
Kuran Hizmetkarı Hz. Mevlana
kurugeris@hotmail.com
Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerinin vuslatının 736. yılını idrak ediyoruz.17 Aralık 1273 günü Rabbine vasıl olan Mevlana Hazretleri aradan yüzlerce sene geçmesine rağmen çağımızı aydınlatmaya devam ediyor. O, eskimeyen düşünceleriyle günümüz dünyasını aydınlatmaya devam ediyor.
Onun hakkında konuşan herkes kendi penceresinden bakarak onu anlatıyor ki bu da körün fil tarifine benziyor.Ve bazen de çarpıtılarak anlatılıyor Hz. Mevlana. Mesela Bin kere bozmuş olsan da tövbeni yine gel çağrısını günahlardan arınma şeklinde anlamak yerine günaha teşvik olarak anlamak gibi. Bugün Mevlana denince bu klişeleşmiş cümle ile O nun sevgi ve barış insanı olduğu akla geliyor. Çünkü bu iki yönü öne çıkarılarak O nun Kur an ve Hz. Muhammed aşığı olduğu gerçeği hasır altı edilmek isteniyor.Ancak Hz. Mevlana ya ait şu dizeler bu gerçeği en bariz şekilde ifade ediyor:
Ben, canım var oldukça Kur an ın, hadimiyim
Hazret-i Muhammed in kademinin türabıyım
Kim bundan gayri bir şey naklederse benden
Biline ki, o sözden de, söyleyenden de bizarım
Kur an ın hizmetkarı , Hz. Muhammed in ayağının tozu olan bir Hz. Mevlanaâ€¦İşte Mevlana nın kökleri bu iki kaynak.Mevlana yı Mevlana yapan Kur an ve Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed.Dolayısıyla Kur an sız ve Muhammed siz bir Mevlana dan söz edilemez.
Bu hususları kısaca vurguladıktan sonra Hz. Mevlana nın beni en çık etkileyen yönüne değinmek istiyorum. Biliyorsunuz O nun ölümü vuslattır. Vuslat kavuşma demektir.Ölüm gecesine de Şeb-i Arus denilmektedir. Şeb-i Arus Farsça bir tamlamadır ki Düğün Gecesi demektir. Peki ne alaka? Ölüm ile Düğün iki tezat kavram değil mi?. Evet ölüm ve düğün iki zıd kavram.Birinde hüzün var diğerinde sevinç var mutluluk var.Fakat Ölüme Mevlana nın baktığı gibi bakarsanız bu iki kavramın tenakuz değil tenasüp içinde olduğunu görürüz.Çünkü Mevlana ölümü vuslat/kavuşma olarak görür.Halbuki ölümde ayrılık var değil mi?Ama O ölümde vuslatı görüyor.Düğünde kavuşma vardır.Aşık maşukuna kavuşur.Gelin damat ile hayatını birleştirir.Yani bir kavuşma söz konusudur.İşte bir Hakk aşığı olan Mevlana Hazretleri de Hakk a aşık olduğundan ölüm ile maşuku olan Allah a kavuşacağını biliyor ve o sebeple ölüm gecesine Şeb-i Arus -Düğün Gecesi- diyor.
Evet engin düşünceleriyle çağları aydınlatmaya devam eden Hz. Mevlana 17 Aralık 1273 te Hakka vasıl oldu.Ve kendisinden sonra gelenlere şöyle vasiyet etti:
* Size gizli ve alenî Allah (c.c.) dan korkmanızı,
* Az yeminizi,
* Az uyumanızı,
* Az konuşmanızı,
* Günahlardan çekinmenizi,
* Oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi,
* Daima şehvetten kaçınmanızı,
* Avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak durmanızı,
* Kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. İnsanların hayırlısı insanlara
faydası dokunandır.
* Sözün en hayırlısı az ve öz olandır. Hamd, yalnız ve tek olan Allah a mahsustur."
Vuslatının 736. yılında O nu rahmetle anıyoruz.
Onun hakkında konuşan herkes kendi penceresinden bakarak onu anlatıyor ki bu da körün fil tarifine benziyor.Ve bazen de çarpıtılarak anlatılıyor Hz. Mevlana. Mesela Bin kere bozmuş olsan da tövbeni yine gel çağrısını günahlardan arınma şeklinde anlamak yerine günaha teşvik olarak anlamak gibi. Bugün Mevlana denince bu klişeleşmiş cümle ile O nun sevgi ve barış insanı olduğu akla geliyor. Çünkü bu iki yönü öne çıkarılarak O nun Kur an ve Hz. Muhammed aşığı olduğu gerçeği hasır altı edilmek isteniyor.Ancak Hz. Mevlana ya ait şu dizeler bu gerçeği en bariz şekilde ifade ediyor:
Ben, canım var oldukça Kur an ın, hadimiyim
Hazret-i Muhammed in kademinin türabıyım
Kim bundan gayri bir şey naklederse benden
Biline ki, o sözden de, söyleyenden de bizarım
Kur an ın hizmetkarı , Hz. Muhammed in ayağının tozu olan bir Hz. Mevlanaâ€¦İşte Mevlana nın kökleri bu iki kaynak.Mevlana yı Mevlana yapan Kur an ve Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed.Dolayısıyla Kur an sız ve Muhammed siz bir Mevlana dan söz edilemez.
Bu hususları kısaca vurguladıktan sonra Hz. Mevlana nın beni en çık etkileyen yönüne değinmek istiyorum. Biliyorsunuz O nun ölümü vuslattır. Vuslat kavuşma demektir.Ölüm gecesine de Şeb-i Arus denilmektedir. Şeb-i Arus Farsça bir tamlamadır ki Düğün Gecesi demektir. Peki ne alaka? Ölüm ile Düğün iki tezat kavram değil mi?. Evet ölüm ve düğün iki zıd kavram.Birinde hüzün var diğerinde sevinç var mutluluk var.Fakat Ölüme Mevlana nın baktığı gibi bakarsanız bu iki kavramın tenakuz değil tenasüp içinde olduğunu görürüz.Çünkü Mevlana ölümü vuslat/kavuşma olarak görür.Halbuki ölümde ayrılık var değil mi?Ama O ölümde vuslatı görüyor.Düğünde kavuşma vardır.Aşık maşukuna kavuşur.Gelin damat ile hayatını birleştirir.Yani bir kavuşma söz konusudur.İşte bir Hakk aşığı olan Mevlana Hazretleri de Hakk a aşık olduğundan ölüm ile maşuku olan Allah a kavuşacağını biliyor ve o sebeple ölüm gecesine Şeb-i Arus -Düğün Gecesi- diyor.
Evet engin düşünceleriyle çağları aydınlatmaya devam eden Hz. Mevlana 17 Aralık 1273 te Hakka vasıl oldu.Ve kendisinden sonra gelenlere şöyle vasiyet etti:
* Size gizli ve alenî Allah (c.c.) dan korkmanızı,
* Az yeminizi,
* Az uyumanızı,
* Az konuşmanızı,
* Günahlardan çekinmenizi,
* Oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi,
* Daima şehvetten kaçınmanızı,
* Avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak durmanızı,
* Kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. İnsanların hayırlısı insanlara
faydası dokunandır.
* Sözün en hayırlısı az ve öz olandır. Hamd, yalnız ve tek olan Allah a mahsustur."
Vuslatının 736. yılında O nu rahmetle anıyoruz.
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER








