DOĞANKENT25,4 °C

Kongre Analizi

Osman Ünal / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Geçtiğimiz günlerde birer hafta arayla yapılan AK Parti Trabzon ve Giresun il kongrelerini yarınlara ışık tutması bağlamında kayda değer buluyorum.  Aynı mantık ölçüleri içinde gerçekleşmesi gereken kongre süreci, birbirinden çok farklı görüntülerle kazındı hafızalarımıza. Dolu ile boş kavramını bu denli anlaşılır kılan bir başka faaliyete tanıklık eder miyiz, bilemiyorum. İçeriği birbirinin zıttı iki ayrı film izledik, sanki. İlkinin senaryosu çok iyi yazılmış. Etkileyici ve bir o kadar da akıcı bir filmdi. Roller usta oyuncular tarafından icra edilmiş. Baş aktörün çok popüler olduğunu belirtmeden geçmek olmaz.  Diğer filmi ise sormayın gitsin. İş olsun, torba dolsun, dostlar alışverişte görsün düşüncesine prim yaptırılmış, adeta. Senaryo yok, aktör yok, konu yok. Öylesine bir film işte. Bilim ve teknoloji çağı, insanların bakış açılarını olumlu yönde etkilemişe benziyor. Analiz yapma ve değerlendirmeye tabi tutma potansiyelini yakalayan bireyler artık olayları, filmleri akılcı bir sentezden geçirme zenginliğine kavuştular. Dolayısıyla Trabzon ve Giresun da sahnelenen filmlerin kritiği, izleyiciler tarafından bir şekilde yapılacaktır. İl kongreleriyle ilgili bazı tespitlerimi siz okurlarla paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Bu vesileyle, sel felaketine maruz kalan değerli hemşerilerime geçmiş olsun dileklerimi yolluyor, yaraların bir an önce sarılmasını diliyorum.
Günümüz Türkiye sinde il kongreleri sadece başkanını seçmiyor. Kongresini yapan iktidar partisi olunca, salonlarda çok farklı bir durum gözlemliyoruz, doğal olarak. Ağızdaki baklaların teker teker döküldüğü, politik söylemlerin iştahla telaffuz edildiği arenaya döner, kongre merkezleri. Hele hele son yapılan yerel seçimlerde en zorlu rakipten sökülüp alınmışsa belediye başkanlığı, değmeyin gitsin yetkililerin keyfine. Seçim salonları, gürlemenin, vaatlerin, şunları bunları da yapacağım demenin tam yeridir, onlar için. İlçeler birer birer sayılarak halkı coşturma ve gönül alma fırsatı da es geçilmez, amaç başkan seçmek olsada. Zaman olsa köylerde dolanacak dillere, eminim. Trabzon il kongresinden bahsettiğimi sanırım, anladınız.
Sayın başbakanın Trabzon il kongresine bizzat ve hazırlanmış bir şekilde katılması ya kendi tercihidir, ya da bakan ve milletvekillerinin isteği ve arzusudur. Bunun için üçüncü bir seçenek yok. Başbakanımız kendi tercihiyle geldiyse eğer Trabzon a, bu aslında her şeyi anlatmaya, gelecek hakkında isteyene ipuçları vermeye yetiyor. Net olarak görüldü ki, Trabzon ili devlet korumasına alınmış, sanki. Ekonomik açıdan birkaç basamak daha atlaması için tüm imkanların seferber edileceği sözü üstüne basılarak, huzura çıkılarak, ilçeleri sayılarak kararlı bir şekilde, yüksek sesle veriliyor. Yapılan icraatlar söyleniyor, sıradaki yatırımlar müjdeleniyor, birinci ağızdan. Yer Trabzon Kongre salonu. Hemen biraz öte yanımız. Yarım saatlik doğu tarafımız. Belediye başkanlığını kazanmanın ödülü olacak sanırım, sarf edilen süslü ve özenli cümleler. Sayın başbakan eğer Trabzon milletvekillerinin isteği, bakanın arzusu doğrultusunda geldiyse kongreye, onların bu başarısını samimiyetle alkışlamak lazım. Demek ki, dik duruşları, kararlı oluşları, kendinden emin halleri genel başkanlarını il kongrelerine katılmak zorunda bırakmış. Vekillik budur işte. Seçmeni temsil etmenin ölçüsü, bölgesini geliştirme fikrinin göstergesi bunlardır, velhasıl.
Giresun il kongresine gelince. Silik, amaçsız, seyirci kitlesi olmayan bir film izlediğimizi söylemiştik. Her şeyden önce Trabzon a gelip, ilimizi yok sayan bir düşünceyi asla kabul etmiyoruz. Trabzon daki gövde gösterisinden sonra Giresun il kongresine katılmamanın geçerli hiçbir mazereti olamaz. Sayın başbakan Erdoğan, sebep ne olursa olsun kongreye katılıp, şehrimizi şereflendirmeliydi. 29 Mart seçimlerinin analizi yerinde, birebir milletle yapılmalıydı. Neden – sonuç ilişkisi çalıştırılarak aydınlanma mekanizması bürokrat ve danışmanlara bırakılmadan, öz eleştiri noktasına getirilmeliydi. Evet, Giresun a gelinerek fakir halkın moral motivasyonu az da olsa yükseltilerek, psikolojik rahatlama sağlanmalıydı. Piyasada hakim olan güvensizlik ortamı bir iki samimi vaatle giderilmeliydi. Belediye başkanlığını rakibe kaptırdık, ama ben yine burada, yanınızdayım mesajı kararlılıkla verilmeliydi. Olmadı. Kongrelere katılma tercihi Trabzon dan yana kullanılırken, Giresun a üvey evlat muamelesi bile çok görülmüştür. Doğu Karadeniz i Giresun sınırlarından iç bölgelerle buluşturacak demiryolu projesini Trabzon a çekme çabaları, başbakanın kişisel tercihinden sonra çok daha iyi anlaşılıyor. Tirebolu – Torul yolu gerçek kimliğine kavuşmak için kendine uzanacak devlet elini bekliyor. Bu önemli transit bağlantı yolunun adı Vakfıkebir – Torul yolu olsaydı, açık ve net söylüyorum, böyle içler acısı bir halde kalmazdı. Giresunlu vekillerin, ağaların, paşaların uykuda olduklarını iyi bilenler şimdi de Tirebolu – Erzincan demiryolu güzergahını kendilerine doğru çevirmenin gayretindeler.
Peki, oy verip vekil olmalarını sağladığımız elçilerimiz bu noktada nerdeler, ne yaparlar? Genel başkanını kongre münasebetiyle iline getirenler ve getiremeyenlerin memleket nezdinde farkları ortada. Trabzonlu vekiller yapıyor da, siz neden yapamıyorsunuz? Beni mağdur görün, böyle milletvekilliği olmaz. Böyle grup başkan vekilliği bir anlam ifade etmez. Biz Giresun un haklarına, hukukuna sahip çıksın diye sayın bakan Faruk Özak a teveccüh göstermedik. Zamanın kayıt yaparak ilerlemesini hızlı bir şekilde sürdürdüğünü hatırlatmak isterim. Zararın neresinden dönersen kardır, diyecek vakit de yok artık. Ülke başbakanının zenginleştirdiği bol menülü Trabzon kongresiyle fakir, gösterişsiz, ışık vermeyen Giresun kongresinde dedik ya sadece il başkanları seçilmedi. Şahsi tercihler kullanıldı. İcraatlar anlatıldı. Yapılacak olanlar sıralandı. Ağır konuklar misafir edildi. Hiç birinde Giresun yok. Fındık meselesine girmiyorum bile. Ancak şunu söylemek isterim ki, dünya fındık üretiminin  %70-75 ini kalite belgesiyle elinde bulunduran bir ülke, bu değerli ürünü yerlerde süründürüyorsa sorun fındığımızda değil, ilgili makamları yıllardır boş yere işgal eden yetkililerimizdedir. Uzun lafın kısası budur deyip, noktalıyorum makalemi. Görüşmek üzere, dostlar…

Okunma: 399
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER