
Hadi Ordan Çakallar..
o28u@hotmail.com
Açılım saçmalığının ilk esintisi öylesine kahpece oldu ki, ihanet çukurunda bulunanlarla hiçbir şekilde iyi niyet çalışması yapılamayacağı bir kez daha görüldü. Ülke gündeminin adı olan açılım rüzgarı, pamuk ipliğine bağlı tüm olumlu beklentileri daha işin hemen başında silip götürdü. Sürpriz değil bu tabii ki. Senelerden beri Aslan Mehmetçiğin kanıyla beslenen vatan hainlerine yandaşlık yapanları, güven konusunu es geçip masaya oturtursak bu aziz milleti çıldırtan, kahreden kara görüntülere zemin hazırlamış oluruz.
Vatan haini kalleşlerin dönüşünü güya şova ve gözdağına çevirme düşüncesi, başta yüce meclisimizdekiler olmak üzere yandaş çakalların yıllardan beri ülkemizin başını ağrıtan, askerlerimizi şehit eden, cennet ülkemize karşı haince emeller besleyen, milletimizin huzurunu bozup bizi birbirimize düşürmeyi amaçlayan katillerin, ayrılmaz birer parçaları olduklarını gördük, izledik. Üç beş çapulcunun bertaraf edilemeyişindeki gerçek sebep ikili oynayan, düşüncelerinde hainlik yatan bu çakallar değil mi ki.
Milli duygularımızın azgın bir nehir gibi kabarıp taşmasına sebep olan hainlerin karşılanma rezilliği, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya yeten sabır zorlayıcı görüntüler. Vatan ve kutsal toprağı uğruna şahadet şerbetini içerek sonsuzluğa uğurlanan hiçbir Mehmetçik geri gelmez artık ama katilleri olan vatan hainleri inlerinden döndü ve aramızdalar. Namus borcu saydığı vatan bekçiliği görevini yerine getirmek için coşkuyla kışlaya uğurlanan yiğitlerimizi hayatlarının baharında vahşice mezara yollayan kahpeleri, otobüsler üzerinde turlatan bu açılım rezaletine isyan ediyoruz…
Devletimizin akan şehit kanını durdurmak için iyi niyetle yola çıktığından kuşku duymuyoruz. Ancak askerlerimize kurşun sıkanların koruyuculuğunu yapanlara karşı fazla saçılmamak gerekir, diye düşünüyoruz. Kaldı ki yandaş çakalların düşünce ve his itibariyle aynı ihanet fikirlerini paylaşan kalleşler olduğu bu kadar açıkken açılım rüyasına dalmak isabetli ve devlet sorumluluğu gerektiren bir durum mudur, tartışılır. Dağdan inen hainlerin karşılanma şovu, bu anlamda hiçbir şüpheye yer vermeyecek belge niteliğindeki görüntülerle dolu. Gencecik fidanlarımızı alçakça katleden hainlere, çiçekler attıran bu açılım fiyaskosunu YARADAN a havale ediyoruz…
Asıl kahramanlar şehitlik mertebesine erip kara toprakta yatan aslan delikanlılarımız. Analar, babalar, ablalar, agabeyler, eşler, çocuklar ve yarlar nezdinde ülkem ağlarken, kınalı kuzularımıza kahpece kurşun atan vatan hainleri, kahraman!!! edasıyla kucaklanıyor. Samimiyetten uzak muhataplar, güven vermeyen yandaşlar, ruhu gibi benzi de kararmış alçakların hemen yanı başında boy gösterisi yaparken eş başkan dedikleri sinsi yılan da dayanamayıp timsah gözyaşları döküyor. Dag itlerinin şehre inişlerini karnavala çevirten, bu açılım serüvenini nefretle kınıyoruz…
Vatana ihanette sınır tanımayan çapulcuların açılım dahilinde tanıklık ettiğimiz karşılama şımarıklığı gibi tutumlarla ön plana çıkartılmak istenmesini tamamıyla hainlik kokan alçakça bir yaklaşım olarak görüyoruz. İhanet ve kalleşlik hissi ruhuna işlemiş, yerli ve yabancı destekçilerinden güç alıp yıllardan beri askerlerimize kurşun sıkarak emellerini fiiliyata döken katillerin gölgesi altında bu açılım fikrinin iyi niyetle yol alacağına ihtimal vermiyoruz. Kahraman Mehmetçiği şehit eden pislikleri, giydikleri o iğrenç ve kirli üniformayı çıkarmayacak kadar rahat ve meşru kılan, ihanetçi kahpelerin akıttıkları asker kanlarını görmezden getirterek onları serbest bıraktıran, sırf girişim yol alsın diye Türk savcısına uygulattırılmayan tutuklama kararını sinemize çektiren bu açılım sürecini ateşe itiyoruz…
Yaşanan son gelişmelerin huzurumuzu daha da bozup bizi birbirimize düşürmeyi amaçlayanların sistemli oyunu olduğu şüphe götürmüyor. Vatana ihanet edenlerin geliş şekli ve karşılanma biçimi bu anlamda her şeyi anlatmaya yetiyor. Kim bu adamlar, ülke adına hangi zaferi kazanmışlar da sevinçle, coşkuyla, çiçeklerle karşılanıp otobüslerde gezdiriliyor? Kırk bin şehidimizin kemiklerini sızlatan, geride kalanlarına ağıtlar yaktıran, bacağını kolunu kaybeden şanlı gazimizin içini yakan bu açılım densizliğini zincire vuruyoruz…
1984 yılından beri 40 bin şehit kanı dökerek ülkenin bölünmez bütünlüğüne saldıran kalleşleri, başları İmralı canisini, destekçileri iç ve dış mihrapları içine alan her nevi konu karşısında devletimiz bütün organlarıyla, ürettiği politikalarla, aldığı kararlarla istisnasız dimdik ayakta olan, taviz verir görüntü yansıtmayan yegane taraf olmalıdır. Aziz milletimiz yapılan bu hainlik karşısında şartlar ne olursa olsun devletinin yanında olma erdemliğini her daim gösterirken, aynı zamanda Türk ün özünde saklı o şerefli duruşu, milli birlik ve beraberlik ruhunu dost düşman herkesin gözünün içine baka baka muhafaza etmesini bilmiştir. Milletimiz nezdinde devletimizi taviz veren taraf şekliyle gösterten, hain ve yandaşlarına prim yaptırdı gibi algılatan bu açılım fikrini asla kabul etmiyoruz…
Milletimizde infiale neden olan bu çirkin ve haddi aşan görüntülerden sonra tek devlet, tek bayrak anlayışını yücelten, vatanına sadakati ve milletine bağlılığı her şeyin üstünde tutan, ulusal değerlerimizi kendine yaşam şekli seçerek gönülden benimseyen, ülke sevgisinin olduğu her yerde yüreğini ortaya koyup TÜRKİYE aşkını dağlara taşlara yazan memleketim Giresun ve insanlarıyla gurur duyuyorum…
Vatan haini kalleşlerin dönüşünü güya şova ve gözdağına çevirme düşüncesi, başta yüce meclisimizdekiler olmak üzere yandaş çakalların yıllardan beri ülkemizin başını ağrıtan, askerlerimizi şehit eden, cennet ülkemize karşı haince emeller besleyen, milletimizin huzurunu bozup bizi birbirimize düşürmeyi amaçlayan katillerin, ayrılmaz birer parçaları olduklarını gördük, izledik. Üç beş çapulcunun bertaraf edilemeyişindeki gerçek sebep ikili oynayan, düşüncelerinde hainlik yatan bu çakallar değil mi ki.
Milli duygularımızın azgın bir nehir gibi kabarıp taşmasına sebep olan hainlerin karşılanma rezilliği, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya yeten sabır zorlayıcı görüntüler. Vatan ve kutsal toprağı uğruna şahadet şerbetini içerek sonsuzluğa uğurlanan hiçbir Mehmetçik geri gelmez artık ama katilleri olan vatan hainleri inlerinden döndü ve aramızdalar. Namus borcu saydığı vatan bekçiliği görevini yerine getirmek için coşkuyla kışlaya uğurlanan yiğitlerimizi hayatlarının baharında vahşice mezara yollayan kahpeleri, otobüsler üzerinde turlatan bu açılım rezaletine isyan ediyoruz…
Devletimizin akan şehit kanını durdurmak için iyi niyetle yola çıktığından kuşku duymuyoruz. Ancak askerlerimize kurşun sıkanların koruyuculuğunu yapanlara karşı fazla saçılmamak gerekir, diye düşünüyoruz. Kaldı ki yandaş çakalların düşünce ve his itibariyle aynı ihanet fikirlerini paylaşan kalleşler olduğu bu kadar açıkken açılım rüyasına dalmak isabetli ve devlet sorumluluğu gerektiren bir durum mudur, tartışılır. Dağdan inen hainlerin karşılanma şovu, bu anlamda hiçbir şüpheye yer vermeyecek belge niteliğindeki görüntülerle dolu. Gencecik fidanlarımızı alçakça katleden hainlere, çiçekler attıran bu açılım fiyaskosunu YARADAN a havale ediyoruz…
Asıl kahramanlar şehitlik mertebesine erip kara toprakta yatan aslan delikanlılarımız. Analar, babalar, ablalar, agabeyler, eşler, çocuklar ve yarlar nezdinde ülkem ağlarken, kınalı kuzularımıza kahpece kurşun atan vatan hainleri, kahraman!!! edasıyla kucaklanıyor. Samimiyetten uzak muhataplar, güven vermeyen yandaşlar, ruhu gibi benzi de kararmış alçakların hemen yanı başında boy gösterisi yaparken eş başkan dedikleri sinsi yılan da dayanamayıp timsah gözyaşları döküyor. Dag itlerinin şehre inişlerini karnavala çevirten, bu açılım serüvenini nefretle kınıyoruz…
Vatana ihanette sınır tanımayan çapulcuların açılım dahilinde tanıklık ettiğimiz karşılama şımarıklığı gibi tutumlarla ön plana çıkartılmak istenmesini tamamıyla hainlik kokan alçakça bir yaklaşım olarak görüyoruz. İhanet ve kalleşlik hissi ruhuna işlemiş, yerli ve yabancı destekçilerinden güç alıp yıllardan beri askerlerimize kurşun sıkarak emellerini fiiliyata döken katillerin gölgesi altında bu açılım fikrinin iyi niyetle yol alacağına ihtimal vermiyoruz. Kahraman Mehmetçiği şehit eden pislikleri, giydikleri o iğrenç ve kirli üniformayı çıkarmayacak kadar rahat ve meşru kılan, ihanetçi kahpelerin akıttıkları asker kanlarını görmezden getirterek onları serbest bıraktıran, sırf girişim yol alsın diye Türk savcısına uygulattırılmayan tutuklama kararını sinemize çektiren bu açılım sürecini ateşe itiyoruz…
Yaşanan son gelişmelerin huzurumuzu daha da bozup bizi birbirimize düşürmeyi amaçlayanların sistemli oyunu olduğu şüphe götürmüyor. Vatana ihanet edenlerin geliş şekli ve karşılanma biçimi bu anlamda her şeyi anlatmaya yetiyor. Kim bu adamlar, ülke adına hangi zaferi kazanmışlar da sevinçle, coşkuyla, çiçeklerle karşılanıp otobüslerde gezdiriliyor? Kırk bin şehidimizin kemiklerini sızlatan, geride kalanlarına ağıtlar yaktıran, bacağını kolunu kaybeden şanlı gazimizin içini yakan bu açılım densizliğini zincire vuruyoruz…
1984 yılından beri 40 bin şehit kanı dökerek ülkenin bölünmez bütünlüğüne saldıran kalleşleri, başları İmralı canisini, destekçileri iç ve dış mihrapları içine alan her nevi konu karşısında devletimiz bütün organlarıyla, ürettiği politikalarla, aldığı kararlarla istisnasız dimdik ayakta olan, taviz verir görüntü yansıtmayan yegane taraf olmalıdır. Aziz milletimiz yapılan bu hainlik karşısında şartlar ne olursa olsun devletinin yanında olma erdemliğini her daim gösterirken, aynı zamanda Türk ün özünde saklı o şerefli duruşu, milli birlik ve beraberlik ruhunu dost düşman herkesin gözünün içine baka baka muhafaza etmesini bilmiştir. Milletimiz nezdinde devletimizi taviz veren taraf şekliyle gösterten, hain ve yandaşlarına prim yaptırdı gibi algılatan bu açılım fikrini asla kabul etmiyoruz…
Milletimizde infiale neden olan bu çirkin ve haddi aşan görüntülerden sonra tek devlet, tek bayrak anlayışını yücelten, vatanına sadakati ve milletine bağlılığı her şeyin üstünde tutan, ulusal değerlerimizi kendine yaşam şekli seçerek gönülden benimseyen, ülke sevgisinin olduğu her yerde yüreğini ortaya koyup TÜRKİYE aşkını dağlara taşlara yazan memleketim Giresun ve insanlarıyla gurur duyuyorum…
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER










