
Çanakkale Geçilmedi Mi
18 Mart 1915 tarihi şanlı tarihimizin önemli kilometre taşlarından birisidir. O gün, devam eden birinci cihan harbinin bir cephesi olan Çanakkale cephesinde bir destan yazdı kahraman Mehmetçiğimiz. Tarihe altın harflerle yazılan bu destanın adı Çanakkale Destanı dır. Çanakkale savaşı, fiilen 3 Kasım 1914 tarihinde başladı ve 9 Ocak 1916 tarihinde sona erdi. Çarpışmalar toplam 8,5 ay boyunca devam etti. Bu cephede yaklaşık 250 bin Mehmetçiğimiz şehid oldu. Bunların hepsi fiilen cephede şehid olanlar değildir. Bizzat cephede şehit olanların sayısı 55 bindir. Yaralı sayısı 100 bin, kayıp sayısı 10 bin, hastalıktan ölenlerin sayısı 21 bin, hastalıktan geriye gönderilenlerin sayısı 64 bin olmak üzere yaklaşık 250 bin Mehmetçiğimiz Çanakkale’de şehid olmuştur.
Haçlı dünyası bütün askeri imkanlarını kullanarak Hasta Adam dedikleri Osmanlı’ya son darbeyi vurarak tarih sahnesinden silmek üzere Çanakkale boğazına dayanmıştır. Ama Çanakkalede hiç ummadığı bir direnişle karşılaşmıştır. Neticede 250 bin Mehmetçiğimizin şehid olması pahasına da olsa Çanakkaleyi geçemediler.
İşte bu şanlı zaferin 95. yılını idrak ediyor, çeşitli etkinliklerle de kutluyoruz millet olarak. Ve bu kutlamalarda belki de en çok Çanakkale Geçilmez sloganını duyuyor olacağız. 95 yıl evvel geçilemedi Çanakkale ama bugün için aynı şeyi söylemek mümkün mü Bize göre hayır. Bugün Çanakkale Geçildi diyebiliriz rahatlıkla. Belki 18 Mart 1915 te geçilmedi Çanakkale. Belki topla tüfekle geçilmedi Çanakkale. Ancak düşman 95 yıldır boş durmayıp strateji değiştirerek Çanakkale yi başka yoldan geçmeyi denedi ve başardı da.Yani 95 sene evvel geçemediği Çanakkale yi şimdi çoktan geçtiler. Nasıl mı
Ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarında kişi başına tüketilen alkol 1 litre iken bugün kişi başına tüketilen alkol 20 litre olmuş ise, sadece sigara yüzünden-hem de yıllık 15 milyar dolar harcadığımız sigara yüzünden - yılda 100 bin insanımızı kaybediyorsak, sigara kullanma yaşı 11 e alkol kullanma yaşı 16 ya düşmüş ise Çanakkale nin geçilmediğini rahatlıkla söyleyebilir miyiz Şu tabloya bir bakalım: Türkiye de işlenen cinayetlerin % 85 i, boşanmaların % 80 i, ırza tecavüzlerin % 50 si, trafik kazalarının % 61 i alkol sebebiyle meydana geliyor. Ve Türkiye de 4 milyonu alkolik,13 milyon alkole meyilli olmak üzere 17 milyon kişi alkol pençesindedir. Bu tablo bize düşmanın top-tüfekle masraf yapıp ülkemize savaş açmasına gerek yok zaten uyuşturulmuş bir nesil yetişiyor dedirtiyor adeta.
Bu noktada manevi erozyona da dikkat çekmek durumundayız. Maneviyat bizi ayakta tutan en önemli unsurdur. Seyit Onbaşının 276 kiloluk top mermisini tek başına kaldırarak topa yerleştirmesini maneviyatsız, imansız nasıl izah edeceğiz? Seyit Onbaşı o top mermisini kaldırmadan önce La havle vela kuvvete illa bi llahi l-aliyyi l-azim duası dökülüyordu dilinden. Hem de sadece dilinden değil ta gönlünün derinliklerinden.Ki o gönül imanın merkez üssüdür. Ölürsem şehid kalırsam gazi inancı bugün ne kadar hakim bize. İmanı olmayan insan için bunun hiçbir önemi yok. Zira bu paye İslam’ın verdiği bir payedir. Allah yolunda ölürsen karşılığında sana cennet var. Şayet ölmez sağ kalırsan yine üzülme buna da gazilik payesi var diyor yüce dinimiz. Şimdi bir insanın imanı yoksa bunun ne önemi var Hiç. Öldükten sonrasına inanmayan bir insan cephede ne diye ölsün ki
Eskiden savaşlar topla-tüfekle olurdu. Ama artık bugün bunlara gerek kalmadı. Çok daha sinsi silahlarla ülkeler istila edilebiliyor. Haçlılar 95 sene evvel topla tüfekle geçemedikleri Çanakkale yi Kültürel istila ile geçtiler.250 bin şehidi gençlerimiz uyuşturucu ve alkol batağında yok olsunlar diye mi verdik Gençleri alkolün pençesinde olan bir millet geleceğe nasıl ümitle bakabilir Tv ler, gazeteler her gün Türk örf ve adetlerine uymayan yayınlarıyla hangi tarafta yer alıyor dersiniz Bu medya vasıtaları alkolü, uyuşturucuyu adeta özendirmiyor mu? Çıplaklık normal karşılanıyor artık. İçki içmek su içmek kadar tabii karşılanıyor.
Bütün bu tabloya bakarak şimdi Çanakkale’nin geçilmediğini söyleyebilir miyiz . Çanakkale de yazılan destan ile övünmek elbette hakkımız ama acaba bizde Çanakkale ruhu var mı? Bugün aynı durumla karşı karşıya kalsak ne olur Bugün bize düşen kendimize gelmemizdir. Milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş, alkol,uyuşturucu ve sigara gibi silahlardan–bizce kitle imha silahlarıdır- uzak bir gençlik yetiştirmek durumundayız.








