"Keçeco Harun Bayrak'ın Hayat Hikâyesi"

79

Kökleri Ağasar'dan Dandı'ya Uzanan Bir Ailenin Evladı.

Harun Bayrak, 1937 yılında Giresun'un Doğankent ilçesine bağlı Dandı Köyü'nde dünyaya geldi. Babası, yörede Keçeco Mehmet adıyla tanınan Mehmet Bayrak, annesi ise çalışkanlığı ve fedakârlığıyla bilinen Güllüşan Hanım'dır.

Bayrak ailesinin geçmişi, Karadeniz'in köklü ailelerinden birine dayanmaktadır. Aile büyüklerinden aktarılan bilgilere göre Bayrak sülalesinin ataları yaklaşık 1700'lü yıllarda Trabzon'un Ağasar yöresinden, bugünkü Şalpazarı ilçesinden Dandı'ya göç etmiştir. Rivayete göre aile büyüklerinden biri olan Garabıçak oğlunun kızını kaçırarak bölgeye gelmiş ve burada yeni bir hayat kurmuştur. Bu göçün ardından aile zamanla büyümüş, köyün yerleşik ve saygın ailelerinden biri hâline gelmiştir.

Ailenin hafızasında önemli bir yere sahip olan Hatun Nine'nin mezarı bugün hâlâ Atkoya Yaylası Mezarlığı'nda bulunmaktadır. Bu mezar, yalnızca bir aile büyüğünün hatırası değil, aynı zamanda Bayrak ailesinin bölgedeki yaklaşık üç asırlık geçmişinin sessiz bir tanığıdır.

Dandı Köyü'nün Eski Günleri

Harun Bayrak'ın doğduğu yıllarda Dandı Köyü, bugünün imkânlarından oldukça uzak bir yerleşim yeriydi. Elektrik yoktu, yollar dar ve bakımsızdı. Ulaşım çoğu zaman patika yollar üzerinden yürüyerek sağlanıyordu. Köylüler geçimlerini tarım, hayvancılık ve ormancılıkla sürdürüyordu.

Mısır, fasulye ve patates temel geçim kaynakları arasındaydı. Kış hazırlıkları yaz aylarından başlar, kadınlar imece usulüyle çalışırdı. Yaylacılık köy yaşamının önemli bir parçasıydı. Atkoya Yaylası yalnızca hayvanların otlatıldığı bir yer değil, aynı zamanda insanların buluştuğu, düğünlerin yapıldığı ve kültürel hayatın yaşatıldığı bir merkezdi.

Köyde dayanışma güçlüydü. Ev yapımından tarla işlerine kadar birçok iş komşuların yardımıyla gerçekleştirilirdi. İnsanların sahip olduğu en büyük sermaye emek, dürüstlük ve birbirlerine olan güvenleriydi.

Çocukluk ve Eğitim Yılları

Harun Bayrak'ın çocukluğu, Cumhuriyet'in ilk nesillerinin yaşadığı zorluklarla şekillendi. İlkokulun birinci sınıfını, bugün Doğankent Hidroelektrik Santrali'nin bulunduğu bölgede eğitim veren Gülümo İbrahim'in yanında okudu.

Daha sonra merkez mahallede bulunan ilkokula devam etti. Günümüzde yalnızca kalıntıları ayakta kalan bu okul, dönemin birçok çocuğu için geleceğe açılan tek kapıydı. Burada ileride doktor olacak Mustafa Güvendi ve öğretmen olarak hizmet verecek Necip Yazar gibi isimlerle aynı sıraları paylaştı.

Okula gitmek için kimi zaman kilometrelerce yol yürümek gerekiyordu. Defter ve kitap bulmak kolay değildi. Buna rağmen eğitim büyük değer taşıyor, aileler çocuklarının okuyabilmesi için fedakârlık yapıyordu.


Meslek Sahibi Oluşu

Dönemin ekonomik şartları nedeniyle eğitim hayatını sürdürme imkânı bulamadı. Ancak çalışmaktan ve öğrenmekten vazgeçmedi.

Doğankent'te açılan Gezici Sanat Okulu'na katılarak marangozluk eğitimi aldı. Bu eğitim, onun hayatındaki ilk önemli dönüm noktalarından biri oldu. Aldığı belge sayesinde meslek sahibi oldu ve Devlet Su İşleri'nin Doğankent Santrali inşaatında marangoz olarak çalışmaya başladı. Santral inşaatı bölgenin kalkınmasında büyük rol oynarken Harun Bayrak da genç yaşında bu önemli projede emek veren işçiler arasında yer aldı.

Askerlik ve Gurbet Kararı

Vatani görevini tamamladıktan sonra yeniden memleketine döndü ve çalışmaya devam etti. Ancak Karadeniz'in birçok genci gibi o da ailesine daha iyi bir gelecek sunabilmek için gurbet yollarına düşmeye karar verdi.

İlk durağı İstanbul oldu. Büyük şehrin kalabalığı ve zorlu çalışma şartları içerisinde marangozluk mesleğini sürdürdü. İnşaatlarda, atölyelerde ve çeşitli işyerlerinde çalışarak hayat mücadelesi verdi.

Almanya Yılları: Otuz Sekiz Yıllık Gurbet

1969 yılında Almanya'ya işçi olarak gitmek için yaptığı başvuru kabul edildi. Böylece Türkiye'den Avrupa'ya çalışmaya giden birinci kuşak gurbetçiler arasına katıldı.

Almanya'ya ilk gittiği yıllarda dil bilmemek, farklı bir kültüre uyum sağlamak ve aile özlemi çekmek gurbetçilerin ortak kaderiydi. Harun Bayrak da bu zorlukları yaşadı. Ancak çalışkanlığı ve disiplinli yapısıyla kısa sürede iş hayatında güven kazandı.

Çalıştığı firmada tam 38 yıl aralıksız hizmet verdi. Bu uzun çalışma hayatı boyunca dürüstlüğü, işine bağlılığı ve üretkenliğiyle tanındı. Kazandığı her kuruşta alın teri vardı.

Almanya'da yaşadığı yıllarda memleket özlemi hiç bitmedi. Her fırsatta Dandı Köyü'ne geldi, ailesini ziyaret etti ve köyündeki gelişmeleri yakından takip etti. Gurbet elde geçen yıllar ona maddi imkânlar sağlasa da kalbi her zaman Karadeniz'in yeşil dağlarında kaldı.

Hatıralarında Kalan Eski Köy Hayatı

Harun Bayrak'ın anlattığı hatıralar, bugün unutulmaya yüz tutmuş bir dönemin canlı tanıklıklarıdır. Çocukluk yıllarında gaz lambası ışığında geçirilen geceleri, kışın kar nedeniyle kapanan yolları, yayla göçlerini ve imece usulü yapılan işleri sık sık anlatır.

Eskiden köyde herkesin birbirini tanıdığını, kapıların kilitlenmediğini ve insanların birbirine daha çok güvendiğini söyler. Düğünlerin günlerce sürdüğünü, kemençe sesinin vadilerde yankılandığını ve bayramların büyük bir heyecanla beklendiğini hatırlatır. Onun anlattıkları yalnızca kendi hayatını değil, bir dönemin toplumsal hafızasını da yansıtmaktadır.

Aile Hayatı

Harun Bayrak, ilk evliliğini 1972 yılında yaptı. Ancak bu evlilik kısa süre sonra sona erdi.1982 yılında yaptığı ikinci evlilikle aile hayatını yeniden kurdu. Hayatı boyunca ailesine büyük önem verdi. Çalışma hayatının en zorlu dönemlerinde bile ailesinin geleceğini düşünerek hareket etti.

Annelere Duyduğu Saygı

Harun Bayrak'ın hayat anlayışında annelerin emeğinin ayrı bir yeri vardır. Çocukluğunda annesinin ve köydeki kadınların gösterdiği fedakârlıkları hiçbir zaman unutmadı.

Onun şu sözleri, yaşadığı neslin kadınlarına duyduğu derin saygının ifadesidir: Bizi yetiştiren anneler cennetliktir. Çünkü o dönemde hem tarlada çalışıyor, ot ve güllük topluyor, hem de evde çocukları büyütüyorlardı. Kısacası gece gündüz demeden, bıkmadan usanmadan çalışıyorlardı. Bugün sahip olduğumuz birçok değerde onların emeği vardır.

Memlekete Dönüş ve Bugünkü Yaşamı

Uzun yıllar süren çalışma hayatının ardından emekliye ayrılan Harun Bayrak, doğup büyüdüğü topraklara geri döndü.

Bugün geçmişi hatırlayan, yaşadıklarını genç kuşaklara aktaran ve köy kültürünün unutulmaması için çaba gösteren bir büyüğümüz olarak bilinmektedir. Sohbetlerinde yalnızca kendi hayatını değil, bir dönemin yaşam biçimini, insan ilişkilerini ve çalışma ahlakını da gelecek nesillere aktarmaktadır.

Sonuç Olarak: Harun Bayrak'ın hayatı, Ağasar'dan Dandı'ya uzanan köklü bir aile geçmişinin, Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde yaşanan yoklukların, alın teriyle kazanılan bir mesleğin, gurbet yollarında geçen uzun yılların ve memlekete duyulan bitmeyen sevginin hikâyesidir. O, çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle, sabrıyla ve ailesine bağlılığıyla Karadeniz insanının karakterini temsil eden önemli isimlerden biridir. Hayatı boyunca gösterdiği emek ve mücadele, yalnızca kendi ailesine değil, yaşadığı dönemin bütün emekçi insanlarına ışık tutan örnek bir yaşam öyküsü olarak hatırlanmaya devam edecektir.



Giriş: 17 Haziran 2026 | Güncelleme: 17 Haziran 2026 | Okunma: 79


Kaynak: Harsitvadisi



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.