
Minada İsmail Olmak
16 Kasım Salı günü Kurban Bayramı. Tüm milletimize ve İslam Alemine mübarek olsun.
Kurban, yakınlık, yaklaşmak demektir. Kurban kesen kişi manen Allah a yakınlaşmış olur. Kurban, Yüce Allah a yakınlaşmak O nun rıza ve hoşnutluğunu kazanmak için kesilen hayvan ve bu maksatla yapılan ibadetin adıdır. Onun için Kurbanı sadece kesilen bir hayvan ve akıtılan kan olarak düşünmemek gerekir. Yüce yaratıcımız: Kurbanların ne etleri Allah a ulaşır ne de kanları, O na ulaşacak olan sadece sizin takvanız ve samimiyetinizdir (Hac,37) ayetiyle kurban ın sadece bir kan akıtma olmadığını vurgulamıştır.
Kurbanı iyi anlayabilmek için Hz. İbrahim e kadar gitmemiz lazım. Hz.İbrahim, Allah ın kendisine Salih bir evlat vermesi halinde onu Allah a kurban edeceğine dair söz verir. Yani adakta bulunur. Yıllar sonra Allah kendisine İsmail i verir. Ancak O bu sözünü unutur.Fakat Allah rüya yoluyla birkaç defa ona hatırlatır.Hz.İbrahim anlar ki bu bir vahiydir.Durumu oğlu İsmail e açar ve şöyle der: Yavrucuğum, Rüyada seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin. (Saffat 37/102) Buna mukabil oğul İsmail in cevabı tam bir teslimiyet timsalidir. Şöyle der Hz. İsmail: Babacığım, Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, (Saffat 37/102) Hz.İbrahim için bir tarafta Allah ın oğlunu kurban et emri diğer tarafta ciğerparesi İsmail. Ne müthiş bir imtihan.
Bu arada şeytan da boş durmaz. Önce Hacer validemize gelerek kocası İbrahim in oğlu İsmail i kesmeye gittiğini haber verir. Hacer validemiz bunu ona kim emretmiş deyince şeytan bunu ona rabbi emretmiş cevabını verir.Bunun üzerine Hacer validemiz, Pis şeytan,Rabbi emretmişse sana ne. Bana ne, diyerek şeytanı taşlar. İsmail (as) i de kandıramayan Şeytan son olarak, baba olabilmek için yıllarca bekleyen Hz.İbrahim in karşısına çıkar.Ki O nu oğlunu kurban etmekten vazgeçirerek Allah ın emrinden çevirmek ister.İşte Hz. İbrahim ise tuzağı fark eder ve bugün Hacıların Mina’da taşlama yaptıkları yerde şeytanı taşlayıp kovar.Bu olay Kur an da şöyle anlatılır:
Nihayet her ikisi de ( Allah ın emrine ) boyun eğip, İbrahim de onu ( kurban etmek için ) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik.“Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz, iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.Biz (İbrahim e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail i) kurtardık.(Saffat 103-107)
Neticede baba–oğul bu zorlu imtihandan başarıyla çıkarlar.İsmail teslimiyetiyle, İbrahim de Allah ım emrine uyarak ciğerparesini feda edebileceğini göstererek bu sınavdan tam not alırlar.Evlat sevgisi değil Allah sevgisi galip gelmiştir.Bütün bu hadiseler bugün Mekke de Haccın ifa edildiği yerlerden birisi olan Mina da meydana gelmiştir.
Kurban insana Allah için malını feda edebilmeyi öğretir. Kesilen bu kurbanın, Hz.İbrahim in en sevdiği yavrusunu Allah yolunda kurban edilmesinden bir bedel olduğu düşünülür. Kurban kesilirken, Allah ın verdiği mal ve evladın Onun yolunda engel değil ona yaklaştıracak vesile olduğunu düşünür.
Kurban, mali bir ibadet olmanın yanı sıra, kesilen hayvanların etlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması sonucunda toplum hayatını iyi yönde etkileyen bir ibadettir. Bu sebeple Kurban ibadetinin hem fert açısından hem de sosyal yönden birçok faydası vardır.
Kişi kurban kesmekle öncelikle Allah ın emrine, Hz. Peygamberin sünnetine uymuş olur. Nitekim Kuran-ı Kerimde Rabbin için namaz kıl kurban kes (Kevser 2) buyrulmaktadır. Kişi kurban kesmekle şunu simgesel olarak göstermiş olmaktadır: Hz. İbrahim in göstermiş olduğu itaate ben de hazırım. Rabbim uğruna gerekirse sevdiğim malımı ve yine gerekirse canımı vermeye hazırım.
Kişi Kurban kesmek suretiyle, bedenen yapmış olduğu ibadetleriyle beraber mali ibadetiyle de şükrünü yerine getirmektedir. İşte kurban, Allah ın verdiği nimetlerinden dolayı kendisine gösterdiğimiz bir şükür ifadesidir. Kurban kesen kişi bir taraftan bu İbrahimi bir teslimiyet ve fedakarlığı yerine getiriyor diğer taraftan da keseceği kurbanı fakir ve muhtaçlara dağıtarak sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerini göstermiş olmaktadır.
KESİMSİZ KURBAN: Kurban hususunda son bir hususu belirterek yazımıza son veriyorum. Kurban bir ibadettir. İbadetleri de biz değil Allah belirler. Peygamberler de uygulamasını ümmetlerine gösterirler. İbadetlerin formatını biz belirleyemeyiz. Kurbanın kurban olması için usulüne uygun olarak boğazlanması lazımdır. Kurbanı kesmeksizin bedelini fakire veya yardım kuruluşuna vermekle Kurban ibadetini yerine getirmiş olmayız. Fakirlere veya dernek ve vakıf gibi yardım kuruluşlarına bağışta bulunmak sadakadır. O da sevaptır ve faydalı bir davranıştır. Ancak bu davranış Kurban yerine geçmez. Dolayısıyla Kurban ibadetini yerine getireceksek kurban olabilecek hayvanları ya bizzat kesmemiz ya da vekalet vererek kestirmemiz lazım. 06.11.2010
Bu vesile ile Kurban bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Nice bayramlara…









