DOĞANKENT25,4 °C

Kürtaj

Recep ŞAHAN / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


Bir kardeşimiz elektronik posta yolu ile bir soru sormuş. Bu kardeşimizin sorusunu cevaplayıp kendisine gönderdik. Soruda bahsi geçen konu önemli ve dikkat edilmesi gereken bir husus olduğundan bu kardeşimizin sorusunu ve ona verdiğimiz cevabı siz okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. İsmini açıklamak istemeyen kardeşimizin sorusu şu:

Ben 15 haftalık bebeğimi aldırdım. Bebeğimin çok az rastlanan bir sakatlığı vardı ve en fazla 7 aya kadar yaşayabileceğini söyledi doktorlar. Birçok doktora gittim hepsi aynı şeyi söyledi. Bebeğimin cinsiyeti falan belli değildi. Ben de aldırmak zorunda kaldım. Şimdi merak ettiğim bebeğim benden öbür dünyada davacı olacak mı ve ben onu öbür dünyada görebilecek miyim. Allah içimi biliyor ben ondan hiç vazgeçmek istemedim. Lütfen yardımcı olun bana. Psikolojik olarak yıkılmış durumdayım. İlginize şimdiden teşekkürler.

Değerli kardeşim! Öncelikle geçmiş olsun ve başınız sağ olsun. Görüldüğü kadarıyla doktorlara bakarak yaklaşık 4 aylık bebeğin hayatına son vermişsiniz. Size bebeğin sakat doğacağını ve en fazla 7 ay yaşayacağını söylediler. Keşke bu işlemi yaptırmadan sorsaydınız. Nice vakalar biliyoruz ki doktorlar kesin sakat doğacak dediği halde anne bebeğini aldırmıyor ve çocuk sapa sağlam  doğuyor. Bunun bir çok örneği var. Kaldı ki sakat doğsa ne olur. Belki senin imtihanın da budur. Sırf sakat doğacak diye insan canına kıyılması doğru mu? O mantıkla şu anda özürlü milyonlarca insan var onları da öldürelim. Bu manada anne karnındaki cenini öldürme ile dünyaya gelmiş yavruyu öldürme arasında bir fark yoktur.

Diğer taraftan en fazla 7 ay yaşayacakmış!  Bu sadece doktorların tahmini ve iddiası. Yanılabilirler de isabet ettirebilirler de. Hem böyle bile olsa o zaman kendi normal yolla ölmüş olacak ve bir cinayet işlenmemiş olacaktı. Ama artık çok geç.

Şunu iyi bilelim:

İnsanın hayat hakkı, erkek spermi ile kadının yumurtasının birleşip döllenmenin  gerçekleşmesinden itibaren Allah tarafından verilmiş temel bir haktır. Artık bu safhadan itibaren anne-baba da dahil hiç kimsenin bu hakka müdahale etme hakkı yoktur. Artık hayat başlamıştır ve dokunulmazdır.

Günümüzde tıb sahasındaki ulaşılan bilgiler göstermektedir ki, cenin döllenmeden itibaren bir canlıdır. Aşama- aşama oluşum ve gelişimini tamamlayıp ilk birkaç haftadan itibaren organları teşekkül etmektedir. Uzmanlar anne karnındaki bebeğin 7. haftadan itibaren kalp atışlarının başladığını söylerler ki bugünün teknolojisi ile artık bu kalp atışını dinleyebiliyoruz.

Bazı alimler  120 günden veya 40 günden önce çocuğa ruh üfürülmediği için kürtajın caiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak bu muteber değildir. İslam alimlerinin çoğunluğunun görüşünü yansıtmamaktadır. Ceninin canlılığının, mahiyetini hiçbir zaman kavrayamayacağımız ruhun üflenmesiyle aynı şey olduğu düşünülemez. Bu ikisinin aynı şey olduğunu ileri sürerek kürtajın bu döneme kadar caiz olduğunu söylemek mümkün değildir.

Ancak annenin hayatını kurtarmak gibi tıbbî ve kesin bir zarûret ortaya çıkması halinde, anne karnındaki ceninin tıbbî bir müdâhale ile alınması caizdir. Fakat bu konuda uzmanlığına güvenilen bir tabibin karar vermesi gerekir.

Şimdi olan olmuş. Bir hata etmişsiniz. Bunda kasıt da yok sanırım.Yani bir nevi kendinizi zorunlu hissetmişsiniz.Ama hata-günah işlemişsiniz.Daha önce de söyledik bu iş olmadan hocalara sormalıydınız.Psikolojiniz alt üst olmuş.Bu saatten sonra yapmanız gereken tevbe edip af dilemek, göz yaşı döküp bol-bol secde etmek.Yani Yüce yaratıcımıza kendinizi affettirme gayretinde olmalısınız. Unutulmamalıdır ki Allah'ın şirk dışında affetmeyeceği günah yoktur. (Bkz. Nisa 4/48). Bebeğiniz sizden davacı olur mu. İnşallah olmaz. Onu görüp göremeyeceğinizi de bilemeyiz. Allah dilerse olur.15.10.2010



Okunma: 793
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER