"Süleyman İrvan, İyi gazetecilik için illa da basılı gazeteye ihtiyacımız yok"

345

Teknolojiyle artık hayatımızın önemli bir parçası haline gelen haber siteleri, geleneksel medyayla yarışıyor.

Günümüzde haberin anlık ve hızlı üretilen ve tüketilen bir ürün haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleyman İrvan, haberin etkisini; konusu, içeriği ve yayınlandığı mecranın belirlediğine dikkat çekti. Ülkemizde yazılı basının haber siteleriyle girdiği rekabeti çoktan kaybettiğini kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, Gazeteciliğin asıl sorunu, özgün içerik üretememesidir. dedi. İrvan, dijital gazeteciliğin imkânlarının iyi kullanılabilmesi halinde daha iyi gazeteciliğin mümkün olabileceğini de sözlerine ekledi.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, teknolojiyle beraber hayatımızın önemli bir parçası haline gelen haber sitelerinin önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Günümüzde gazeteciliği sadece geleneksel medya olarak kabul edilen basılı gazeteler ve televizyonlarla sınırlı biçimde değerlendirmenin yanıltıcı olacağını kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, Elbette geleneksel medyanın özellikle kamuoyu oluşturma anlamında ciddi bir ağırlığı vardır. Ancak artık haber anlık ve hızlı üretilen ve tüketilen bir ürün haline gelmiştir. Hatta denilebilir ki haber kadar hızlı üretilen başka bir ürün yoktur. Bu yeni medya çağında haberin mecrası haber/medya siteleridir. dedi.

Haberin etkisini, konusu, içeriği ve yayınlandığı mecra belirliyor

Haberin kuÅŸkusuz etkisini belirleyen birkaç etmen söz konusu olduÄŸuna dikkat çeken Prof. Dr. Süleyman İrvan, Etkiyi belirleyen kuÅŸkusuz öncelikle haberin konusu ve içeriÄŸidir. Nerede yayımlandığından bağımsız olarak, bazı olaylara iliÅŸkin haberlerin etkisi çok yüksektir. ÖrneÄŸin deprem, sel gibi felaket haberleri, suikast haberleri, savaÅŸ haberleri gibi. İkincisi haberin yayımladığı mecradır, mecranın güvenilir olup olmamasıdır. Bir haber bilindik ve güvenilir bir mecrada yayımlandığında doÄŸruluÄŸu konusunda kimse kuÅŸku duymazken, bilinmeyen ya da pek güvenilmeyen bir mecrada yayımlandığında aynı etkiyi yaratamayacaktır. Haber/medya siteleri güvenilir medya kuruluÅŸlarıyla iliÅŸkili oldukları takdirde aynı güveni internete transfer edebilmektedirler. diye konuÅŸtu.  

Türkiye'de yazılı basın haber siteleriyle rekabeti kaybetti

Haber sitelerinin günümüz şartlarında yazılı basınla rekabeti konusuna da değinen Prof. Dr. Süleyman İrvan, Türkiye bağlamında konuşursak; yazılı basın haber siteleriyle girdiği rekabeti çoktan kaybetmiştir. Bunu düşen tirajlardan, ertesi gün yayımlandığında artık gündemden düşmüş manşetlerden anlıyoruz. Hele de Türkiye gibi gündemin hızlı değiştiği bir ülkede yazılı basın, sıcak haber rekabetine giremeyecek kadar bitkin durumdadır. Artık kimse herhangi bir gazetenin manşetini konuşmamaktadır. Televizyonların sabah haberleri de olmasa manşetler hepten değersizleşecektir. şeklinde konuştu.

Batı'daki gazeteler özel haberlere yöneldi

Dünyadaki durumu da deÄŸerlendiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, Batı Avrupa ve ABD gibi ülkelerde basılı gazeteler tiraj kaybetseler bile önemlerini sürdürmektedirler. Neden? Çünkü bu gazeteler sıcak haberden çok özel haberlere yönelmiÅŸtir. EÄŸer okur eline aldığı gazetede yayımlanmış olan haberleri her mecrada bulabiliyorsa neden sizin basılı gazetenize para versin ki? Türkiye'de gazeteler bu gerçeÄŸi bir türlü kabullenmek istememektedirler. GidiÅŸat, yakın bir süreçte basılı gazetelerin kâğıttan vazgeçmeleri ÅŸeklinde olacaktır. Bunda elbette kâğıt ve mürekkep fiyatlarındaki fahiÅŸ artışlar da etkili olacaktır. dedi. 

Gazeteciliğin asıl sorunu özgün içerik üretememek

Haber sitelerinin büyük bölümünün özgün içerikler yerine kopyala-yapıştır içerikler kullanmasının gazetecilik kavramını ve gazetecilik mesleÄŸi üzerindeki etkilerini de deÄŸerlendiren Prof. Dr. Süleyman İrvan,  ÅŸunları söyledi: GazeteciliÄŸin asıl sorunu, özgün içerik üretememesidir. Neden? Çünkü muhabire yatırım yapmak yerine haber üreten birkaç ajansa abone olmaktadırlar. Hatta böylece kopyalamaya bile gerek duymayacak ÅŸekilde ajanslardan gelen haberleri otomatik olarak yayına alan bir gazetecilikten söz ediyoruz. Artık buna ne kadar gazetecilik denilebilirse! Kopyala-yapıştır gazeteciliÄŸi ise emek hırsızlığından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Buna dense dense aşırmacı gazetecilik denir. KuÅŸkusuz bunda gazetecilik eÄŸitimi alsın ya da almasın dileyen herkesin bir haber sitesi açabilmesinin büyük payı var. Etik ilkeleri yok sayan bu gazetecilik anlayışının gazetecilik mesleÄŸine de büyük zararları olmakta. Çare elbette öncelikle internet medya yasasının çıkarılmasından ve haber sitelerinin etik ilkeler çerçevesinde gazetecilik yapmalarının özendirilmesinden geçiyor.

İnternet gazeteciliği alanı yasaya kavuşturulmalı

Haber sitelerinin özellikle genç kuÅŸak açısından yazılı basının yerini aldığının söylenebileceÄŸini kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, Ben öğrencilerim arasında basılı gazete takip eden kimse görmüyorum artık. Yapılması gereken, yaklaşık 25 yıldır bir yasası olmadan gazetecilik yapan internet gazeteciliÄŸi alanını bir yasaya kavuÅŸturmak, etik ilkeleri hayata geçiren bir mekanizma oluÅŸturmak, haber sitelerinde çalışan gazetecilerin gazeteci kimliÄŸi (basın kartı) alabilmelerini mümkün hale getirmek ve dijitale geçiÅŸi kolaylaÅŸtıracak önlemler almaktır. Dijital gazeteciliÄŸin imkânlarını iyi kullanabilirsek, daha iyi gazeteciliÄŸin mümkün olabildiÄŸini de göreceÄŸiz. İyi gazetecilik için illa da basılı gazete diye diretmenin bir anlamı kalmadı. diyerek sözlerini tamamladı. 



Giriş: 04 Mayıs 2022 | Güncelleme: 04 Mayıs 2022 | Okunma: 345


Kaynak: Ayşegül Erben



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.