
Düşenin Dostu Olmaz
Yaptığım en iyi rol mutluluktur. Her an her yerde tebessüm edip yenilgimi, yıkılışımı göstermemek her şeye kendime hazır hissetmek istememdir. Tanıyıp, tanımadığım insanların benim hakkımdaki düşüncelerini kulağıma küpe yapıp aldırmıyormuş gibi gözüküp insanların bu tutumuna anlam veremememdendir…
Bir insanın tanımadan onu karalamak o kadar kolaydır ki… Atıp tutarsın gerçek ve ya değil senin umurunda olmaz. Peki, ya karşındaki,
Evet, belki bir hata yapmıştır. Belki istemeden belki isteyerek… Altında yatan sebebi bilmeden, neler yaşandığını düşünmeden kulaktan dolma haberlerle birinin duygularıyla oynamak bu kadar basit midir, Hoşgörü denilen şey sadece iyi insanlara mı gösterilir. Hata yapanlara kucak açıp doğru yola çevirmek yerine her gün hatasını yüzüne vurup acısına acımı eklememiz gerekir… İnsanları en ufak hatasında kötüleyen yerden yere vuran insanlar.
Sizler hiç mi hata yapmadınız, hiç mi nefsinize yenilmediniz peki ya herkes size de böle mi davrandı. İki seçenek var
Ya size de böyle davrandılar. Sizin canınızı yakan ne varsa aynısını düşüncesizce başkasına yaşatıyorsunuz..
Ya da size dost elini uzatıp, doğru yolu gösterenleri bile anlamayıp, hatanızdan pişman olmayıp aynı bencillikle devam ediyorsunuz.
Evet, bugün mutlu gözüküyorum. Çünkü hayatım beş para etmeyecek adamların hayatıma burnunu sokup bilip bilmeden yorum yapıp mutsuzluğumu görüp mutlu olacakları kadar değersiz değil. Değersiz olan bir şey varsa doğru yaptığını sanıp başkalarının duygularını hiçe sayanlardır.
Önemli olan hatalardan ders almaktır. Ben hatalıyım diyebilmektir. Zaten bunu diyen bir insan hatasından pişman olmuştur. 01.02.2012









