DOĞANKENT25,4 °C

Bir Gökhan SARAÇ Vardı

Recep ŞAHAN / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt

Gökhan Saraçı kaybettik. Gökhan saraç ismi benim hayatımın son 20 senesinde hep var oldu. Ama artık aramızda yok Gökhan hocamız. Gökhan Hocamız 1988de geldi okulumuza. Espiye imam-hatip Lisesinde Coğrafya öğretmenimizdi. Ama O öğretmenden öte ağabeyimizdi.


Bize öğretmenlik Değil babalık yaptı. Onun dersini hep iple çekerdik. Yazılı imtihanları da kimseninkine benzemezdi. Onun yazılılarında kitap defter de serbest idi. Çünkü kitaptan soru sormazdı. Ezberciliği değil gerçek Bilgiyi, üşünüp kendi bilgilerimizle cevap vermeyi öretmişti bize. Gerek okul içinde, gerek okul dışında hep yanımızdaydı. Gece gündüz bizimle ilgilenirdi. Her sıkıntımıza ortak olurdu.


Yurtta kaldığımız zaman da başımızda O vardı. Hastalandığımızda başucumuzda o vardı. Hele Sabah namazına bir kaldırışı vardı hala gözlerimin önünde duruyor. Koğuşlarımıza gelir bizi öpüp gıdıklayarak namaza kaldırırdı. Birlikte cemaatle namaz kılardık. Namaza soğuk bir


Çok arkadaşımıza namazı da sevdiren odur.


 Kendisini hizmete ve öğrencilerine adamış gerçek bir Hak aşığı idi Gökhan hocamız. Gecede sadece 3 saat uyku uyuduğuna şahidim. O hem Espiye İ.H.L de derslere giriyor, hem akşamları Tekvando kursu veriyor hem de yurtta belletmenlik yapıyordu. Bu arada hem Espiye de he de Tirebolu da derslere giriyordu. Günleri dolu- dolu geçiyordu.


Bize hep Doğruluğu, dürüstlüğü, kardeşliği öğretmişti. Milli değerleri öğretmişti. Bir defasında derste Şeyh Şamil kimdir? Diye sormuştu. Kimse bilememişti Şeyh Şamilin kim olduğunu. Şeyh Şamili ilk defa o zaman duyuyorduk. Bunun üzerine O Şeyh Şamili bilmeyen dedesini ne bilir? Cümlesiyle kafamızda şimşekler çakmıştı.


Gökhan hocamız Sporu çok severdi. Zaten Tekvandocuydu kendisi. Bir Defasında bir arkadaşımızı omuzlarına alıp İmam-Hatibin 1. katından 5. katına çıkarmıştı.


Hocamızın hayatı ilimle, talebe yetiştirmekle geçti. Belki yüzlerce belki binlerce talebe yetiştirdi. Kimi öğretmen, kimi doktor, kimi imam, kimi müftü, kimi mühendis oldular ve şimdi ülkenin muhtelif yerlerinde hizmet ediyorlar.


Şu yalan dünyamızda 45 senesi olan Gökhan Hocamız artık ebediyete göçtü. Soğuk bir kış günü 29 Aralık pazartesi günü Hakka yürüdü. 30 Aralık Salı günü ikindi namazına müteakiben Trabzon Mersindeki evinin karşısında yolun altındaki ebedi istiraatgahına defnedildi.


Erimişti Gökhan Hocamız. Tabutunda bir çocuk gibi duruyordu. Nasıl erimesin? Uzun süredir Kanser denen bela ile uğraşıyordu. Onun da imtihanı buydu elbet. Hep sabrediyor ve tefekkür ediyordu. Her yanına gittiğimizde helalaşıyordu bizimle. Hakkımız sana helal olsun Hocam. Kabrin Pür nur, makamın cennet olsun hocam.


 


Okunma: 1743
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER