DOĞANKENT21,0 °C

Hz. Peygamberin Şikayeti

Recep ŞAHAN / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Efendimiz(sav)in dünyayı şereflendirmelerinin 1439. yılındayız. Aynı zamanda Kuran ın doğumunun da 1400. yılındayız. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu seneki Kutlu Doğum haftasının ana konusunu Kuran olarak ilan etti.
Hemen şurasını belirtelim bugün dünyada en çok okunan kitap Kuran ama en az anlaşılan kitap da Kuran. Bu da gösteriyor ki Kuran a olan çarpık bakışımız değişmeli. Artık Kuran ı ölü kitabıolmaktan çıkarmanın zamanı geldi. Ne gariptir ki hep ölülere okuyup durduğumuz Yasin Suresinde bile Kur’an’ın dirileri uyarmak üzere indirildiği haykırılıyor. Ayetin meali şöyle: (Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).[Yasin36/70]
Efendimiz(as) in ümmetine olan düşkünlüğünü biliriz. Bunu kendi hayatında açıkça gördüğümüz gibi Kuran da da açıkça görebiliyoruz. “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.[Tevba9/128]
Ancak Kuran da öyle bir ayet var ki Efendimiz(sav) ümmetini açıkca Allaha şikayet ediyor. Ümmetine düşkün(harisün aleyküm) , müminlere karşı çok şefkatli ve merhametli( Raufur Rahim) olan Efendimiz bu ayette ümmetinden şikayet ediyor. Hem de hangi konuda bir bakın. Ayetin mealine birlikte bakalım:
Ve (o gün) Rasul diyecek ki: Ya rabbi, Benim kavmim bu Kuran a devri geçmiş,terk edilmiş bir kitap muamelesi yaptı [Furkan25/30] Görüldüğü gibi Efendimiz ümmetinden şikayetçi, hem de Kuran hususunda şikayetçi.Ümmetin Kuran ı mehcur bırakmasından şikayetçi.Ümmetin Kuran a hicret edecek yerde Kuran dan hicret etmesinden şikayetçi.Dikkat edelim Efendimizin ümmetini şikayet ettiği başka bir yer yoktur.
Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde bir kez daha anlıyoruz ki kurtuluş reçetemiz Kur’an. Ve tabi Kuran ı bize tebliğ eden Hz.Peygamber(sav). Elimizde hazine var ama farkında değiliz. Bizi karanlıklardan aydınlığa çıkaracak, önümüzü aydınlatacak,her türlü sıkıntılarımıza ilaç olacak bir hazine.İşte bu hazinenin adı Kuran.
Ne hazindir ki bugün Kuran ı defalarca hatmettiğini söyleyen birisi faiz yemeğe devam edebiliyor. Kız çocuklarına mirastan pay vermiyor.Ticaretinde dürüst değil.Terazisi doğru tartmıyor,metresi eksik ölçüyor. Ama Kuran da okuyor.Bu nasıl Kuran okumaksa, Demek ki Kuranı sadece yüzüne okuyor. Kuran ın hükümleri onu pek de alaka etmiyor.
Bu tip düşünenlere göre kuran tarihi ve kutsal bir kitaptır. Evimizin baş ucunda yüksekçe bir yerde kılıf içinde asılıdır. Ramazanlarda, bayramlarda indirilip okunur, hatmedilir.Ya da bir hocaya hatim siparişi verilir. Halbuki Kuran bir hazineydi değil mi, Dünyada rotamızı düzelten, bize düzgün koordinat veren bir hazine. Bu hazinede hem dünyamızı hem ölümsüzlük yurdumuzu mamur edecek ölçüler var değil mi? Hayatımızın her alanına müdahale eden, iktisadi, ictimai, ailevi vs her konuda söyleyecek bir sözü var Kuran ın. Şurasını hiç ama hiç unutmayalım Kuran ın sebeb-i nüzulü İNSANDIR. Kuran insan için inmiştir. Ama insan ona mesafeli durursa Ondan ne kadar istifade edebilir ki, Zira kendi ifadesiyle Kur an takva sahipleri için yol göstericidir.
Şimdi Efendimizin Kutlu Doğumunu idrak ettiğimiz bu günlerde bir kez daha düşünelim. Hayatımıza Kuranla yeni bir format atalım. Bozulan alanlarımızı Kuranla ve Efendimizin sünnetiyle tamir edelim.

Okunma: 641
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER