DOĞANKENT25,4 °C

Panik Atak

Osman Ünal / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçim süreci, iki yıldan fazla bir zamanı gerisinde bırakarak ilerleyişini sürdürüyor. 2011 yılına biraz daha yaklaştıkça milletvekillerimizde bir panik atak havası gözlemliyoruz. Hemen vurgulamak gerekir ki seçim bölgenizin kalkınmasına, gelişmesine, ekonomik istikrarı yakalamasına yönelik ciddi ve kalıcı bir çalışma yapmazsanız bu durumu kaçınılmaz sonuç olarak hissetmek zorunda kalırsınız. Geçen zaman diliminde elbette bir şeyler yapılmış, yapılmak istenmiştir. Bu noktada haksızlık etmememiz gerektiğini biliyoruz. Giresun u insafsızca saran fakirlik prangası görüntüsünden hiçbir şey kaybetmeyince, yapılanların korkunç derecede yetersiz olduğunu, yapılmak istenilenler için ise çok geç kalındığını belirtmek durumundayız.
22 Temmuz la başlayan yeni dönemle birlikte, ilimizin mali yapısının güçleneceğini, halkımızın yaşam standardına kavuşacağını, yılların rutinleştirdiği geri kalmışlık psikolojisinin hafızamızı terk edeceğini düşünmüştük. Olmadı, umudu gerçeğe dönüştürüp hüsranı bir güzel kovalayamadık. Beklentilerimizi umut olmaktan çıkartacak girişimleri yapamıyoruz, bir türlü. Bu anlamda gardımızın sürekli düşük seyretmesi, Giresunluya itibar olumsuzluğu yaşatmakla kalmayıp halkımızın moral motivasyonunu ciddi manada zayıflatıyor. Yarınlara karamsar gözle bakmamızı bir şekilde önlemek gerekiyor diye düşünüyoruz. Umudunu yitiren, geleceğe güvenle bakamayan bireylerin sağlıklı bir topluma temel olmaları beklenemez. Günümüz konjektöründe, yatırıma yönelik girişimlerin başlama ve bitiş adresi nerden bakılırsa bakılsın başkenti gösteriyor. Dolayısıyla bu anlamdaki görev ve sorumluluğun herkesten çok başkente gönderilenlerde yargısı abartı sayılmamalı.
Hiç şüphe yok ki hepimizi acıtan ve üzen ekonomik fakirlik üzerimizden kaldırılsın diye teveccüh gösterip oy kullanıyoruz. Bizler bu yükümlülüğü yerine getirmek isterken Ankara ya vekil olarak gitme düşüncesinin altında hak arama, hizmetle buluşturma, vefa borcunu ödeme duygularının bulunmasını benimsiyoruz. Geriye doğru şöyle bir göz attığımızda ilimizin sahip olduğu ekonomik göstergeler vekil olma fikrine iyimser bir bakış açısı göstermemizi güçleştiriyor. Makalemi yazdığım şu saat itibariyle hiç kimse bizlere Giresun da her şeyin yolunda gittiğini, insanların halinden ziyadesiyle memnun olduğunu, esnafın gönlü hoş bir şekilde kepenk indirdiğini, sonuç itibariyle toplumda huzurlu bir yaşam şeklinin hüküm sürdüğünü söyleyemez. Böyle bir gerçek hakimken, vekillerimize verdiğimiz yetkiyi layıkıyla yerine getirdiniz dememiz mümkün değil, değerli okurlar.
22 Temmuz 2007 de yetki vererek Ankara ya uğurladığımız milletvekillerimiz şu günlerde sistemli bir strateji uyguladıklarına şahit oluyoruz. Alışık olmadığımız manevralar gerçekleştirip adeta her taşın altından çıkıveriyorlar. Gerek görsel gerekse yazılı basında hemen hemen her konuda demeç verme ihtiyacı duyarak boy gösteriyorlar. Neden acaba? Büyük Millet Meclisindeki oturumlarda yüzlerini görmeye hasret kaldığımız, söz alma hakkını kullanıp Topal Osman Ağa referansıyla Giresun gerçeğini dillendirmelerini beklediğimiz vekillerimiz bu haklı beklentimizi umursamaz bir duruş sergiliyorlar. Giresun ve Giresunlunun hakkını arama sorumluluğunu verdiğimiz vekiller, şimdi her yerde. Çok ilginç. Duymadığımız kadar duyuyor, görmediğimiz kadar görüyoruz her birini. Niçin acaba?
Hemen söyleyelim. Zaman daralıyor, menzile gidiliyor. Saatimizin yelkovanı onları da, bizleri de 2011 Temmuz una doğru hızla yaklaştırıyor. Giresun seçmeni sorgulama yeteneksizliğini kırıp neyle geldin, hani göster sorusunu mutlaka soracaktır. Ne söylenecek sözleri ne de gösterecekleri icraatları mevcut. Bu nedenle bütün vekillerde hizmet boşluğundan ortaya çıkan panik ve endişeli bir hal seziyoruz. Siyaset gül bahçesinde gezip eğlenme yeri, politika da dereyi geçene kadar etkili sözleri kendinden emin bir şekilde telaffuz etme sanatı değil. Türkiye nin göç verme şampiyonu daha halen Giresun ise, sergilenen siyasetin yetersizliği, üretilen politikaların yararsızlığı sonucuna rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Vesile olunan bir iki güzel icraata bel bağlayıp onlara sığınmak Giresun gerçeğini inkar etmek olur ki vekillerimizin böyle bir tutarsızlığa imza atacaklarına ihtimal vermiyoruz.
İki buçuk yıl gibi çok uzun bir zamanı geride bıraktık. Ancak ilimizin sorunlarını, sıkıntılarını, dertlerini ortadan kaldıracak kararlı girişim ve atılımları göremedik, göremiyoruz. Bu gerçekten yola çıkarak vekillerimizin yeniden aday olma fikrinde olduklarını sanmıyoruz. Aksi söylenirse eğer yani tekrar aday olacağım denilirse, bu yaklaşımı Giresun a, Giresunluya hakaret kabul ederiz. Yapılanlar yapılacak olanların teminatıdır çerçevesinden bakıldığında, tünelin ucundaki ışığı almakta zorlanıyoruz. Fındığımızın anavatanında rezil ve sefil oluşu vekillerimizin şapkalarını öne eğmeleri için yeterli bir sebep olsa gerek. İlimizle bütünleşen, yegane geçim kaynağımız olan kaliteli ürünümüzü sorun olmaktan çıkartamayanların bir dönem daha yetki istemeye hakları yok.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan Giresun Belediyesi teveccühünden gerekli mesajların alınmasını, bu sonucun erken uyarı olarak algılanmasını bir seçmen gözüyle bütün vekillerimizin dikkatine sunuyoruz. Bir şeyler yapmak için geç kalınmış olunsa da daha halen yeterli zamanın olduğu kanaati taşıyoruz. Verimsizliği, basiretsizliği örtmek için değil, Giresun a son dakika kazançları getirmek için hareketlenmenin, atağa kalkmanın bizce tam sırası. Saygı ve sevgiyle kalın. Görüşmek üzere…

Okunma: 460
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER