
Cami ve Çocuk
İslam medeniyetinin merkezinde cami vardır. Cami hayatın tam merkezindedir. İctimai hayat cami merkezli şekillenir. Nitekim Efendimiz (sav) Medine-i Münevvere’ye hicretlerinde daha Medine ye varmadan bir mescit inşa etmiştir ki Kur an da İlk günden temeli takva üzerine kurulan mescit.. (Tevbe 9/108) şeklinde anılmaktadır.
Efendimiz (sav) Medine ye vardıklarında ilk olarak Ashabıyla beraber Mescid-i Nebi nin inşasına başlamışlardır. Daha sonra da hemen Mescide bitişik şekilde bugünkü manada yatılı okul diyebileceğimiz Suffe yi inşa etmişlerdir. Ardından da Medine çarşısı kurulmuştur.
Buradan anlıyoruz ki İslam Medeniyeti bu üç ana unsur ile kurulur ve ayakta kalır. Bunlar; 1-Din, 2- Eğitim, 3- İktisat / Ticaret. Cami, dini; Suffe, eğitimi, ve Medine Çarşısı da İktisat ve ticareti temsil eder. Burada önemli bir nokta da Eğitimin cami ile beraber olması. İslam medeniyetinde eğitim hep cami ile beraber olmuştur. Yani cami aynı zamanda ilmin de merkezi konumunda olmuştur. Eski alimlerimiz derslerini hep mescitte okutmuşlar, camilerde ders halkaları oluşturmuşlardır. Bugün Türkiye de Camiler maalesef sadece namaz kılınan mekanlar olarak kullanılmaktadır. Ancak Yaz Kur an Kurslarının Camilerde açılması caminin aynı zamanda bir ilim merkezi olduğunu da hatırlatmaya başlatmıştır. Yine Diyanet İşleri başkanlığının 2010 yılından beri Camide Kur an Eğitimi programını başlatıp uygulamaya koyması da son derece yerindedir.
1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl hafta için Cami-Çocuk Buluşması ve Din Hizmetlerinde Gönüllülük temalarının işleneceğini duyurdu. Tüm Türkiye de bu günlerde cadde ve sokaklara Cami ve Çocuk Buluşması konulu afişler asıldı. Müftülüklerle Milli Eğitim Müdürlükleri koordineli bir şekilde çalışarak öğrencilerimize önceden belirlenen camileri gezdirecek, cami görevlileri onlara caminin işlevi ve kısa tarihçesi, Caminin bölümleri ve cami görevlileri konularında bilgiler verecekler.
Artık Camilerimizde çocuk cıvıltıları duymak istiyoruz. Sadece yaz mevsiminde değil senenin her gününde çocuklarımızı camide görmek istiyoruz. Bugün Camilerimizin cemaat profiline baktığımızda çoğunlukla yaşlı insanları görüyoruz. Gençlerimizi pek göremiyoruz. Bu din sadece yaşlılara mı indi. Gençlerin dine ihtiyacı yok mu. Bu yüzden camilerde gençlerimizi de görmek istiyoruz. Gerçi eskiye nazaran camilerde gençler daha fazla görülüyor ama yeterli değil.
Caminin süsü cemaattir. Camiyi inşa edip her tarafını süsleyip en pahalı halılarla ve en pahalı avizelerle donatmak camiye iyilik etmek noktasında yeterli değildir. Ya da camiye minare yapmak camiye karşı sorumluluğumuzu yerine getirdiğimiz anlamına gelmez. Allah ın mescitlerini, ancak Allah a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. (Tevbe 9/18) ayetindeki imar etmek sadece inşa etmek manasına gelmez. Ayetteki ya muru aynı zamanda ömür verir demektir. Kelime Türkçede kullandığımız ömür kelimesiyle aynı kökten gelir.
Camilere ömür vermek nasıl olur. Elbette sadece inşa etmekle olmaz.İnşa etmenin ötesinde oraları cemaatsiz bırakmamakla olur. Camilerin asıl süsü cemaattir. Camiler en güzel halılarla döşense, en pahalı avizelerle aydınlansa, en güzel tezyinatla donatılsa fakat içinde namaz kılacak cemaat yoksa o cami mahzundur. 29.09.2011
İRTİBAT:kurugeris@hotmail.com








