
Şeb-i Arus
Mevlana Celaleddin Rumi hazretlerinin 737. vuslat yıl dönümünü kutluyoruz. Hz. Mevlana bundan tam 737 sene evvel 17 Aralık 1273 günü Hakk a vasıl oldu.Hz. Mevlana asırlar geçse de eskimeyen düşünceleriyle günümüz dünyasını aydınlatmaya devam ediyor.Onun hakkında konuşan herkes kendi penceresinden bakarak onu anlatıyor.Ve bazen de çarpıtarak anlatıyor. Mesela Bin kere bozmuş olsan da tövbeni yine gel çağrısını günahlardan arınma şeklinde anlamak yerine günaha teşvik olarak anlamak gibi.Ya da Mevlana yı hep sevgi ve barış eksenli anlatarak O nun bir Kur an ve Hz. Muhammed aşığı olduğu gerçeğini hasır altı etmek…Ona ait şu dizeler bu gerçeği en bariz şekilde ifade ediyor:
Ben, canım var oldukça Kur an ın, hadimiyim
Hazret-i Muhammed in kademinin türabıyım
Kim bundan gayri bir şey naklederse benden
Biline ki, o sözden de, söyleyenden de bizarım
Kur an ın hizmetkarı, Hz.Muhammed in ayağının tozu olan bir Hz. Mevlana…İşte Mevlana nın kökleri bu iki kaynak.Mevlana yı Mevlana yapan Kur an ve Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed.Dolayısıyla Kur an sız ve Muhammed siz bir Mevlana dan söz edilemez.
Diğer taraftan Mevlana nın beni derinden etkileyen bir yönü de şu. Biliyorsunuz Onun ölümü bir vuslattır. Kavuşmadır ki buna Şeb-i Arus denir. Şeb-i Arus Farsça bir tamlamadır.Düğün Gecesi demektir. Peki ne alaka. Ölüm ile Düğün iki tezat kavram gibi gözükmüyor mu, Evet aynen öyle.Fakat Ölüme Mevlana’nın baktığı gibi bakarsanız bu iki kavramın tenakuz değil tenasüp içinde olduğunu görürsünüz.Çünkü Mevlana ölümü vuslat olarak görür.Halbuki ölümde ayrılık var değil mi.Ama O ölümde vuslatı görüyor.Düğünde kavuşma (vuslat) vardır.Aşık maşukuna kavuşur.Gelin damat ile hayatını birleştirir.Yani bir kavuşma söz konusudur.İşte bir Hakk aşığı olan Mevlana Hazretleri de Hakk a aşık olduğundan ölüm ile maşuku olan Allah a kavuşacağını biliyor ve o sebeple ölüm gecesine Şeb-i Arus -Düğün Gecesi- diyor.
İşte ölüme Hz. Mevlana’nın baktığı yerden bakarsanız ölümün bir kavuşma olduğunu korkulacak bir şey olmadığını görürsünüz.Hz. Mevlana nın vuslatının yıl dönümünde onun hakkında bir çok kelam edilecek. Bakalım bu konuşmalarda Kur an hizmetkarı bir Mevlana bulabilecek miyiz. Bakalım Hz. Muhammed(sav) in ayağının tozu olan bir Mevlana dan bahsedilecek mi. Yoksa körün fil tarifi gibi mi olacak.
Vuslatının 737. yılında O nu rahmetle anıyoruz.









