DOĞANKENT21,0 °C

Sigara ve Alkol

Recep ŞAHAN / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


Türkiye son yıllarda sigara ile mücadelede epey yol aldı. 1997 yılında sigara ile ilgili yasal bir düzenleme yapıldı. Bu düzenleme ile sigara içilen mekanlara  sınırlama getirildi. Mesela bundan önce şehirler arası otobüslerde sigara içilirdi. Otobüsün içi kahvehane gibi olur, içmeyenler de duman altı olarak bundan nasibini alırlardı. 1997 deki bu düzenleme ile bu yasaklandı. Ve vatandaşlarca da hemen benimsendi.Şimdi otobüslerimizde çok daha medenice yolculuklar yapıyoruz.

2009 yılına geldiğimizde sigara ile ilgili yeni ve daha radikal bir düzenleme yapıldı. Bu safer kahvehaneler dahil tüm kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaklandı. Sevindirici olan da bunun vatandaşlar tarafından kısa sürede benimsenip sosyal hayatta uygulanır hale gelmesidir. Yani bu hususta toplumsal bir mutabakat söz konusu. Bu arada basın yayın vasıtalarında da sigaranın zararlarına yönelik yayınlarda artış gözleniyor. Yine sigara tiryakilerinin sigarayı bırakmalarına yönelik piyasaya çıkan ürünlerin reklamı da sık-sık basında çıkıyor.

Sigaradan her yıl dünyada 5 milyon, Türkiye’de de 100 bin kişinin hayatını kaybettiği gerçeği göz önüne alınırsa bu düzenlemelerin çok yerinde olduğu ve daha da ilerletilmesi gerektiği rahatlıkla söylenebilir.

İnsan hayatı için son derece zararlı olan  ve bugün insanlığı tehdit eden bir diğer Zaralı da ALKOL. Her nedense bugün ülkemizde sigaraya gösterilen tepki alkole gösterilmiyor. Ya da o derece gösterilmiyor. Şayet bilhassa gençliğimizi korumak ve sağlıklı nesiller yetiştirmeğe yönelik olarak alkolle ilgili sınırlandırmalar, yasal düzenlemeler gündeme gelse birileri ayağa kalkıyor. Halbuki sigara nasıl toplum sağlığı için bir tehdit ise alkol de o kadar tehdit. Ve her geçen gün alkol tüketimi artıyor. Tedbir alınmaz ise alkolik toplum olacağız Allah korusun. 2006 yılının ilk altı ayında 453 milyon litre olan alkol tüketimi, 2009 yılının ilk altı ayında 536 milyon litreye yükselmiş iyi mi. Yine Cumhuriyetin ilk yıllarında kişi başına düşen alkol miktarı 1 litre iken 2009 yılında 20 litre olmuştur. Bugünkü verilere göre, cinayetlerin %85 i, boşanmaların %80 i, tecavüzlerin %50 si, trafik kazalarının %65 i alkol sebebiyledir. Ölümlü kazalarda ise alkolün payı %23.5  ile ilk sıradaki yerini alıyor.

Sigara ve alkol bugün kitle imha silahıdır aslında. Bunların sağlığa zararları artık malum.Olayın bir de dini boyutu var tabi.Hemen belirtelim Kur an ve sünnette sigara ila alakalı açık bir hüküm yoktur. Haramdır diyenler vücuda zararından dolayı bu hükme kıyasla varmışlardır. Haram değil mekruh  diyenler de Kur an ve Sünnette sarih hüküm olmadığından açıkça haramdır denemez demişlerdir. Bu noktada sigarayı dini zeminde tartışmak yerine sağlık zemininde ele alırsak daha faydalı olur.

Alkole gelince. Bu, hüküm bakımından sigaradan farklıdır. Niçin. Çünkü bu hususta Kur anda sarih hüküm vardır.  Ey iman edenler  (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Maide5/90). Ayetten anlıyoruz ki içki olsun kumar olsun şeytan işi birer pisliklerdir. Bir de burada alkol hususunda Kur an ın kullandığı kelimeye dikkat edelim. İçki için Hamr kelimesinin kullanılması önemlidir. Ki bu kelime  aklı öreten şey  demektir.  Demek ki alkol aklı devre dışı bırakıyor. Öyle olduğu içindir ki felaketleri beraberinde getiriyor. Yukarıda verdiğimiz bazı veriler de bunu açıkça ortaya koyuyor zaten.

1-7 Mart tarihleri arası Türkiye de Yeşilay Haftası olarak kutlanıyor. Bu sene de çeşitli faaliyetler yapılacak. Bu hususta sigaraya karşı verdiğimiz mücadeleyi alkole karşı da vermek zorundayız. Alkol yaşının 11 e kadar düştüğünü söylediğimizde  yok daha neler  diyeceksiniz ama maalesef bu gerçek. Bu arada biz de Doğankent Müftülüğü olarak geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de ilçe genelinde okullarımızda bir dizi konferanslar vereceğiz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin sağlıklı nesiller olması için elimizden geleni yapmak durumundayız.



Okunma: 515
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER