"Anne-bebek ilişkisinin etkileri, yaşam boyu sürer"

717

İnsanın dünyaya uyum sağlamasında anne-bebek ilişkisinin önemi büyük.

AltınbaÅŸ Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, saÄŸlıklı bir insan geliÅŸiminde 2 yaÅŸa kadar olan zamanın çok önemli olduÄŸunu belirtti. 

Bebeklerin zannedildiğinin aksine çevrelerinde olup biteni çok iyi anladıklarına dikkat çekti. Doğru kurulan anne-bebek ilişkisinin etkilerinin tüm yaşam boyu sürdüğünü dile getirdi.

Hemen hemen tüm geliÅŸim alanlarının birbirleriyle paralel bir seyir izlediÄŸini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, öncelikle biliÅŸsel açıdan insanın belli bir olgunluÄŸa ulaÅŸabilmesi için anne bebek arasında güvenli baÄŸlanım iliÅŸkisinin geliÅŸmesi gerektiÄŸini ifade etti. Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, Sizi anlamadığını düşündüğünüz bebekler, aslında her ÅŸeyi fazlasıyla anlar. Sadece onların anlama ÅŸekli, yetiÅŸkinlerden farklı olarak, kendine has bir düşünce süzgecine sahip özel sistemidir. diyerek özgüvenli bireylerin yetiÅŸmesinde temel olan bebeklik çağına iliÅŸkin önemli tespit ve tavsiyelerde bulundu.  

Bebek, annem gitse de geri gelecek düşüncesini oluşturabilmeli

Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, bebeklikte biliÅŸsel geliÅŸim açısından en önemli keÅŸfin, nesne devamlılığı kavramı olduÄŸunu iletti. Nesne devamlılığının, gerçek dünyadaki nesnelerin görüş alanı dışına çıktıkları zaman bile var olmaya devam ettiklerine iliÅŸkin farkındalık durumu olduÄŸu anlattı.  Yani bunun bir anlamda, bebek için, Gözden ırak olan gönülden de ırak olur tabirinin bilimsel tanımı olduÄŸunu söyledi. 1,5-2 yaÅŸ arasında bu yetinin kazandırılmış olması gerektiÄŸini söyleyen Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, Bu kavramın bir diÄŸer boyutu ise kiÅŸi devamlılığı'dır. Bebek için, kiÅŸi görüş alanında deÄŸilse, yok hükmündedir. Bebek için en önemli kiÅŸinin, onun her türlü ihtiyacını karşılayan ve ona bakım veren kiÅŸinin annesi olduÄŸu düşünülürse, 1,5-2 yaşına kadar bebeÄŸin, annesi gözünün önünden kaybolduÄŸunda, yok olduÄŸunu düşünerek kendisini parçalarcasına bu olayı protesto etmesi normaldir. Ancak bebek, nesne ve kiÅŸi devamlığını kazandığı andan itibaren, bulunduÄŸu yerden baÅŸka yerlerde de yaÅŸamın devam ettiÄŸini algılayabilir, Annem gitse de geri gelir diyebilir. ÅŸeklinde açıkladı. 

Güvenli bağlanım, önemli bir rol oynar

Öte yandan bebeklik döneminin sosyal geliÅŸim özellikleri irdelediÄŸinde, dönemin önemli kazanımlardan birinin, bebek ile anne arasında geliÅŸen güvenli baÄŸlanım iliÅŸkisi olduÄŸu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, BebeÄŸin kiÅŸi devamlılığı problemini olumlu bir ÅŸekilde çözebilmesinde, güvenli baÄŸlanım, önemli bir rol oynar. Bir diÄŸer deyiÅŸle, biliÅŸsel açıdan geliÅŸerek kiÅŸi devamlılığını kazanmış olan bebek, eÄŸer o güne kadar annesini her ihtiyaç duyduÄŸunda tutarlı bir ÅŸekilde yanında bulmuÅŸ ise o zaman ona karşı güvenli bir baÄŸlanım saÄŸlamış olur. Bu sayede de bebeÄŸin düşünce sistemi İnsanlar gözümün önünden kaybolduÄŸunda yok olmuyorlar, artık bunu biliyorum. Annem de bugüne kadar her ihtiyaç duyduÄŸumda benim yanımda olduÄŸuna göre, annem ÅŸimdi gitse de geri gelir ve benim ihtiyaçlarımı karşılar... ÅŸeklinde bir düşünce sistemine dönüşür. diye konuÅŸtu. 

Bebek, annesinin ayrı bir varlık olduğunu keşfetmeli

Bebeklik döneminin benlik geliÅŸimi olarak tanımlayabileceÄŸimiz parçasının da yine bebeÄŸin ayrılıklara vereceÄŸi tepkiler olduÄŸuna iÅŸaret eden Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen, Bebek, 1,5-2 yaşına kadar, davranışları ile bu davranışların sonuçları arasındaki iliÅŸkileri keÅŸfetmekle meÅŸguldür. ÖrneÄŸin, bir nesneyi yakalamak için ne kadar uzanması gerektiÄŸini, yemek tabağını masanın kenarından aÅŸağı ittiÄŸinde neler olabileceÄŸini, ellerinin vücudunun bir parçası olduÄŸunu, fakat karyola parmaklığının vücudunun bir parçası olmadığını öğrenir. dedi. Tıpkı karyola parmaklığının vücudunun bir parçası olmadığını öğrenmesi gibi, bebeÄŸin, bu süre zarfında annesinin de ayrı bir varlık olduÄŸunu anlaması gerektiÄŸini belirten Prof. Dr. Özen, henüz bunun farkına varamayan bebeÄŸin, annesi gözünün önünden kaybolduÄŸunda, hem Giden geri gelmez düşüncesi hem daha annesiyle olan önceki deneyimleri çerçevesinde tepki verdiÄŸini anlattı. BebeÄŸe, Annem zaten bugüne kadar hiçbir zaman ihtiyaç duyduÄŸumda benim yanımda olmadı ki düşüncesi yerleÅŸmiÅŸse buna bir de annesinin kendisinden ayrı olmaması gerektiÄŸi, onun bir parçası olduÄŸuna olan inancı da eklendiÄŸinde, ortaya çıkan durumun içinden çıkılmaz bir hal aldığına dikkati çekti.  Prof. Dr. Dilek Åžirvanlı Özen KiÅŸi devamlılığını kazanan bebeÄŸin, annesinin kendisinden ayrı bir varlık olduÄŸunu anlaması ve en önemlisi de annesiyle kurmuÅŸ olduÄŸu iliÅŸkisine güven geliÅŸtirmiÅŸ olmasının önemini vurguladı. Ancak bu ÅŸekilde bebeÄŸin, annesinden ayrıldığında sükunetini koruyabildiÄŸini, Bir iÅŸi olduÄŸu için gitti ama gitse de geri gelir, o beni bırakmaz, bugüne kadar da hep böyle olmadı mı?......ÅŸeklinde düşünceler geliÅŸtirir, aynı mekanda olmasa da onun döneceÄŸini hissedebilir. Bu güven iliÅŸkisi, bireyin tüm hayatını etkileyecek çok önemli bir süreçtir. dedi.

Bebek, yetişkin bakış açısıyla yargılanmamalı

Prof. Dr. Özen, bebeÄŸin 2 yaşına kadar bu tepkileri vermesinin normal olduÄŸunu asıl problemin, iki yaşını geçtiÄŸi halde bu tepkileri vermeye devam etmesi olduÄŸu tespitinde bulundu. Åžu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, bebek bir yandan kiÅŸi devamlılığını kazanırken bir yandan da annesiyle kurduÄŸu iliÅŸkiyi test edebilmek için birtakım giriÅŸimlerde bulunur. YetiÅŸkinlerin bunları anlaması çok kolay deÄŸildir. Kendi içinde farklı kurallar ve bakış açıları içerir. Onun için hiçbir zaman bir bebek, yetiÅŸkin bakış açısı temel alınarak yargılanmamalı, bebeÄŸin verebileceÄŸi çok doÄŸal tepkiler, çok huzursuz bir bebek ya da huysuz ÅŸeklinde etiketlenmemeli. tavsiyelerinde bulundu. Bir bebeÄŸin yaÅŸadığı bir olaya herhangi bir ÅŸekilde tepki vermesinin, kendisine göre bir anlam ifade ettiÄŸini dile getirerek, bunun yetiÅŸkinlerin düşünce sistemine uymaması, böyle bir tepkinin anlamsız olduÄŸu anlamına gelmediÄŸini söyledi. Bebek için bir anlamı olan bu tepkilerin, yetiÅŸkinler tarafından anlaşılmaya ve anlamlandırılmaya çalışılması gerektiÄŸini ifade etti. 

Anneciğim sen gidince bir daha dönmeyeceğini düşünüyorum ve çok korkuyorum

Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, bebek davranışlarına örnekler vererek annelere önerilerde bulundu. İki yaşına geldiği halde, bir bebek, annesi işe gittiğinde huzursuzluk yaratıyor ve anne geri döndüğünde de ona nefes aldırmayacak ölçüde bire bir ilgi talep edecek davranışlarda bulunuyor ise, bunun onun Anneciğim sen gidince bir daha dönmeyeceğini düşünüyorum ve çok korkuyorum… mesajını veriş şekli olduğu düşünülmeli. Bu noktada bebek ile anne arasında bugüne kadar kurulan ilişkinin niteliğinde problem olduğunun, gelişmesi gereken güven ilişkisinin oluşmadığı anlaşılır. diye konuştu.

Anne, tutarlı tepkiler vermeli

Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, bunun çözümü için öncelikle, anne-bebek etkileşiminde yeniden yapılandırılma çalışmalarının başlatılmasını önerdi. Annenin tutarlı ve sözünde duran bir profil çizmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen sözlerine şu şekilde devam etti. İlişkinin güven temeline oturtulması, annenin, bebeğin ihtiyaçlarına zamanında ve tutarlı tepkiler vermeye başlaması, işten dönüş saatlerinin belli bir düzende olmasına dikkat edilmesi, dışarı çıkarken bu ayrılışın kaçarak, çocuğu aldatarak değil, ona açıklama yaparak gerçekleştirilmesi, geri dönüldüğünde de “İşte bak sana söylemiştim şu kadar saat gideceğim sonra döneceğim ve bak döndüm… şeklinde sözünde duran bir anne olunduğunun bebeğe hissettirilmesi gerekir. Bebeklerin kollarında yetişkinler gibi bir saat olmayabilir ya da onlar, bir yetişkin kadar, yapılan açıklamaları anlamıyor görünebilirler. Ancak şu hiçbir zaman unutulmamalı ki, onların da kendi kafalarında bir saat var ve bu saat, çevresinde yaşanan olaylar belli bir düzende işlediği koşullarda, çok da dakik bir saattir. Her akşam 6'da işten dönen bir annenin, bebeğini kapıda onu beklerken bulması ve 5.30'dan itibaren onu her gün beklediğini öğrenmesi, şaşırtıcı değildir. Ayrıca, o sizi anlamadığını düşündüğünüz bebekler, aslında sizi fazlasıyla anlamakta. Sadece onların anlama şekli, yetişkinlerden farklı, kendi süzgecine sahip bir düşünce sistemidir.



Giriş: 11 Nisan 2022 | Güncelleme: 11 Nisan 2022 | Okunma: 717


Kaynak: Selin Sinangil



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.