
FİTNE
kurugeris@hotmail.com
Geçenlerde Mevlid vesilesiyle bir kardeşimizin evinde bulunuyorduk. Kur an-ı Kerim ve mevlid-i şerif okunduktan sonra dua faslından önce 3 tane hadis-i şerif okudum. O hadislerden birisinden Hz. Peygamber devrinde kadınların vakit namazlarına cemaate devam ettikleri anlaşılıyordu.
Hemen sordum: Peki bugün neden kadınlarımız camiye namaza gelmezler Yoksa günümüz kadınları Hz. Peygamber devrindeki kadınlardan daha mı takvalılar Aslında verilecek cevabı da biliyordum ama bakalım ne cevap verilecek dedim ve yukarıdaki soruyu sordum. Cevap: FİTNE…
Bugün kadınlarımızın camide namaza devam etmemelerinin sebebi bulunmuştu Ancak burada net olmayan bir durum var.Kadınlar mı fitne yoksa devir fitne devri,ahir zamandayız, kadınlarımızın camiye gidip-gelirken can ve namus emniyeti yok.O yüzden camiye gitmiyorlar.İşte burası net değil.
Zaten bu cevabın verileceğini bekliyordum. Bu cevabı alınca dedim ki Orada duralım. Bunda ne kadar samimiyiz bir test edelim. Hemen şimdi. Bugün sosyal hayatımızda kadınlarımız çarşı-pazar rahatça dolaşırken, dolmuşa-otobüse binip seyahat ederken, düğüne, festivale giderken fitne aklımıza gelmez. Ama camiye gelince her nedense FİTNE aklımıza gelir, mahremiyet duygularımız kabarır. Bu da bu konuda tutarsız ve samimiyetsiz olduğumuzu gösteriyor.
Demek ki camiye-cemaate gitmemeye bir kılıf bulmuşuz kendimizi onunla avutup duruyoruz. Peki gerçek ne Rasulullah devrinde kadınlar bu hususta nasıl davranırlardı. Biz ona bakalım. Bizim için bağlayıcı olan da onun bunun ne dediği değil, Kur an ın ve Sünnetin ne buyurduğudur. O zaman bakalım Efendimiz devrinde fotoğraf nasıldı?
Efendimiz devrinde kadınlar da tıpkı erkekler gibi mescide gelip gidiyorlar. Kadınlar Mescitte vakit namazlarıyla beraber Cuma ve bayram namazlarını da kılıyorlardı. Hatta özel günlerinde kadınların bayram namazına gelmeleri ve cemaatin gerisinde durarak tekbirlere iştirak etmeleri tavsiye ediliyordu. (Buhari, ideyn, 15) Şu Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz ki o devirde kadınların camiye gidip gelmelerinde her hangi bir sakınca görülmemiştir.
Kadınları mescitte namaz kılmaktan menetmeyiniz (İbn Mace, Sunne, 2) Kadınların mescitlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır. (Müslim, Salat, 134–137), Kadınlarınız gece mescide çıkmak için izin istediklerinde onlara izin verin (Müslim, Salat, 139), Kadınlar cemaate katılmak istediklerinde, koku sürünmesinler. (Müslim, Salât, 141) Görülüyor ki, mescitler kadınlara her zaman için açıktı. [Ayrıca Bkz. Tecrid-i Sarih Tercümesi,I, 98-99, II, 222-223, 311, 510-511, 891]
Bugün sosyal hayatımızda sokaklarımız örtülü ve örtüsüz kadınlarla doludur. Bu durumda kadınların örtülü olarak camiye gitmeleri fitne sebebi olarak gösterilemez. Aksine bunun faydası daha çoktur. Çünkü camiye ve cemaatle namaza devam, çocukların eğitiminden birinci derecede sorumlu olan annelerin ve anne adaylarının dinî bilgi ve şuurlarını takviye eder.
Hz.Ümmü Seleme anlattığına göre Hz. Peygamber mescitte namazın sonunda selam verince kadınlar, Hz. Peygamber selamı tamamlar tamamlamaz kalkarlar, Hz. Peygamber de ağırdan alır, kalkmadan önce birazcık beklerdi (bk. Tecrid-i Sarih Tercümesi, II, 891).
Yine Efendimiz(sav) bir sabah namazında birinci rekatte 60 ayet okuduğu halde, ikinci rekatte bir çocuk ağlaması işiterek en kısa surelerden biriyle namazı tamamlıyor. Allah Rasulün’e bunun sebebi sorulunca şu cevabı veriyor: Bir çocuk ağlaması duydum ve annesine eziyet vermeyeyim diye hemen namazı kısa tuttum. (Nesai, Kıble 35).Bu hadis bize ne anlatıyor O’nun çocuklara olan şefkati bir yana sabah namazında bile camide cemaatte kadın olduğunu anlıyoruz.
Kaynaklarımıza baktığımızda Namazlar dışında da kadınların cami ile iç içe olduğunu anlıyoruz. Efendimiz namazlardan sonra mescitte, inen ayetleri tebliğ ediyor ve arkadaşlarına açıklıyordu. İnen ayetler müzakere ediliyordu. İşte bu sohbetlere kadınlar da katılıyor, hatta sorular da soruyorlardı. (Buhari, İlim, 41) Daha da ilginci Ashabın kadınlarından gelen talep üzerine efendimiz(sav) kadınlara yönelik özel sohbet günü bile ayarlamış ve onlara sohbet etmiştir. Medine’nin kadınlarının Ey Allah’ın Resulü, erkekler Sizi dinleyip Sizden istifade etme konusunda bizi geçtiler. Bize de müstakil bir gün ayırsanız şeklindeki talebi üzerine Efendimiz(sav) kadınlara bir gün verdi. Efendimiz(sav) O belirli günde onlara nasihat eder ve bazı emirlerde bulunurdu. (Buhari, İlim 36) Yine O(sav) bir Ramazan bayramında, hutbeyi okuduktan sonra, bulunduğu yerden inip kadınların yanına gitmiş ve onlara vaaz etmiştir. (Ebu Davud, Salat, 242) Bu da gösteriyor ki Efendimiz devrinde kadınlar bayram namazı için mescitte bulunuyorlardı.
Kadınların camilerde sohbet ve hutbeleri dinlemeleri Efendimiz(sav)’den sonra Hulefa-i Raşidin devrinde de devam etti. Bir gün Hz. Ömer minberde iken kadınlara verilen mehirlere kısıtlama getirmeden bahsetti. Mescitte bulunan kadınlardan biri kalkıp Hz. Ömer e itiraz etti. Hem itiraz etti hem de Ömer in fikrini ayetten delil getirerek çürüttü. İşte bu örnek bile tek başına o devirde kadınların cami ile iç içe olduğunu, bir kadının devlet başkanına bile rahatça itiraz edebildiğini gösteriyor.
Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidin devrine baktığımızda kadınlarımızın cami ve cemaatle iç içe olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugünkü durumun sebebi bizatihi dinin kendisi değildir. Anarşi ve terörün arttığı dönemlerde verilen fetvalar her devirde şartlara bakılmaksızın uygulanmaya kalkılınca neticede dini hayattan kadınlarımız soyutlanıyor. Ama son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde bu kırılıyor. Mesela Giresun Seyit Vakkas Camiinde kadınlarımız Cuma vaazını dinleyip Cuma namazını rahatlıkla kılabiliyorlar. Yine Espiye Merkez Camiinde kadınlar vakit namazlarını cemaatle kılıyorlar.
Hemen sordum: Peki bugün neden kadınlarımız camiye namaza gelmezler Yoksa günümüz kadınları Hz. Peygamber devrindeki kadınlardan daha mı takvalılar Aslında verilecek cevabı da biliyordum ama bakalım ne cevap verilecek dedim ve yukarıdaki soruyu sordum. Cevap: FİTNE…
Bugün kadınlarımızın camide namaza devam etmemelerinin sebebi bulunmuştu Ancak burada net olmayan bir durum var.Kadınlar mı fitne yoksa devir fitne devri,ahir zamandayız, kadınlarımızın camiye gidip-gelirken can ve namus emniyeti yok.O yüzden camiye gitmiyorlar.İşte burası net değil.
Zaten bu cevabın verileceğini bekliyordum. Bu cevabı alınca dedim ki Orada duralım. Bunda ne kadar samimiyiz bir test edelim. Hemen şimdi. Bugün sosyal hayatımızda kadınlarımız çarşı-pazar rahatça dolaşırken, dolmuşa-otobüse binip seyahat ederken, düğüne, festivale giderken fitne aklımıza gelmez. Ama camiye gelince her nedense FİTNE aklımıza gelir, mahremiyet duygularımız kabarır. Bu da bu konuda tutarsız ve samimiyetsiz olduğumuzu gösteriyor.
Demek ki camiye-cemaate gitmemeye bir kılıf bulmuşuz kendimizi onunla avutup duruyoruz. Peki gerçek ne Rasulullah devrinde kadınlar bu hususta nasıl davranırlardı. Biz ona bakalım. Bizim için bağlayıcı olan da onun bunun ne dediği değil, Kur an ın ve Sünnetin ne buyurduğudur. O zaman bakalım Efendimiz devrinde fotoğraf nasıldı?
Efendimiz devrinde kadınlar da tıpkı erkekler gibi mescide gelip gidiyorlar. Kadınlar Mescitte vakit namazlarıyla beraber Cuma ve bayram namazlarını da kılıyorlardı. Hatta özel günlerinde kadınların bayram namazına gelmeleri ve cemaatin gerisinde durarak tekbirlere iştirak etmeleri tavsiye ediliyordu. (Buhari, ideyn, 15) Şu Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz ki o devirde kadınların camiye gidip gelmelerinde her hangi bir sakınca görülmemiştir.
Kadınları mescitte namaz kılmaktan menetmeyiniz (İbn Mace, Sunne, 2) Kadınların mescitlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır. (Müslim, Salat, 134–137), Kadınlarınız gece mescide çıkmak için izin istediklerinde onlara izin verin (Müslim, Salat, 139), Kadınlar cemaate katılmak istediklerinde, koku sürünmesinler. (Müslim, Salât, 141) Görülüyor ki, mescitler kadınlara her zaman için açıktı. [Ayrıca Bkz. Tecrid-i Sarih Tercümesi,I, 98-99, II, 222-223, 311, 510-511, 891]
Bugün sosyal hayatımızda sokaklarımız örtülü ve örtüsüz kadınlarla doludur. Bu durumda kadınların örtülü olarak camiye gitmeleri fitne sebebi olarak gösterilemez. Aksine bunun faydası daha çoktur. Çünkü camiye ve cemaatle namaza devam, çocukların eğitiminden birinci derecede sorumlu olan annelerin ve anne adaylarının dinî bilgi ve şuurlarını takviye eder.
Hz.Ümmü Seleme anlattığına göre Hz. Peygamber mescitte namazın sonunda selam verince kadınlar, Hz. Peygamber selamı tamamlar tamamlamaz kalkarlar, Hz. Peygamber de ağırdan alır, kalkmadan önce birazcık beklerdi (bk. Tecrid-i Sarih Tercümesi, II, 891).
Yine Efendimiz(sav) bir sabah namazında birinci rekatte 60 ayet okuduğu halde, ikinci rekatte bir çocuk ağlaması işiterek en kısa surelerden biriyle namazı tamamlıyor. Allah Rasulün’e bunun sebebi sorulunca şu cevabı veriyor: Bir çocuk ağlaması duydum ve annesine eziyet vermeyeyim diye hemen namazı kısa tuttum. (Nesai, Kıble 35).Bu hadis bize ne anlatıyor O’nun çocuklara olan şefkati bir yana sabah namazında bile camide cemaatte kadın olduğunu anlıyoruz.
Kaynaklarımıza baktığımızda Namazlar dışında da kadınların cami ile iç içe olduğunu anlıyoruz. Efendimiz namazlardan sonra mescitte, inen ayetleri tebliğ ediyor ve arkadaşlarına açıklıyordu. İnen ayetler müzakere ediliyordu. İşte bu sohbetlere kadınlar da katılıyor, hatta sorular da soruyorlardı. (Buhari, İlim, 41) Daha da ilginci Ashabın kadınlarından gelen talep üzerine efendimiz(sav) kadınlara yönelik özel sohbet günü bile ayarlamış ve onlara sohbet etmiştir. Medine’nin kadınlarının Ey Allah’ın Resulü, erkekler Sizi dinleyip Sizden istifade etme konusunda bizi geçtiler. Bize de müstakil bir gün ayırsanız şeklindeki talebi üzerine Efendimiz(sav) kadınlara bir gün verdi. Efendimiz(sav) O belirli günde onlara nasihat eder ve bazı emirlerde bulunurdu. (Buhari, İlim 36) Yine O(sav) bir Ramazan bayramında, hutbeyi okuduktan sonra, bulunduğu yerden inip kadınların yanına gitmiş ve onlara vaaz etmiştir. (Ebu Davud, Salat, 242) Bu da gösteriyor ki Efendimiz devrinde kadınlar bayram namazı için mescitte bulunuyorlardı.
Kadınların camilerde sohbet ve hutbeleri dinlemeleri Efendimiz(sav)’den sonra Hulefa-i Raşidin devrinde de devam etti. Bir gün Hz. Ömer minberde iken kadınlara verilen mehirlere kısıtlama getirmeden bahsetti. Mescitte bulunan kadınlardan biri kalkıp Hz. Ömer e itiraz etti. Hem itiraz etti hem de Ömer in fikrini ayetten delil getirerek çürüttü. İşte bu örnek bile tek başına o devirde kadınların cami ile iç içe olduğunu, bir kadının devlet başkanına bile rahatça itiraz edebildiğini gösteriyor.
Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidin devrine baktığımızda kadınlarımızın cami ve cemaatle iç içe olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugünkü durumun sebebi bizatihi dinin kendisi değildir. Anarşi ve terörün arttığı dönemlerde verilen fetvalar her devirde şartlara bakılmaksızın uygulanmaya kalkılınca neticede dini hayattan kadınlarımız soyutlanıyor. Ama son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde bu kırılıyor. Mesela Giresun Seyit Vakkas Camiinde kadınlarımız Cuma vaazını dinleyip Cuma namazını rahatlıkla kılabiliyorlar. Yine Espiye Merkez Camiinde kadınlar vakit namazlarını cemaatle kılıyorlar.
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER








