"Gerçek mutluluğa götüren 5 parametre"

497

Gerçek mutluluk kavramının çocukluk döneminden itibaren doğru bir şekilde anlatılmasının önemini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mutluluğu oluşturan beş parametrenin, zekâ, çalışkanlık, başarılı olmak, iyi ve doğru davranmak olduğunu söyledi. Tarhan, Çocuğa iyilik ve kötülük kavramlarını, iyicil, kötücül duyguları ve değerleri, doğruyu, yanlışı öğretmemiz lazım dedi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mutluluk için gereken 5 parametreye ilişkin değerlendirmede bulundu.

Gerçek mutluluk kavramlarının çocukluk döneminden itibaren doğru şekilde anlatılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Gerçek mutluluk için zeki, çalışkan ve başarılı olmak yetmiyor. Biz bu üç parametreye göre çocuk büyütüyoruz. Bunların yanına eklememiz gereken dördüncü ve beşinci parametreler lazım. Çocuğa iyilik ve kötülük kavramlarını, iyicil, kötücül duyguları ve değerleri, doğruyu, yanlışı öğretmemiz lazım. Çocuğun, Bu yaptığım doğru mu, yanlış mı, diye kendini etik değerlerle sorgular olması lazım. Hem insani değerlerle hem de yüksek değerlerle düşünecek. Böyle yetişen bir çocuk ruhen mutlu olur. Mutluluk peşinde değil, anlam peşinde koşan bir varlık haline gelir. dedi.

Zihinsel jüri için denge çok önemli

MutluluÄŸun beÅŸ parametrenin birleÅŸiminden ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, erdemli bir hayat süren kimsenin hayata daha anlamlı bakacağını belirterek ÅŸunları söyledi: Zekâ, çalışkanlık, baÅŸarılı olmak, iyi ve doÄŸru davranmak. Bu beÅŸ parametre içerisinde denge kurabilen insan, zihinsel bir jüri oluÅŸturabilir. Vicdani normlar, vicdani bir iç ses oluÅŸturabilen kimse mutluluÄŸu yakalamış olur. Bu, ölümün dahi deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸi bir mutluluktur. İşte Sokrates buna örnektir. İdam kararı veriliyor, idama giderken karısı, Haksız yere idam edileceksin diyor. Sokrates'in cevabı: Haklı yere mi idam edilecektim Onun yaÅŸam amacı erdemli bir hayattı. Ölümden niye korkmuyorsun diye sormuÅŸlar. Hayatının her gününü, hayatının son günü gibi yaÅŸayan bir kimse niye ölümden korksun diyor. İşte bu müthiÅŸ bir anlam. Ölümün deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸi bir anlamı bulmuÅŸ Sokrates. 

Ruhlarımızda ve genetik kodlarımızda yaratıcıyı bulma eğilimi var

Erdemli hayatın, ruhun inanmışlığıyla birlikte insanın varoluÅŸ ve fabrika ayarlarına uygun yaÅŸaması olduÄŸunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Fabrika ayarlarımız, ruhla ilk yaratılırken verilmiÅŸtir. Rabbin ÂdemoÄŸullarından –onların sırtlarından- zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki ÅŸu sözleÅŸmeye ÅŸahit tutmuÅŸtu: Ben sizin Rabbiniz deÄŸil miyim. Elbette öyle, Tanıklık ederiz dediler. Böyle yaptık ki kıyamet gününde, Bizim bundan haberimiz yoktu demeyesiniz. Allahu Teâlâ Kâlû belâ' da ruhlara bir öğreti vermiÅŸ ve bunu her insana ve ruha doÄŸrulatmış. Onun için kimse Ben bunu bilmiyordum, bana din öğretilmedi diyemez. Ruhlarımızda ve genetik kodlarımızda spiritüel arayış Yaratıcıyı bulma eÄŸilimi var. Sokrates ve Eflatun bulmuÅŸ, birçok Budist ilk baÅŸta bulmuÅŸ, belki ilk çıkışta Konfüçyüs bulmuÅŸ. dedi. 

Anlam peÅŸinde koÅŸmak mutluluktur

Mutluluk, kiÅŸinin hayatında anlam peÅŸinde koÅŸmasıdır diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ölümün deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸi bir anlam nerede var. Semavi öğretilerde. Din nedir, diye sorduÄŸunuzda birçok ilahiyatçı da dahil, Sosyal bir gerçektir derler. Tamam, sosyal bir gerçektir, sosyal bir deÄŸerdir doÄŸru ama daha önemlisi varoluÅŸsal bir deÄŸerdir. Kur'an-ı Kerim'deki ilk sure Fatiha Suresi'dir. Fatiha Suresi'nde yevmiddin geçiyor, din günü yani. Bunun sözlük karşılığı, hesap günü demektir. Din demek, hesap vermek demektir. Aslında din demek, Allah'a karşı sorumluluk duygusu demektir. Bir insanda Allah'a karşı sorumluluk duygusu varsa dinin özünü yakalamış oluyor. Allah'a karşı sorumluluk duygusu olmayan kiÅŸi, dindar bile olsa, dinin özünü yakalayamıyor, hesap vereceÄŸi duygusunu yaÅŸamıyor. dedi. 

Gerçek anlama erişmek için iyi ve doğru insan olmak gerekiyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gerçek kişiliğin güç, para, hakimiyet elde edildikten sonra ortaya çıktığını belirterek Yokluktaki imtihanı kazanan insan varlıktaki imtihanı kaybedebiliyor. Hayat bir imtihan. Yaşam felsefesi açısından doğru-yanlış, iyi-kötü'yü çıkar ölçüsüne indirgeyen kapitalist ahlaktır. Bu ahlakta olan kişi, dindar bile olsa kapitalist bir ahlaka sahiptir. O halde gerçek bir anlama erişmek için zeki, çalışkan, başarılı olmak yetmiyor, iyi ve doğru insan olmak gerekiyor. dedi.



Giriş: 27 Aralık 2022 | Güncelleme: 27 Aralık 2022 | Okunma: 497


Kaynak: Ayşegül Erben



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.