"Şebinkarahisar Red, Alucra He Dedi: Güneş Her Yerde Aynı Ama Siyaset Başka"

36

Giresun'un sahil şeridinden içeriye, sarp dağları aşıp Kelkit Vadisi'nin bozkır iklimine doğru yol aldığınızda, karşınıza sadece coğrafi bir değişim değil, bugünlerde devasa bir enerji ve gıda güvenliği tartışması çıkar.

Bir yanda kadim şehir Şebinkarahisar, diğer yanda ise Alucra… Her iki ilçemizin de gündemi aynı başlık altında toplanıyor: Güneş Enerji Santralleri (GES). Ancak bu iki komşu ilçeden yükselen sesler, gece ile gündüz kadar farklı. Şebinkarahisa'da siyasetçisinden muhtarına kadar dev bir hayır barajı kurulurken, Alucra tarafında Giresun Belediyesi'nin tarihi yatırım müjdeleri yankılanıyor.

Peki, güneş aynı güneş, mera aynı mera iken; Şebinkarahisar neden direnişin, Alucra neden projenin merkezi oldu. Bu sorunun cevabı, sadece panellerin nereye dikileceğinde değil, soframıza gelecek sütün, etin ve peynirin geleceğinde saklı.

Meralar: Üreticinin Son ve Bedava Mutfağı

Bugün Türkiye'de hayvancılığın en büyük çıkmazı, girdi maliyetleridir. Yem fiyatlarının küresel çapta tavan yaptığı, saman ithalatının konuşulduğu ve endüstriyel yem maliyetlerinin süt fiyatlarını geçtiği bir dönemdeyiz. İşte tam bu noktada meralar, bir hayvancı için bedava mutfak demektir. Mera, köylünün elindeki tek ücretsiz, doğal ve sürdürülebilir kaynaktır. Hayvanını meraya salamayan bir besici, onu ahıra hapsetmek ve her gün artan yem çuvallarına servet ödemek zorundadır.

Meraların güneş panelleriyle kapatılması, sadece bir arazi tahsisi değildir, o köylünün doğal kaynağının elinden alınması, hayvancılık üretiminin fiilen bitirilmesidir. Enerji üretiyoruz derken, aslında üretim zincirinin en altındaki o koca gövdeyi, hayvancılığı deviriyoruz. Unutmamalıyız ki, enerji başka bir yerden taşınabilir, ancak kaybedilen bir mera alanı tekrar geri getirilemez.

Alucra Hamlesinin Kökeni ve Teknik Dosyası

Alucra projesi, ciddi bir siyasi ve bürokratik hazırlığın ürünüdür. Temelleri 2021 yılında dönemin Giresun Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu tarafından atılan bu yatırımda, meralar 35 yıllığına kiralanarak sürecin hukuki altyapısı oluşturulmuştu. Bugün mevcut belediye yönetimi, Dünya Bankası desteği ve İller Bankası (İLBANK) koordinasyonunda yürütülen Türkiye Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KABYEP) kapsamında bu mirası nihayete erdiriyor.

Yatırım, Alucra'nın Hacılı Köyü sınırları içerisinde yer alan 138, 139 ve 140 ada 1 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde yükselecek. Toplamda 2.811 kWe / 2.835 kWp kurulu güce sahip olacak bu tesis, GES-1, GES-2 ve GES-3 olmak üzere üç ayrı üniteden oluşuyor. Sistemin ulusal şebekeye entegrasyonu için bölgeye 1.250 metre uzunluğunda enerji nakil hattı kurulacak.

14 Ocak Toplantısı ve Katılımın Hazin Tablosu

Ancak teknik veriler ne kadar parlak olursa olsun, sosyal mutabakat sağlanmadan yapılan her iş eksiktir. 14 Ocak 2026 tarihinde Hacılı Köyü halkı için düzenlenen bilgilendirme toplantısında ortaya çıkan rakamlar düşündürücüdür. 62 kişilik köy nüfusundan toplantıya sadece 14 kişinin katılmış olması, projenin halkın vicdanında henüz tam karşılık bulmadığını gösteriyor. Halkın doğal kaynağı olan meralar söz konusuyken, köylünün sadece dörtte birine ulaşabilen bir bilgilendirme süreciyle rıza üretmek ne kadar sağlıklıdır

Şebinkarahisar'da Yükselen Mera Barikatı

Şebinkarahisar'da ise tablo Alucra'dan çok daha keskin. Burada bir belediye yatırımı değil, özel bir holdingin (Bayburt Grup) ticari girişimi var. Yaklaşık 2 milyar liralık bu dev proje, Biroğul Mahallesi merasının yüzde 85'ini yutmaya hazırlanıyor.

Biroğul Mahallesi Muhtarı Erhan Karabıyık'ın Mera bizim kalbimizdir, kalbimizi sökerseniz ölürüz feryadı, sadece Şebinkarahisar'ın değil, tüm bölgenin ortak çığlığıdır. Meranın kapatılması demek, binlerce hayvanın aç kalması, bölgenin simgesi olan Şebin Cevizi'nin iklim dengesinin bozulması demektir.

Eyüp Çiftçi (CHP Giresun İl Genel Meclis Üyesi): Yatırıma karşı olmadıklarını ancak bölgenin doğasının korunması gerektiğini vurguladı. Geçmişteki HES projelerinin doğayı tahrip ettiğini ve vaat edilen istihdamın (sadece 2 bekçi) gerçekleşmediğini hatırlatarak, Şebinkarahisar'ın üzerinden ellerini çeksinler sözüyle, Ges Projesine hayır dedi.

Şebinkarahisar'da AK Parti, CHP ve MHP ilçe temsilcilerinin nadir görülen bir mutabakatla bu projeye Dur demesi, tehlikenin ne kadar büyük olduğunun kanıtıdır.

İki Proje Arasındaki Uçurum: Kamu Yararı mı, Şirket Kârı mı

Halkın ve siyasetçilerin tavrını belirleyen temel farklar şunlardır: Yatırımcı Kimliği: Alucra projesi Giresun Belediyesi'ne aittir ve hedef belediye bütçesinde tasarruftur. Şebinkarahisar’daki ise özel bir holdingin ticari kâr odaklı girişimidir.

Maliyet Dengesi: Yem fiyatlarının tavan yaptığı bir çağda, meraların şirketlere tahsis edilmesi, halkın gıda güvenliğini tehlikeye atmaktır.

Süreç ve Şeffaflık: 2021'den beri devam eden Alucra süreci, 14 Ocak'taki düşük katılımlı toplantıyla meşruiyet sınavı verirken, Şebinkarahisar projesi tam bir dayatma olarak algılanmaktadır.

Sonuç: Enerji Karın Doyurur mu

Giresun, enerji bağımsızlığı ile gıda güvenliği arasında çok ince bir çizgide yürüyor. Alucra Hacılı'nın parsellerine dikilecek paneller belediye bütçesini aydınlatabilir. Ancak hayvancılığın can damarı olan meralar birer birer kaybedilirse, o panellerin ürettiği ucuz elektrikle çalışan buzdolaplarımızın içine koyacak yerli peynir, et ve süt bulamayabiliriz.

Ot yoksa et yok diyen bölge halkı ve üreticisi sonuna kadar haklıdır. Yem fiyatları bu kadar yüksekken, üreticinin elindeki tek doğal sığınak olan meraları betonlaştırmak ya da panelle kapatmak, üretimi kendi ellerimizle boğmaktır. Giresun yönetimi, Alucra'da belediye için mübah, Şebinkarahisar'da şirket için günah ikilemini aşmalı ve 14 Ocak'taki o boş kalan sandalyelerin nedenini sorgulamalıdır.

Unutmayalım: Gelecek, ne sadece güneştedir ne de sadece merada, gelecek, enerjinin tarımla çatışmadığı, hayvancının meralarında özgürce üretim yaptığı akılcı bir planlamadadır. Yoksa enerji zengini ama gıda fakiri bir şehir olmamız kaçınılmazdır.

Gelecek nesli düşünün...

Ges'in etrafında dolanıyorum,Yitirdim meramı aman aranıyorum türküsünü söylemeye mecbur etmeyin.



Giriş: 09 Nisan 2026 | Güncelleme: 09 Nisan 2026 | Okunma: 36


Kaynak: Yavuz Kayacık



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.