"Uzmanlar Uyarıyor, Arı Sokmalarına Dikkat"

449

Piyade Uzman Çavuş Mehmet Burak Keçe'nin Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde arı sokması sonucu geçirdiği Akut-alerji krizi nedeniyle şehit olması ülkeyi yasa boğarken, arı sokmalarına bağlı gelişebilen alerjinin tehlikeleri konusunda açıklama yapan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Okan Gülbahar, Arı sokmasına bağlı sistemik alerjik reaksiyon riski, erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla.

Anafilaksinin önüne geçmek için mutlaka venom immünoterapisi olarak adlandırılan aşı tedavisini uygulanmalı ve alerjisi olanlar otoenjektörleri yanlarından ayırmamalı dedi. Arılar, biyoçeÅŸitliliÄŸin sürdürülmesi, birçok bitkinin üretimi ve yaÅŸamının garanti altına alınması, ormanların yenilenmesinin desteklenmesi, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine adaptasyon ve sürdürülebilirliÄŸin teÅŸvik edilmesinden tarımsal ürünlerin miktar ve kalitelerinin geliÅŸtirilmesine kadar doÄŸada varlıkları kilit öneme sahip olan canlılar, ancak alerjik reaksiyon söz konusu olduÄŸunda bir insanın hayati varlığını tehdit edebiliyor. Öyle ki Millî Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde Piyade Uzman ÇavuÅŸ Mehmet Burak Keçe'nin arı sokması sonucu geliÅŸen akut-alerji krizi sonrasında ÅŸehit olduÄŸunun bildirilmesiyle beraber, ülke yasa boÄŸulurken,  arı sokmasına baÄŸlı geliÅŸen akut alerji krizinin ne olduÄŸuna ve alınabilecek önlemlere dair büyük bir merak oluÅŸtu.

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Okan Gülbahar arıların neden olduğu böcek sokmalarının ülkemizdeki görülme sıklığının yüzde 50 ila yüzde 95 arasında olduğunu, bir kişinin yaşam boyu arı tarafından sokulma oranının ise yüzde 95 gibi oldukça yüksek oranlarda gerçekleştiğini söyledi. Görüldüğü gibi bu oranlar oldukça yüksek diyen Prof. Dr. Gülbahar şöyle devam etti: Arı sokmalarının en korkulan klinik yansıması, sistemik alerjik reaksiyon olan anafilaksidir. Anafilaksi ya da akut alerji krizi, arı zehrinde bulunan proteinlere karşı sokulan kişide, o proteinlere özel olarak üretilmiş IgE yapısındaki antikorların, vücudun savunma sistemi hücrelerini uyarması sonucu gelişir. IgE antikorlarının gelişmesi için kişinin daha önce çeşitli kereler bu yabancı proteinlerle karşılaşması gerekir. Buna duyarlaşma diyoruz. Duyarlaşma safhası olmadan alerjik reaksiyon gelişmesi nadir bir durumdur. Bu nedenle daha önce arı tarafından hiç sokulmamış bir bireyde alerjik reaksiyon gelişme olasılığı son derece düşüktür.

ERKEKLERDE İKİ KAT FAZLA

Bir milyon nüfus başına bildirilen ölüm sayılarının, senede 0.03-0.48 arasında olduÄŸu, ölümcül reaksiyonların görüldüğü kiÅŸilerin yüzde 40-85'inde daha önceden anafilaktik reaksiyon öyküsü olmadığını belirten Prof. Dr. Okan Gülbahar, Yani ciddi alerjik reaksiyon yaÅŸayanların yaklaşık yarısı, arı alerjileri olduÄŸunun farkında deÄŸildirler. Ancak eÄŸer bir önceki reaksiyon anafilaksi ise, bir sonraki sokmanın anafilaksi ile sonuçlanma riski daha yüksektir. Arı sokmasına baÄŸlı sistemik alerjik reaksiyon riski, erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazladır ve yaÅŸla beraber artmaktadır dedi. 

ANAFİLAKSİYE KARŞI VENOM İMMÜNOTERAPİSİ UYGULANMALI

Öyküsünde arı sokması ile ciddi sistemik reaksiyon öyküsü bulunan ve testlerinde arı venomuna duyarlı bulunan hastaların, bir sonraki arı sokmasında yüzde 30 ila 70 oranında anafilaksi riski taşıdıklarının altını çizen Gülbahar, Bu nedenle, bu kiÅŸilere yüzde 85 ile yüzde 98 arasında etkin bir tedavi olduÄŸu gösterilmiÅŸ olan ve ileride geliÅŸebilecek ciddi reaksiyonlardan korunma saÄŸlayan venom immünoterapisi olarak adlandırılan aşı tedavisi uygulanmalıdır dedi. Bu tedavi yaklaşımının amacı, eÄŸer hastayı bir daha arı sokacak olursa, hayatı tehdit eden reaksiyonların geliÅŸmesini önlemek olduÄŸunu ifade eden Gülbahar, alerji aşılarının bunu gerçekten de çok baÅŸarılı bir ÅŸekilde yaptığını, günümüzde normal ÅŸartlarda bu tedavinin süresinin 5 yıl olması gerektiÄŸi söyledi. 

ARI SOKTUÄžUNDA NE YAPMALIYIZ

Prof. Dr. Okan Gülbahar'dan hayati adımlar…

Arı sokmasından sonra ilk yapılması gerekenler: 

1.Arıların bulunduğu bölgeden ani hareketlerden kaçınarak ancak hızlı ve güvenli bir şekilde uzaklaşmak.

2.EÄŸer sokan arı bal arısıysa ve zehir kesesi halen deride kasılıp zehir vermeye devam ediyorsa, iÄŸneyi derhal yerinden çıkartmak. Arının iÄŸnesi, venom kesesinin zedelenmemesi için, tırnak veya sert düzgün bir cisim yardımıyla (örneÄŸin bir kart) kazınarak çıkartılmaya çalışılmalıdır. Cımbız, pense gibi araçlar kesenin patlamasına neden olarak daha fazla venomun dolaşıma geçmesine yol açabileceÄŸinden, iÄŸnenin çıkartılmasında bu yöntemler tercih edilmemektedir. 

3.Sokulan bölge temiz, sabunlu su ile yıkanarak kurulanmalıdır. Antiseptikler kullanılabilir. 

4.Deriyi tırnaklarla kaşıyıp yara yapmaktan kaçınılmalıdır. 

5.Sokulan alanı rahatlatmak için soğuk kompres, alerji hapları, kortizonlu kremler, ağrı kesiciler kullanılabilir. Hiçbir şey yapılmasa dahi, bu durum geçicidir ve saatler içinde kendiliğinden düzelir. Fakat anafilaksi durumunda süreç farklıdır. Anafilaksi tedavisinde ilk tercih olan adrenalin kullanımıdır. Ülkemizde kullanımı oldukça kolay adrenalin otoenjektörleri bulunmaktadır. Adrenalin otoenjektörleri, özellikle sağlık hizmetlerine hızlı bir şekilde ulaşmanın mümkün olmadığı yerlerde hayat kurtarıcı olmaktadır.

BU BELİRTİLERE DİKKAT

Sistemik reaksiyonların hafif tiplerinde belirtiler genellikle deri ve mukozalarda görülür. Bu belirtiler arasında en sık görülenler ürtiker (kurdeÅŸen), anjioödem, deride kızarıklık ve kaşıntıdır. Deri bulguları hastaların %80’inden fazlasında gözlenir. Nefes darlığı, nefes almada veya vermede zorluk, öksürük, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, ses kısıklığı, ses çıkaramama gibi solunumsal semptomlar olguların %50-60’ında görülür. Üst havayollarında geliÅŸen ödem, arı sokmasına baÄŸlı ölümlerin en önde gelen sebeplerindendir. Bu sırada kiÅŸide, boÄŸazda sıkılma hissi, yutkunmada güçlük, tükürüğünü yutamama, nefes alamama, nefes alırken ötme sesi, ses kısıklığı, seste kabalaÅŸma, konuÅŸamama ve morarma gibi yakınma ve belirtiler geliÅŸebilir. Bu belirtilerin erkenden tanınması ve hızla tedavisi kiÅŸiyi hayatta tutacaktır. 

OTOENJEKTÖR NEDİR

Anafilaksi riski taşıyan bireyler genellikle üzerlerinde bir otoenjektör taşır. Bu cihaz, uyluğa bastırıldığında tek bir doz ilaç enjekte eden bir şırınga ve normalde içeride kalan, gizli bir iğneden meydana gelir. Hızlı otoenjektör kullanımı anafilaksinin kötüleşmesini önleyebilir ve hayat kurtarabilir. Bu nedenle anafilaktik reaksiyon gösteren kişiler bu enjektörün nasıl kullanıldığını öğrenmeli ve kendilerine yakın kişilerin de öğrenmesini teşvik etmelidir.

ANAFİLAKSİ YA DA ALERJİK KRİZ NEDİR

Anafilaksi çeşitli zehir, besin maddesi ya da ilaçların kullanımı sonrasında meydana gelen ağır bir alerjik reaksiyon tablosudur. Bu vakaların çoğunda arı sokması ya da fıstık gibi besin alerjileri tespit edilir. Anafilaksi gelişimi sonrasında kişilerde cilt döküntüsü, düşük nabız ve şok durumu meydana gelebilir ve müdahale edilmezse hayati riskle hatta ölümle sonuçlanabilir.

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında: Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.




Giriş: 03 Ağustos 2022 | Güncelleme: 03 Ağustos 2022 | Okunma: 449


Kaynak: Nagihan Alan YiÄŸit



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.