"Kış çaylarını tüketirken dikkat"
Bazı bitki çayları düşüğe bile neden olabiliyor, Ihlamurun fazlası baş dönmesine yol açıyor
SaÄŸlık için faydalı olan kış çaylarının, alerjik reaksiyonlar, otoimmün hastalıklar, hamilelik, emzirme dönemi, karaciÄŸer hastalıkları ve ilaç etkileÅŸimleri gibi durumlarda dikkatli tüketilmesi gerektiÄŸi vurgulayan uzmanlar, gebelikte bazı bitkilerin düşük yapma riskini arttırabileceÄŸini söylüyor.Â
Kış çaylarının, içerdiği bitkisel bileşenlerden dolayı bazı ilaçlarla etkileşime girerek istenmeyen yan etkilere neden olabileceğini da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Özellikle antikoagülanlar, hipoglisemik ilaçlar, antihipertansif ilaçlar ve sedatif ilaç kullanan kişilerin bu bitkisel çayları dikkatli tüketmeleri ve bir sağlık profesyoneline danışmaları önemlidir. dedi. Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Yatıştırıcı ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde sedasyon, uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabilir. dedi.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, kışın tüketimi artan kış çaylarını kimlerin tercih etmemesi gerektiğini değerlendirdi.
Gebelikte bazı bitkiler düşük yapma riskini arttırabilir
Kış çaylarının, özellikle soÄŸuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların semptomlarını hafifletmek amacıyla tercih edilen bitkisel çaylar olduÄŸunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi TuÄŸba Kaman, Ancak bu çaylar, bazı saÄŸlık sorunları olan kiÅŸiler için sakıncalı olabilir. Mide ve sindirim sistemi sorunu olanlarda özellikle bazı bitkilerin aşırı tüketimi mideyi tahriÅŸ edebilir ayrıca asidik mide sorunu olan kiÅŸilerde yanma hissine yol açabilir. ÖrneÄŸin kış çayları içinde bulunabilen nane, mide ekÅŸimesi ve asidik reflüyü tetikleyebilir, kekik bazı mide problemlerini kötüleÅŸtirebilir, mide ülseri veya gastrit gibi rahatsızlıkları olan kiÅŸilerin zencefilden kaçınması tavsiye edilir. Gebelikte bazı bitkiler düşük yapma riskini arttırabilir. Özellikle mide bulantısını hafifletmek için yaygın kullanımı olan zencefilin yüksek miktarlarda tüketiminin düşük yapma riski oluÅŸturabileceÄŸi belirtilmiÅŸtir. Ayrıca kanama sorunları ve antikoagülan kullanımı olan kiÅŸilerde zencefil, tarçın ve kekik gibi bitkilerin aşırı kullanımı kanın pıhtılaÅŸma süreçlerini etkileyerek kanama bozukluklarını tetikleyebilir. dedi.Â
Papatyayı hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalı
Kan basıncı sorunu olan özellikle de yüksek tansiyonlu kişilerde kekiğin tansiyon düşürücü ilaçlarla etkileşerek kan basıncını düşürebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Tarçın antidiyabetik ilaçlarla etkileşime girerek kan şekerinin aşırı düşmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalığı olan kişilerin tarçın kullanımına dikkat etmeleri ve kan şekeri düzeylerini takip etmeleri önemlidir. Ayrıca yüksek miktarda tarçın tüketimi karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Antiviral, antiinflamatuar ve sakinleştirici özelliği ile bilinen papatya ise hormonları etkileyebilecek bazı bileşikler içerebilir, hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalıdır. diye konuştu.
Ihlamur, bazı kişilerin alerjik reaksiyon göstermesine yol açabiliyor
SoÄŸuk algınlığına karşı sıklıkla kullanılan ve bağışıklık destekleyici bir bitki olan ekinezyanın bazı kiÅŸilerde alerjik reaksiyonlara veya yan etkilere yol açabileceÄŸini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi TuÄŸba Kaman, Otoimmün hastalıklar (örneÄŸin, lupus, romatoid artrit gibi) bulunan bireylerde ekinezya, bağışıklık sistemini daha da aktive edebilir ve bu durum hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Çiçek polenlerine duyarlı bireyler için alerjik reaksiyon riski bulunmaktadır. ÖrneÄŸin Ihlamur, bazı kiÅŸilerin alerjik reaksiyon göstermesine yol açabilir. Pek çok bitkinin çocuklar üzerindeki etkileri yeterince araÅŸtırılmadığı için dikkatli olunması gerekir. ÅŸeklinde konuÅŸtu. Â
Kış çayları bazı ilaçlarla etkileşime girerek istenmeyen yan etkilere neden olabiliyor
Kış çaylarının, içerdiği bitkisel bileşenlerden dolayı bazı ilaçlarla etkileşime girerek istenmeyen yan etkilere neden olabileceğini da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, şöyle devam etti: Zencefil, mürver, kekik, adaçayı, papatya, tarçın ve karanfil gibi bitkilerin yer aldığı kış çayları antikoagülanlar (örneğin warfarin, aspirin, heparin) ve antiplatelet ilaçlarla etkileşime girerek kanın pıhtılaşma mekanizmalarını etkileyebilir, kanama riskini arttırabilir. Tarçın, karanfil ve adaçayı gibi bitkiler insülin veya oral antidiyabetik ilaçlar (örneğin metformin) kullanan bireylerde hipoglisemi riskini artırabilir, kan şekeri düzeylerinin tehlikeli şekilde düşmesine neden olabilir. Kekik, zencefil ve ıhlamur gibi bitkiler antihipertansif ilaçlarla etkileşime girerek kan basıncını aşırı derecede düşürebilir. Sakinleştirici ve uyku verici özelliklere sahip ıhlamur ve papatya benzodiazepinler (örneğin diazepam, lorazepam), barbitüratlar ve uyku ilaçları gibi sedatif ilaçlarla etkileşime girerek aşırı sedasyon, baş dönmesi ve uyku hali yaratabilir.
Tansiyon ilacı kullananlar bitkisel çayları dikkatli tüketmeli
Bazı bitkilerin özellikle tarçın ve kekiÄŸin serotonin seviyelerini etkileyebildiÄŸini bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte kullanımına dikkat edilmesi gerektiÄŸini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi TuÄŸba Kaman, Antiinflamatuar ve antivirütik özelliklere sahip meyan kökü, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileÅŸime girebilir. SoÄŸuk algınlığı, boÄŸaz aÄŸrıları ve sindirim problemleri gibi sorunların tedavisinde sıklıkla tercih edilen ferahlatıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip bir bitki olan nane mide asidini artırabilir ve bu da özellikle antiasit ilaçlar kullanan kiÅŸiler için sorun oluÅŸturabilir. Ekinezya ve mürver gibi bazı bitkiler, bağışıklık sistemini uyararak, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla (örneÄŸin steroidler veya immünosupresifler) etkileÅŸime girerek tedavi etkinliÄŸini azaltabilir. Özellikle antikoagülanlar, hipoglisemik ilaçlar, antihipertansif ilaçlar ve sedatif ilaç kullanan kiÅŸilerin bu bitkisel çayları dikkatli tüketmeleri ve bir saÄŸlık profesyoneline danışmaları önemlidir. dedi.Â
Hamilelerde düşük ve erken doğuma neden olabiliyor
Hamilelik ve emzirme döneminin anne ve bebek saÄŸlığı açısından çok hassas bir dönem olduÄŸunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi TuÄŸba Kaman, Hamilelikte mide bulantıları için yaygın kullanımı olan zencefilin fazla tüketiminin düşük riski veya erken doÄŸum gibi olumsuz sonuçlarla iliÅŸkilendirilebileceÄŸi bildirilmektedir. Ayrıca kanama riskini arttırabileceÄŸinden zencefilin aşırı (günlük 1 gramdan fazla) kullanımı tavsiye edilmez. Emziren annelerde zencefilin aşırı miktarda tüketiminin bebeÄŸin sindirim sistemini etkileyebileceÄŸi ve kolik gibi mide problemleri yaratabileceÄŸi için dikkatli kullanılması önerilmektedir. Tarçın, içeriÄŸinde bulunan kumarinden dolayı yüksek dozda kullanıldığında rahim kasılmalarını tetikleyebilir bu da düşük veya erken doÄŸum riski oluÅŸturabilir. Emzirme döneminde ise tarçının aşırı kullanımı bebeÄŸin sindirim sistemini etkileyebilir ve bazı alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Kekik ve adaçayı da hamilelikte sınırlı kullanılması gereken bitkilerdendir. Tarçın gibi rahim kasılmalarını artırabilir ve bu durum hamilelikte erken doÄŸuma yol açabilir. ÅŸeklinde konuÅŸtu.Â
Ginsengin kan basıncını yükseltebildiği biliniyor
Bazı bitkilerin, kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak tansiyon üzerinde değişikliklere neden olabildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, şöyle devam etti: Bu tür bitkilerin bulunduğu çaylar, genellikle kan basıncını düşüren veya artıran özelliklere sahip olabilir bu da kullanılan ilaçların biyoyararlılığını ve dolayısıyla tedavi süreçlerini etkileyebilir. Ayrıca bitkisel çaylar antihipertansif ilaçlar, antikoagülan veya kardiyak ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkilere neden olabilir. Hipertansiyon tedavisi gören kişilerde kekik ve zencefil antihipertansif ilaçlarla etkileşerek kan basıncını aşırı şekilde düşürerek tansiyon düşüklüğüne yol açabilir. Kan dolaşımını artırıcı özelliklere sahip olan biberiye de antihipertansif ilaçlarla birleştiğinde aşırı düşük kan basıncına yol açabilir ve kardiyovasküler hastalıklar için bazı riskler oluşturabilir. Enerji arttırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleriyle bilinen ginsengin bazı çalışmalara göre kan basıncını yükseltebildiği ve hipertansiyon hastalarında ciddi riskler oluşturabileceği sunulmaktadır. Hipertansiyon veya kalp hastalığı bulunan kişilerin, herhangi bir bitkisel çayı düzenli olarak kullanmadan önce doktorlarına danışmaları çok önemlidir.
Ihlamurun fazlası baş dönmesine neden oluyor
Zencefil, kekik ve tarçın gibi bitkilerin aşırı tüketiminin mide bulantısı, ishal ve karın ağrısı gibi mide ve sindirim problemlerine neden olabildiğini, tarçının, bazı kişilerde gastrit veya ülser gibi mide problemlerini tetikleyebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Yatıştırıcı ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde sedasyon, uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabilir. Bu durum dikkat gerektiren işlerde riskli olabilir. Metabolizmayı hızlandırıcı ve anti-inflamatuar özelliklere sahip tarçın içerdiği kumarin maddesinden dolayı yüksek dozda alındığında karaciğer toksisitesine yol açarak karaciğer fonksiyonlarını bozabilir. Sindirim sistemi sorunlarına iyi gelen bir bitki olan rezene östrojen benzeri bileşikler içerdiği için aşırı miktarda alındığında hormonal dengeyi bozabilir. Bu, özellikle hormon duyarlı kanser (örneğin meme kanseri) geçmişi olan kişiler için risk oluşturabilir. Ve tüm bu bitkilerin yüksek dozlarda kullanımı içerdiği etken maddelere aşırı duyarlılık geliştirerek bağışıklık sistemimizi olumsuz etkileyebilir. şeklinde sözlerini tamamladı.
Giriş: 27 Kasım 2024 | Güncelleme: 27 Kasım 2024 | Okunma: 371
Kaynak: Meryem Agan
Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.