa süre sonra orada pusuda bekleyen eşkıyayı alt edip uçurumdan aşağı atar. Geri dönüp vatandaşlara müjdeyi vererek, Orası artık güvenli, ben onu uçurumdan attım, der.
Çakıcı'nın adının halk arasında güçlü olan güçsüzü ezer babında eşkıyalığa kadar da uzandığı ifade edilmektedir. Sadece köylere gidip ev basmak değil aynı zamanda yollarda pusu kurup insanları rehin almakla da meşgullermiş. Erkek olanı ararlar, kadın olanlara dokunmazlarmış. Halk buna benzer birçok olay anlatmaktadır.
Çakıcı, bir gün yine köyüne dönerken yanında bulunan çantacısı (yardımcısı) tarafından vurularak yaralanır. Aldığı yara hafif olan Çakıcı, sadakatsizlik eden yardımcısına öfkelenmek yerine, Sen beni vuracak adam değilsin, başkasının aklıyla bu işi yapıyorsun. Var git yanımdan, sana bir şey yapmayacağım, diyerek onu bağışlar ve gönderir. Uğradığı bu ihanetten sonra tedavi için köyüne dönen Çakıcı, bir akrabasının kendisi için ilaç hazırlayacağını öğrendiğinde ona güvenir. Akrabası, Ben sana bir ilaç yapacağım, bu sayede erkenden iyileşeceksin, diyerek ona bir karışım hazırlar. Ancak bu ilaç, Çakıcı'nın ölümüne sebep olur. Bu olayın ardından bir süre sonra vefat eden Çakıcı, Gökçebey Mahallesi Mezarlığı'na defnedilir.
Giriş: 01 Temmuz 2026 | Güncelleme: 01 Temmuz 2026 | Okunma: 84
Kaynak: Harsitvadisi.com
Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.