
Rusların Çatak Köyünü İşgali
Ta ki Rusyada Bolşevik ihtilali çıkıp Anadoludan orduları çekilinceye kadar köyümüzü iki yıl işgal altında tutmuşlar. Savaşı ve köyümüzün işgal yılları zamanını yaşamış birinci kişilerinden ve yine zamanı yaşamış Hasano Mustafa, Aletoğlu Hasbal ve Ali Mehmetin babasının anlatımından dinlediğim bazı hadiseleri, sizlerle paylaşıyorum:
Çatak Köyünü alan Ruslar, köyümüzde Hacı Karaoğlu Mehmetin (Avni Hocanın babası) oturduğu evi savaşta yaralanan askerlerini tedavi etmek ve ilk müdahaleyi yapmak için hastane olarak kullanmışlar. Kardeşim İsmail Bayramın şimdi halen ikamet ettiği, baba evimiz de Rus komutanının ikameti için kullanılmış.
Rus ordusunun içinde Rusların yanı sıra Ermeniler ve hürriyetlerine kavuşamamış Kafkas Türkleri de varmış.
Rus askerleri Ermenilere nazaran daha merhametliymiş. Rus askerler çocukları gördüklerinde yahşi, yahşi sözleriyle, çocuklara sevgi gösterisinde bulunuyorlarmış. Ruslar Çatakta Kabalak mevkide halen Rus Yolu dediğimiz ve o dönemde Doğu Karadenizi iç bölgelere bağlayan, iki buçuk metre genişliğinde taş döşeli, yolun yapımında halkı işçi olarak çalıştırmışlar. Çalışanlara ekmek, tuz, şeker gibi gıda yardımının yanı sıra 14 Manat yevmiye ödemişler. Rus ordusunun Görele deki lojistik biriminden, kiralık çalışan 300 kadar at arabasıyla, Çataka kadar erzak gelirmiş. Bu erzaktan çalıştırdıkları halka akşam evlerine giderken, akşam yemeği ve evdeki nüfusları oranında nevale yardımında bulunurlarmış.
Köylü halkı, işgaldeki iki yıllık süre içinde bağ bahçe ziraati yapamamış / yaptırılmamış Savaş başladığında ellerindeki imkanların büyük kısmını vergi olarak Türk ordusuna yardıma vermişler. Köy de işgal edilince yağmaya uğramış Rusların da çekilmesiyle açlık tüm şiddetiyle baş göstermiş Gıdasız kalan halkımızın bir kısmı açlıktan ölmüş Aç kalan halk, mısır güdinelerini dahi değirmende öğütüp un yapmaya çalışmışlar. Bugün için yiyecek olarak kullanılmayan birçok bitkiden yiyecek olarak yararlanmaya çalışmışlar. Karaağacın kabuğunun içinde bulunan zarının yumuşak olan kısmını yemişler. Ayrıca baldıran denen bitkiden yararlanmışlar. Bunları yiyenlerin karınları şişmiş. Bağırsakları tıkanmış ve bu vesileyle köy nüfusunun üçte biri vefat etmiş.
Doğu cephesinde, Rus işgalinde köyümüzün uç nokta olması sebebinden dolayıdır ki, işgalde köyümüz ve halkımız çok büyük tahribatlara maruz kalmış.
Rus ordusundaki Ermeniler yok mu. Ermeniler köy sınırımıza yaklaştıklarında, köyümüzden düşman askerlerini karşılamak için, Sığırlık kıranına (tepesine) çıkan yedi kişilik bir grup vatandaşımızı, Sığırlık tarafında süngüye takıp bir gürgenin dibinde üst üste istif etmişler. Bu vakada can verenler:
Kahvecioğlu Hacının babası Çavuş İbrahim, Dilalioğlu Salimin dedesi, Fıtoğullarının dedesi İnce Mehmet, Karadayıoğlu İbarahimlerin babası, Sığırlık tan bir kişi,
Arifoğlu Halis ve Ahmet kardeşlerin Dedesi Emin amcamın 4-5 tane ineğini, dört Ermeni asker ahırından cebren alarak, önlerine katmış götürürlermiş. Ermeni askerlerden ineklerini kurtarmaya çalışan Emin amcama, Rus ordusu askerlerinden Kazak bir asker Türk kardeş, Bunlar Ermeni, bırak inekleri git. Seni vurur bunlar demiş. Açlık, yokluk. Ne yapsın Emin amcam Tarlada yok, bahçede yok Ya ineklerinden vazgeçip, halkı boğmaya çalışan açlık illetine teslim olacak ya da ineklerini kurtarmak için bir ümit ışığı arayacak. Vazgeçememiş ineklerinden Emin amcam. Israr etmiş inekleri için ve Ermeni asker tüfeğini Emin amcamın sinesinde kalbinin üzerine dayayıp, gözünü kırpmadan tetiği çekmiş ve Emin amcamı katletmişler.
Yine Ermeni askerler, köyümüzde Estioğullarından Mecit-Salim kardeşlerin dedesini ve eşini mahallemiz Ustalı Mahallesinde süngü ile öldürmüşler Öldürdükleri bu karı kocayı ayaklarından ip bağlayıp, Kara Alinin evinin yanından aşağı sürüyerek şimdiki bayrak direğinin olduğu yerdeki karargahlarına götürmüşler Esti Oğullarının dedesi ve eşi karınları aç iken öldürülmüş oldukları için Aç mezarı Estilide bulunur sözü o günden bu günlere gelmiş.
Ermeniler o kadar zalimmiş ki inek gibi evcil hayvanların dahi alnından demir çakarlar, yaptıkları bu insanlık dışı davranışlarla eğlenebilirlermiş. İşgal ettikleri Anadolu topraklarında domuz haricindeki bütün hayvanları benzin döküp yakmışlar Ermeniler çocukları havaya fırlatıp düşeceği yere süngü tutarak öldürürlermiş Köyümüzde birçok çocuğu böyle katletmişler Ayrıca Ermeni askerler, köyümüzde kadınlara sarkıntılık etmişler.
Köyümüzde, savaştan günümüze kalanlar arasında, unutulmaya yüz tutmuş, Kabalak mevkiinde Kıran Yatak Mezarlığı, Kiraz Öreni Mezarlığı, Arkuru Tarla Başı Mezarlığı, Memiş Çardağı-Armutlu Yatak Mezarlığı ve Kabalaktaki Rus Yolu bulunmaktadır.
Hasano Mustafa Amcadan koyun güderken öğrendiğim Rusça sözcükler: İstoy: Ne var. Parapal: Acıktım, kursak. İdi: Gel. İdi suda: Git. Deruşka: Genç bayan. Maruşga: Yaşlı bayan
Ruslar içinde çıkan kargaşa sonucu aniden Kazma, Kürek, ağır silahlarını bırakarak geri çekilip gitmişler.
Mehmet BAYRAM

