
Haydi Çocuklar Camiye
kurugeris@hotmail.com
Okullar yaz tatiline girdi. Çocuklarımızın önünde uzun bir tatil var. Şimdi Kuran öğrenme zamanı. Diyanet İşleri Başkanlığımızca tüm il ve ilçe Müftülükleri kanalıyla cami ve Kuran Kurslarında Yaz Kuran Kursları açılıyor. Geleceğimiz olan çocuklarımızın ve gençlerimizin Kuransız kalmamasını istiyorsak o halde haydi çocuklar / gençler camiye diyoruz.İşte fırsat.Bulunduğunuz her yerde bu imkan var.İster kendi beldende kal ister tatile git,isterse yaylaya çık. Yeter ki din diye bir derdin olsun. Yeter ki Kuran öğrenme diye bir derdin olsun.Yeter ki çocuklarım cennetim olsun diye düşünceye sahip ol.
Kuranın şu ifadesine bir bakalım: Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihandır.. (Enfal 28) Yüce rabbimizin verdiği mal-mülk-servet nasıl ki bizim için birer imtihan ise yine O’nun verdiği çocuklarımız da tıpkı mallarımız bizim için birer imtihandır. Yavrularımız bizim cennetimiz de olabilir cehennemimiz de olabilir.Bizi cennete götürecek evlat iyi bir İslami terbiye ile yetiştirilip, dinin emir ve yasaklarını bilip yaşayan,ibadetlere düşkün,güzel ahlaklı evlattır.Ailesine,çevresine, vatanına ve milletine faydalı olan evlattır bizi cennete götürecek evlat.Hem çocuklarımız böyle olursa dünyamız da cennetimiz olacaktır. Dünyamız da huzurlu olacaktır.
Bu hususta anne-babalara büyük görevler düşüyor. Nitekim Kuran bizi şöyle ikaz ediyor: Ey iman edenler Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun… (Tahrim6) Kendinizi ve neslinizi cehennem ateşinden koruyun.Ne dehşet ifadeler değil mi Kendinizi koruyun ki evladınızı da koruyasınız. Hiç bir anne-baba evladının yanmasını ister mi Elbette istemez. Ama mesela anne, çocuğum rahatsız olmasın, uykusu bölünmesin, o daha küçüktür diye sabah namazına kaldırmıyorsa sizce ona iyilik mi yapıyor kötülük mü Hani onu koruyacaktık Kendimiz namaz kılmakla sorumluluk bitiyor mu Bitmiyor elbette. Hepimiz çobanız. Nitekim Efendimiz (sav):
Hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden mesulsünüz buyurarak bu gerçeği çağlar öncesinde haykırmaktadır.Yine O (sav) şöyle buyurur: Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namazı emrediniz( onları namaza alıştırınız)…
Bu da gösteriyor ki çocukları dünyaya getirmekle sorumluluk bitmiyor. Onların karınlarını doyurup üzerlerini giydirerek ceplerine harçlık koymakla da görev bitmiyor. Asıl görev onların eğitimi ile ilgilenmektir. Asıl görev onları iyi ahlaklı, topluma faydalı birer ferd olarak yetiştirmektir. Şimdi 21 Haziran itibariyle Yaz Kuran Kursları başlıyor.Bir tercihte bulunacağız.Bakalım çocuklarımızı Kuran ile arkadaş yapabilecek miyiz Aslında bizim için önemli bir fırsat.Öyleyse bunu değerlendirmek lazım. Aksi takdirde yarın geç olabilir. Ve bu yavrularımız mahşerde yakamızdan yapışabilir.
Efendimiz (sav)in şu örnek davranışına bakar mısınız Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et…. ( Taha20/132) ayeti inince Efendimiz tam 6 ay sabah namazı için kızı Fatımanın kapısını çalarak onu namaza kaldırmıştır. İşte Efendimizin örnek davranışı. O Kuranın ifadesiyle (Ahzab33/21) bizim için model insan değil miydi zaten.
Şimdi bir kez daha düşünelim. Okullar tatile girdi. Şimdi tatil zamanıdır diyebilirsiniz. Elbette doğrudur. Ama bir gerçek deha var. Bu yavrularımızın Kur’an öğrenmeye, dinimizi öğrenmeye de şiddetle ihtiyaçları var. O zaman anne-babalar olarak bir şeye karar vereceğiz.Biz bu yavrularımızın Kuran öğrenmesini istiyor muyuz istemiyor muyuz Bu yavrularımızın namazlı-niyazlı olmasını istiyor muyuz istemiyor muyuz Biz öldükten sonra peşimizden hayır dua edecek, bir Fatiha okuyacak nesil bırakmak istiyor muyuz istemiyor muyuz Şüphesiz elbette istiyoruz diyeceksiniz. O halde çocuğumuzun elinden tutup en yakın camiye giderek cami görevlisine kaydını yaptıracağız. Bitmedi.Kurs müddetince de onlarla ilgileneceğiz. Acaba yavrum bugün camide ne öğrendi, gerçekten camiye gitti mi gitmedi mi diye sormalıyız. Buradan velilerimize ve yavrularımıza diyorum ki: Geleceğimiz olan bu yavrularımızı ihmal etmeyelim.19.06.2010
Kuranın şu ifadesine bir bakalım: Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihandır.. (Enfal 28) Yüce rabbimizin verdiği mal-mülk-servet nasıl ki bizim için birer imtihan ise yine O’nun verdiği çocuklarımız da tıpkı mallarımız bizim için birer imtihandır. Yavrularımız bizim cennetimiz de olabilir cehennemimiz de olabilir.Bizi cennete götürecek evlat iyi bir İslami terbiye ile yetiştirilip, dinin emir ve yasaklarını bilip yaşayan,ibadetlere düşkün,güzel ahlaklı evlattır.Ailesine,çevresine, vatanına ve milletine faydalı olan evlattır bizi cennete götürecek evlat.Hem çocuklarımız böyle olursa dünyamız da cennetimiz olacaktır. Dünyamız da huzurlu olacaktır.
Bu hususta anne-babalara büyük görevler düşüyor. Nitekim Kuran bizi şöyle ikaz ediyor: Ey iman edenler Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun… (Tahrim6) Kendinizi ve neslinizi cehennem ateşinden koruyun.Ne dehşet ifadeler değil mi Kendinizi koruyun ki evladınızı da koruyasınız. Hiç bir anne-baba evladının yanmasını ister mi Elbette istemez. Ama mesela anne, çocuğum rahatsız olmasın, uykusu bölünmesin, o daha küçüktür diye sabah namazına kaldırmıyorsa sizce ona iyilik mi yapıyor kötülük mü Hani onu koruyacaktık Kendimiz namaz kılmakla sorumluluk bitiyor mu Bitmiyor elbette. Hepimiz çobanız. Nitekim Efendimiz (sav):
Hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden mesulsünüz buyurarak bu gerçeği çağlar öncesinde haykırmaktadır.Yine O (sav) şöyle buyurur: Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namazı emrediniz( onları namaza alıştırınız)…
Bu da gösteriyor ki çocukları dünyaya getirmekle sorumluluk bitmiyor. Onların karınlarını doyurup üzerlerini giydirerek ceplerine harçlık koymakla da görev bitmiyor. Asıl görev onların eğitimi ile ilgilenmektir. Asıl görev onları iyi ahlaklı, topluma faydalı birer ferd olarak yetiştirmektir. Şimdi 21 Haziran itibariyle Yaz Kuran Kursları başlıyor.Bir tercihte bulunacağız.Bakalım çocuklarımızı Kuran ile arkadaş yapabilecek miyiz Aslında bizim için önemli bir fırsat.Öyleyse bunu değerlendirmek lazım. Aksi takdirde yarın geç olabilir. Ve bu yavrularımız mahşerde yakamızdan yapışabilir.
Efendimiz (sav)in şu örnek davranışına bakar mısınız Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et…. ( Taha20/132) ayeti inince Efendimiz tam 6 ay sabah namazı için kızı Fatımanın kapısını çalarak onu namaza kaldırmıştır. İşte Efendimizin örnek davranışı. O Kuranın ifadesiyle (Ahzab33/21) bizim için model insan değil miydi zaten.
Şimdi bir kez daha düşünelim. Okullar tatile girdi. Şimdi tatil zamanıdır diyebilirsiniz. Elbette doğrudur. Ama bir gerçek deha var. Bu yavrularımızın Kur’an öğrenmeye, dinimizi öğrenmeye de şiddetle ihtiyaçları var. O zaman anne-babalar olarak bir şeye karar vereceğiz.Biz bu yavrularımızın Kuran öğrenmesini istiyor muyuz istemiyor muyuz Bu yavrularımızın namazlı-niyazlı olmasını istiyor muyuz istemiyor muyuz Biz öldükten sonra peşimizden hayır dua edecek, bir Fatiha okuyacak nesil bırakmak istiyor muyuz istemiyor muyuz Şüphesiz elbette istiyoruz diyeceksiniz. O halde çocuğumuzun elinden tutup en yakın camiye giderek cami görevlisine kaydını yaptıracağız. Bitmedi.Kurs müddetince de onlarla ilgileneceğiz. Acaba yavrum bugün camide ne öğrendi, gerçekten camiye gitti mi gitmedi mi diye sormalıyız. Buradan velilerimize ve yavrularımıza diyorum ki: Geleceğimiz olan bu yavrularımızı ihmal etmeyelim.19.06.2010
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER








