
Anna Jarvis in Annesi
kurugeris@hotmail.com
Dokuz Mayıs Pazar günü Anneler Günü imiş. Takvime baktım essahtan öyle yazıyor. Meğer Mayıs ayının ikinci pazarı dünyada Anneler Günü olarak kutlanıyormuş Ülkemizde de mayıs ayının ikinci pazarı yaklaştığı günlerde her yerde anneler Günü konuşulur. Radyo-TV lerde reklamlardan tutun da dizilere kadar evde sokakta kısaca her yerde konuşulur anneler günü.İlk bakışta ne var bunda denebilir tabi. Evet zahiren bakılınca gayet normal bunlar. Öyle ya annelerin bir günü oluyor. O anneler ki inancımıza göre Cennet onların ayakları altındadır.
Sizce Mayıs ın ikinci pazarı neden anneler günü oluyor, Merak ettiniz mi, Ben ettim. Bir araştırdım baktım ki ucu Sevgililer Gününde olduğu gibi Hıristiyan kültürüne dayanıyor. Özetle Anneler Günü da bize yabancı. Yabancı olması Annelere sadece bir gün ayırıp diğer günlerde unutturulmasından belli. Annelerin günü mü olurmuş Bütün günler annelerimizindir.
Peki nerden çıktı bu Anneler Günü,
Tarih 1905.Yer ABD. Anna Jarvis (D.1864) isimli bir kadın 9 Mayıs 1905 te (Mayıs ın 2.Pazarı) annesini kaybeder. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediğine inanan ve bunun ezikliğini duyan Jarvis, 2 yıl sonra Mayıs ın ikinci pazarında, arkadaşlarını evine çağırır ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açar. İlk anneler günü Anna Jarvis in annesinin 20 yıl boyunca haftalık dini dersler verdiği bir kilisede, 10 Mayıs 1908 de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlanır. ABD de, 8 Mayıs 1914 te Mayıs ın 2. pazarı Anneler Günü olarak resmen ilan edilir. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu özel gün, 1955 yılında Türkiye de de kutlanmaya başlar.İşte o günden sonra bu bir gelenek olmuş ve Mayıs ın 2. Pazar günü Anneler Günü olmuş.
Görüldüğü gibi anneler günümüz de yabancı menşeli. Hıristiyanların kutsal günü olan Pazar günü olması da dikkate şayandır. Burada eleştirip karşı olduğumuz bu adetin batıdan gelmiş olması. Annemizin yılda bir gün hatırlanmasına karşıyız. Ve aslına bakıyoruz Hıristiyan kültürünün bir parçası olduğunu görüyoruz. Halbuki biz müslümanız. Müslüman her gün annesini anacak, hal hatırını soracak, ona ihsanda bulunacak, hatta öf bile demeyecek. Çünkü bu Allah ın ikazıdır.
Anne-baba hakkı hususunda Kuran çok ciddi uyarılarda bulunuyor. Öyle ki Allah a kulluktan hemen sonra Anne-babaya ihsan emrediliyor. Rabbin ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme, onları azarlama onlara güzel söz söyle, onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı.(İsra 23-24) Bu iki ayette de görüldüğü gibi Allah a kulluk ve hemen ardından ana babaya iyilik emrediliyor. Demek ki o kadar mühim. Efendimiz(sav) in ifadesiyle anne-babamız bizim ya cennetimiz ya da cehennemimizdir.Nitekim O(sav) Anne babasından birisinin veya ikisinin ihtiyarlık haline yetişip de cennete giremeyen kimsenin burnu yere sürtünsün diyerek bu gerçeği dile getirmiştir.
Bizim dünyaya gelmemizin sebebi annemizin ne zorluklar çektiğini de Kuran şöyle anlatıyor: Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır... (Lokman 14) Sahabeden biri Benim kendisine hizmet ve ülfet etmeme, insanlar içinde en layık ve en çok hakkı olan kimdir, diye sorduğunda Efendimiz(sav) üç defa annendir buyurduktan sonra dördüncü defa sorulduğunda babandır buyurmuştur.
Bu hadisten anlıyoruz ki anne hakkı baba hakkından önce geliyor. Tabiri caizse anneler 3-1 önde oluyorlar bu konuda. Çünkü Efendimiz dördüncü kez babandır buyuruyor ama ondan önce tam 3 kez annendir buyurmuşlardır. Cennet belki de bu yüzen annelerin ayakları altındadır.
Efendimiz e Allah katında en sevgili amel hangisidir diye sorulunca Efendimiz (sav): Vaktinde kılınan namazdır buyurur. Sonra hangisidir denince de Anne babaya iyilik etmektir buyurmuştur. Sonra hangisidir denince de Allah yolunda cihad etmektir şeklinde cevap vermiştir. Dikkat edilirse CİHAD bile anne-babaya iyilikten sonra gelmektedir.
Bütün bunları göz önüne alarak şunu söyleyebiliriz. Annelerimizin sevgisi bir güne hapsedilemez. Daha dünyaya gelmeden 9 ay kahrımızı çeken annelerimiz dünyaya geldikten sonra da nice sıkıntılara katlanarak bizi büyütür. Yemez yedirir, giymez giydirir. Kundaktayken nice uykusuz geceler geçirir. Bize düşen bütün bunları düşünerek onlara hürmette kusur etmemek, onlara iyilikte bulunmak ve hayır dualarını almaktır.
Sizce Mayıs ın ikinci pazarı neden anneler günü oluyor, Merak ettiniz mi, Ben ettim. Bir araştırdım baktım ki ucu Sevgililer Gününde olduğu gibi Hıristiyan kültürüne dayanıyor. Özetle Anneler Günü da bize yabancı. Yabancı olması Annelere sadece bir gün ayırıp diğer günlerde unutturulmasından belli. Annelerin günü mü olurmuş Bütün günler annelerimizindir.
Peki nerden çıktı bu Anneler Günü,
Tarih 1905.Yer ABD. Anna Jarvis (D.1864) isimli bir kadın 9 Mayıs 1905 te (Mayıs ın 2.Pazarı) annesini kaybeder. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediğine inanan ve bunun ezikliğini duyan Jarvis, 2 yıl sonra Mayıs ın ikinci pazarında, arkadaşlarını evine çağırır ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açar. İlk anneler günü Anna Jarvis in annesinin 20 yıl boyunca haftalık dini dersler verdiği bir kilisede, 10 Mayıs 1908 de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlanır. ABD de, 8 Mayıs 1914 te Mayıs ın 2. pazarı Anneler Günü olarak resmen ilan edilir. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu özel gün, 1955 yılında Türkiye de de kutlanmaya başlar.İşte o günden sonra bu bir gelenek olmuş ve Mayıs ın 2. Pazar günü Anneler Günü olmuş.
Görüldüğü gibi anneler günümüz de yabancı menşeli. Hıristiyanların kutsal günü olan Pazar günü olması da dikkate şayandır. Burada eleştirip karşı olduğumuz bu adetin batıdan gelmiş olması. Annemizin yılda bir gün hatırlanmasına karşıyız. Ve aslına bakıyoruz Hıristiyan kültürünün bir parçası olduğunu görüyoruz. Halbuki biz müslümanız. Müslüman her gün annesini anacak, hal hatırını soracak, ona ihsanda bulunacak, hatta öf bile demeyecek. Çünkü bu Allah ın ikazıdır.
Anne-baba hakkı hususunda Kuran çok ciddi uyarılarda bulunuyor. Öyle ki Allah a kulluktan hemen sonra Anne-babaya ihsan emrediliyor. Rabbin ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme, onları azarlama onlara güzel söz söyle, onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı.(İsra 23-24) Bu iki ayette de görüldüğü gibi Allah a kulluk ve hemen ardından ana babaya iyilik emrediliyor. Demek ki o kadar mühim. Efendimiz(sav) in ifadesiyle anne-babamız bizim ya cennetimiz ya da cehennemimizdir.Nitekim O(sav) Anne babasından birisinin veya ikisinin ihtiyarlık haline yetişip de cennete giremeyen kimsenin burnu yere sürtünsün diyerek bu gerçeği dile getirmiştir.
Bizim dünyaya gelmemizin sebebi annemizin ne zorluklar çektiğini de Kuran şöyle anlatıyor: Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır... (Lokman 14) Sahabeden biri Benim kendisine hizmet ve ülfet etmeme, insanlar içinde en layık ve en çok hakkı olan kimdir, diye sorduğunda Efendimiz(sav) üç defa annendir buyurduktan sonra dördüncü defa sorulduğunda babandır buyurmuştur.
Bu hadisten anlıyoruz ki anne hakkı baba hakkından önce geliyor. Tabiri caizse anneler 3-1 önde oluyorlar bu konuda. Çünkü Efendimiz dördüncü kez babandır buyuruyor ama ondan önce tam 3 kez annendir buyurmuşlardır. Cennet belki de bu yüzen annelerin ayakları altındadır.
Efendimiz e Allah katında en sevgili amel hangisidir diye sorulunca Efendimiz (sav): Vaktinde kılınan namazdır buyurur. Sonra hangisidir denince de Anne babaya iyilik etmektir buyurmuştur. Sonra hangisidir denince de Allah yolunda cihad etmektir şeklinde cevap vermiştir. Dikkat edilirse CİHAD bile anne-babaya iyilikten sonra gelmektedir.
Bütün bunları göz önüne alarak şunu söyleyebiliriz. Annelerimizin sevgisi bir güne hapsedilemez. Daha dünyaya gelmeden 9 ay kahrımızı çeken annelerimiz dünyaya geldikten sonra da nice sıkıntılara katlanarak bizi büyütür. Yemez yedirir, giymez giydirir. Kundaktayken nice uykusuz geceler geçirir. Bize düşen bütün bunları düşünerek onlara hürmette kusur etmemek, onlara iyilikte bulunmak ve hayır dualarını almaktır.
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER








