DOĞANKENT21,0 °C

Aşura Günü

Recep ŞAHAN / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt

Muharrem ayı ve bu ayın 10. günü olan Aşura Gününün İslam tarihinde çok mühim bir yeri vardır. Muharrem aynı zamanda Hicri yılın da ilk ayıdır. Bir adı da Şehrullahtır. Allahın ayı demektir ki İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.


Aşura Gününe Aşura denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmesinden dolayıdır. Farklı rivayetlere göre bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o gün de Cenab-ı Hak on peygamberine ( Hz. Nuh, Hz. Yunus, Hz. Adem Hz. Yusuf, Hz. İsa, Hz. Davud, Hz. İbrahim in Hz. Yakub, Hz. Musa, Hz. Eyyub ) on değişik ikram ve ihsan da bulunmasından dolayıdır.  


Aşura Orucu  


Aşura günü denince ilk akla gelen ibadet oruçtur. Muharrem ayı ve Aşura Günü Medine Yahudilerince de kutsal idi. Efendimiz Medine ye hicretlerinden sonra Aşura günü Yahudilerin oruç tuttuğunu gördü. Bu ne orucudur? Diye sordu. Yahudiler, Bugün Allahın Musayı düşmanlarından kurtardığı Firavun u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine Efendimiz(sav) de,


Biz, Musa nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. Diğer taraftan Aşura Günü yalnız Yahudilerce değil Mekke Müşriklerince de kutsal sayılırdı. Mekke müşrikleri de bu günde oruç tutarlardı. Bu hususta Hazret-i Aişe validemiz şöyle demektedir,
 Aşura, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Aşura gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı. (Buhari, Savm 69)


Sahabeden biri Peygamberimize geldi ve sordu, Ramazandan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz? Peygamberimiz (as), Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allahın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir buyurdu.(Tirmizi. Savm, 40)  Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.( İbni Mace. Siyam, 43.) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletiniifadeetmektedir.
Bu hadisin açıklamasında İmam-ı Gazali, Muharrem ayı Hicri senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir demektedir.


Bütün bu rivayetleri göz önünde bulundurularak şunu söyleyebiliriz. Müşriklere ve Yahudilere benzememek için, sadece Aşura Günü değil de Muharremin dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması daha isabetli olacaktır. Ya da Muharremin 9–10, 10–11 veya 9–10–11. günlerinde oruç tutabiliriz. Böylece 3 farklı seçeneğimiz olmaktadır ki en güzeli 9–10–11. günleri tutarak 3 gün oruç tutmaktır.


Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel adetlerin de yaşatılması isabetli olacaktır. Herkes imkanına göre ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunursa şüphesiz sevabını alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, müminin aile efradına Aşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.


Kerbela ve Aşura Günü


Aşura Güne sadece bu yönleriyle bilinmez elbette. Aşura gününün bu güzellikleri Kerbela faciası ile adeta karanlığa büründü. Efendimizin hicretlerinin 61.yılının Muharrem ayının 10. gününde Efendimiz(as)in torunu Hz. Hüseyin (r.a.) 55 yaşında Kerbela da hunharca Şehid edildi. Bizi derinden yaralamasının sebebi de şehid edenlerin de Müslüman olması. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu yürek yakan olay Hazret-i Hüseyin i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. İslam tarihine kara bir leke olarak geçen bu müessif hadise aradan yüz yıllar geçtiği halde hala içimizde sancı olarak durmaktadır. Ama olan olmuştur bize düşen bunlardan ders almak ve benzer hadiselere mahal vermemektir.


Özetle, 7 Ocak Çarşamba günü Aşura Günüdür. Bu mübarek günü sıradan bir gün gibi geçirmeyelim. İbadetle geçirelim. Bunun için mesela Salı-Çarşamba –Perşembe günleri oruç tutabiliriz. Özellikle terörist İsrailin ölüm yağdırdığı mazlum Filistinli kardeşlerimize dua edelim. Filistinli kardeşlerimiz için sivil toplum kuruluşlarının başlattıkları yardım kampanyalarına duyarsız kalmayalım. Bu bağlamda Türkiye Diyanet Vakfının 9 Ocak Cuma günü Türkiye deki tüm camilerde Cuma namazı sonrası yapacağı FİLİSTİNE YARDIM KAMPANYASINA katılalım. Unutmayalım Onlar bizim kardeşlerimiz ve bir katliama maruz kalıyorlar. Müminler ancak kardeştirler (Hucurat49/10) ayetini unutmayalım.


 


 


Okunma: 698
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER