"Rumların Bitmeyen Yalanları"

563

Rumlar, kalıntısı oldukları Bizans'ın diplomasi oyunlarını ve yalanlarını halen daha utanmadan, sıkılmadan devam ettirmekteler.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanlığı, 1974 yılında Türkiye'nin gerçekleştirdiği ve adaya kalıcı barışı getiren Barış Harekatı ile ilgili yaptığı resmi açıklama, tamamen yalan, yanlı gerekçelere dayalı. Hedefleri dünya kamuoyundan gerçekleri saklayarak kendilerini haklı göstermek.

Gerçeklerin, hiç de anlattıkları gibi olmadığını, tarihin tahrif edilemeyeceÄŸini söyleyerek, ÅŸunun altını tekrar tekrar çizelim, Türkiye 1974 yılında adayı iÅŸgal etmedi, iÅŸgal edilen adayı kurtarmaya geldi. Yunanistan'da iktidarda olan Albaylar Cuntası, uzun bir hazırlık döneminden sonra 15 Temmuz 1974 sabahı, dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı Makarios'u devirmek ve Kıbrıs Cumhuriyetini laÄŸvedip yerine Kıbrıs Helen Cumhuriyetini kurmak için bir askeri darbe baÅŸlattı. Askeri darbenin baÅŸarıya ulaÅŸmasından sonra da nihai adım, Kıbrıs adasını Yunanistan'a ilhak edip Megali İdeanın 8. maddesini gerçekleÅŸtirmekti. 

15 Temmuz sabahı başlayan Askeri darbe, iki gün süren iç çatışmalardan sonra başarıya ulaştı. Dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios, Lefkoşa'daki sarayından kaçmak zorunda kaldı. EOKA B mensubu milisler, Makarios taraftarlarının bazılarını katlettiler, bazılarını da hapsettiler. Darbeden yaklaşık 30 yıl sonra GKRY Başkanı olacak Tassos Papadopulos gibi tanınan ve bilinen Makarios taraftarlarını da günümüzde Mağusa'da bulunan Gülseren Eğitim Taburunun yer aldığı RMMO kampında hücrelere tıktılar. Solcu bir siyasi parti olan AKEL taraftarlarını da kıyımdan geçirdiler. Günümüzde Rumların halen daha kayıp diye yaygara kopardıkları birçok Rum, EOKA B'ciler tarafından acımasızca, sırf solcu oldukları için infaz edildiler.

Yunanistan'daki Albaylar Cuntasının organize ettiÄŸi 15 Temmuz 1974 darbesi daha kesin olarak baÅŸarıya ulaÅŸmadan, aynı gün öğleden sonra EOKA'nın tetikçisi Nikos Sampson, Cunta tarafından CumhurbaÅŸkanı ilan edildi. AkÅŸama doÄŸru da KRYK'nin (Kıbrıs Radyo Yayın Korporasyonu) Televizyon yayınına çıkan Nikos Sampson, -ki o dönemde baÅŸka bir TV kanalı yoktu- yapılan darbe hakkında bilgi veren bir konuÅŸma yapmış ve sonunda da Makarios'un öldürüldüğünü ve KIBRIS HELEN CUMHURİYETİ'ni ilan ettiÄŸini açıklamıştı. Nikos Sampson'un o gün yaptığı konuÅŸmayı, halini, tavrını, mimiklerini, sesini, gururlu ve kabadayı hali hala daha canlı bir ÅŸekilde hafızamda duruyor. 

16 Temmuz sabahı ise radyodan devrik CumhurbaÅŸkanı Makarios'un aÄŸlamaklı bir sesle İme Makarios – Ben Makarios'um – diye baÅŸlayan halka sesleniÅŸini dinlemiÅŸtim. Kendini Yunanistan'ın gelecekteki CumhurbaÅŸkanı olarak gören Makarios'un aÄŸlamaklı sesi beni çok ÅŸaşırtmıştı. 

Nikos Sampson CumhurbaÅŸkanı atanmasının üzerinden üç gün geçmesine raÄŸmen on kiÅŸilik Bakanlar Kurulunu oluÅŸturamamıştı. Bula bula beÅŸ kiÅŸi bulabilmiÅŸ, geri kalan beÅŸ bakanlığı ise kimse kabul etmemiÅŸti. Bir müddet sonra da radyodan Kıbrıs Helen Cumhuriyetini Yunanistan'a ilhak ettiÄŸini açıklamıştı. 

Kıbrıs'ta 15 Temmuz'da yapılan darbe ile baÅŸlayan tüm bu olaylar yazılı tarihi gerçekler olmasına raÄŸmen, Rumlar propagandalarını hep 20 Temmuz'da Türk askerinin adaya ayak bastığı günün üzerine inÅŸa ettiler. 15 Temmuz'da yapılan darbeden ve 21 Aralık 1963 – 20 Temmuz 1974 arasındaki 11 yılda Türklere uyguladıkları soykırımdan, iÅŸlerine gelmediÄŸi için hiç bahsetmemekteler. 

Birinci ağız olarak, Yunan Cuntası destekli kanlı bir darbe ile canım zor kurtararak adadan kaçan Makarios'un 19 Temmuz 1974'te BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyl'nde yaptığı konuÅŸmada, gerçekleri tüm açıklığı ile ortaya koymuÅŸ, Yunanistan adamızı iÅŸgal etmiÅŸtir demiÅŸti.  20 Temmuz 1974 sabahı Türkiye uluslararası kurallara uygun olarak müdahale etmeseydi, günümüzde Kıbrıs adası Yunanistan toprağı olacak, Kıbrıs'ta propaganda amaçlı yaÅŸamlarını sürdürmesine izin verilen birkaç yüz Kıbrıslı Türk kalacaktı. En önemlisi de ABD ve AB, Kıbrıs adasının Yunanistan'a ilhak edilmesine ses çıkarmayacaktı. 15 Temmuz 1974 tarihi de Helen tarihinde Zafer günü ilan edilecek ve her yıl büyük bir coÅŸku ile, Türklerin gözüne sokulacak ÅŸekilde kutlanacaktı.  

Gerçekler tam da böyleyken, Rumların kendi gençlerinden bile sakladıkları gerçekleri anlatıp yaymak boynumuzun borcu. Ki Makarios'un BM'deki konuşması bile Türkiye'nin adadaki mevcudiyetinin zaruri olduğunu açıklıyor.



Giriş: 22 Ağustos 2022 | Güncelleme: 22 Ağustos 2022 | Okunma: 563


Kaynak: Prof. Dr. Ata Atun



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.