
İletişim Güzel Şey
o28u@hotmail.com
İletişim çağının baş döndüren olanaklarını tam anlamıyla kullanamıyoruz belki ama Tirebolu nun son günlerdeki iletişim manevrası gösterisinin memnuniyetini yaşıyoruz. Öyle tahmin ediyorum ki, hepimizin gönlü çok hoş, şu sıralar. Sevinç ve mutluluğumuzu gizleme gereği duymuyor, açılıp saçılsın istiyoruz, düşünce ve hislerimiz. İlçemizin içinde bulunduğumuz asıra damga vuracak çok etkili bir terimle yani iletişimle anılması hakikaten güzel bir olay. Ekonomik ve kültürel açılımların başlamasıyla istikrarlı bir gidişata yön verecek olan iletişim, fakülte şekliyle buluşuyor, Tirebolu muzda. Artık çok büyük bir sürpriz, olağanüstü terslik olmazsa, iletişimin ders olarak verileceği ilçe özelliğine kavuşuyoruz. Bu müthiş bir zenginlik, bilim ve ilim merkezli olağanüstü reklam unsuru, bizim için. İlerleyen yıllarda iletişimle iç içe olacak ilçemizde, iletişimi güçlü kılacak hamleleri şimdiden yapmak gerekiyor. Art niyetsiz, sisli ve sinsi fikirlerden uzak, puslu düşüncelere ırak, ilkeli iletişim anlayışını hakim kılmamız şart, iletişimci Tirebolu da. Uzun zamandır şiddetli bir şekilde yatırım fakirliği çeken ilçemiz, iletişim fakültesiyle birlikte geleceğe daha güvenli bakan bir pozisyona kavuşacak. Küresel etkisi günden güne artan bu çok cazibeli güncel kavramın, fakülte referansıyla beklediğimiz olumlu hamleleri hızla harekete geçireceğini umut ediyorum. İletişim Fakültesi nin Tirebolu muza ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda pozitif getiri sağlayacağı şüphe götürmüyor. Bu gelişmelerin yansıması olarak, daha yaşanılır bir Tirebolu hayali kurarken, abartmadığımı düşünüyorum.
Hayata geçecek olan İletişim Fakültesi, Tirebolu yu hiç kuşku yok ki, özellikli ilçe konumuna getirerek, insanlarının yaşam standardını yükseltecek. İletişimle birlikte, bakış açısı pozitif yönde değişen insan manzaralarını görmek mümkün olacak artık, güzel ilçemizde. İletişimin cazibesi uzun vadede güçlü bir projektör hüviyetiyle, etkili aydınlatmalar yaparak destekleyici diğer girişimlerle birlikte, şirin ilçemizi bölgesinin lideri yapacak. Buna inanıyoruz. Sahip olacağımız iletişim olanağıyla, Tirebolu da birçok özlenen gelişme fitilinin ateşleneceğini, yıllardır süregelen olumsuz gidişatın iyiye doğru eğilim göstereceğini tahmin ediyorum. Nihayetinde günümüz koşulları, ekonomik ve sosyal alanlardaki bütün etkinliklerde temel unsur olarak iletişimi çıkartıyor, karşımıza. Gelişme, ilerleme ve büyüme argümanlarının iletişim kavramının etrafında toplandığını, bu unsurlarda önemli sonuçlar doğurduğunu gözlemliyoruz. İletişim penceresinden bakıldığında, yarının fotoğrafı daha aydınlık, daha refah, daha mutlu ve huzurlu bir yaşam yeri olarak gösteriyor, ilçemizi. Hal böyle olunca, iletişim sürecinin Tirebolu markasına kalite getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu noktadan hareketle, iletişim zenginliği içindeki Tireboluluların daha bilinçli, daha olgun bir görüntü sergilemelerini önemine binaen altını çizerek belirtmek istiyorum. İletişim, yaşam tarzımızın vazgeçilmez olgusu olarak zirveye doğru akıl almaz tırmanışını sürdürüyor. Bu gerçeğe kayıtsız kalmak isteyenler olduğunu sanmıyorum.
İletişim Fakültesi, sadece kayıtlı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürmesi şekliyle hissettirmeyecek kendini, doğal olarak. Bu imkan sayesinde, Tirebolu odaklı bireysel olgunluğumuz kesinlikle ivme kazanacak, güncel olaylara hakim olmamız sağlanacak. İnsanlar arasında dostluk, arkadaşlık, kardeşlik bağı güçlenerek hoşgörü ortamı her zamankinden daha geniş alanlı ve uzun soluklu olacak. Belki de en önemlisi iletişim rüzgarı, Tirebolu muzda çok etkili eserek önüne kattığı kişileri zorunlu olarak daha bilgili, görgülü, kültürlü toplum oluşturma düşüncesine itecek. Bu manzaraların iletişimle beraber ötelenemez bir durum olarak kendini göstermesini kim istemez ki, Karadeniz in incisi Tirebolu da. Bir yörenin ilerleme kaydederek gelişme sürecine girmesinde bilim, ilim, kültür, deneyim ve birikim vasıflı insanlar önemli yer işgal ediyor. Dolayısıyla, hemen yanı başında İletişim Fakültesi bulunan bir ilçenin bireyleri, bu unsurları elde etmenin mücadelesi içinde olmalı, kesinlikle. Makul bir kişilik, sorun ve sıkıntılardan uzak, huzurlu bir yerleşim yeri demektir, sonuçta. Bilgili ve kültürlü insanların çoğunlukta olduğu toplum, geçte olsa yönünü aydınlık yarınlara çevirecektir. Tünelin içi karanlık olsa da, ucundaki ışığı tahmin etmektir, esas olan. İletişim Fakültesine kavuşacak olan Tirebolu, kendini gelişme sürecine götürecek bireysel düşünce ve fikir zenginliğine mutlaka sahip olacaktır. Yeter ki, iletişim imkanının ne denli büyük ve önemli bir kazanç olduğunu iyi kavrayalım.
İletişim Fakültesi elbisesi giymiş Tirebolu yu, Yeni Tirebolu olarak nitelendirebiliriz. Tirebolu muzu yeni yapacak yenilenmiş insanlarıdır. İlla da ben zihniyeti, geçerliliğini tamamıyla yitirmeli, biz anlayışı yeşertilmeli gönüllerde. Şahsi ihtirasları, kişisel hesapları toplumsal aktivitelerden ayrı tutmak gerekiyor. İletişimcilerden topluma örnek olma adına adil, şeffaf politika üretmeleri, adalet terazisine sadık kalmaları bekleniyor. Bu itibarla, yeni kavramına sığınan medyatik ruhluların, iletişim olgusuyla toplumsal yeterliliklerini aynı paralelde tutma gayretinde olmaları, hiç kuşku yok ki, yarının iletişimci Tirebolu sunu hazırlama anlamında temel adım olacaktır. İlkeli iletişimcilik bilgi, eğitim, deneyim gerektirdiği gibi, dürüstlüğü ve kişilikli duruşu da hakim kılar. Denge unsurundan söz edebilmek için sacayak mantığını iyi anlamak lazım, dostlar. Aksi halde, var olan bir olgu yeni terimiyle hiçbir şey kazanmaz. Bulanık düşüncelere normal seyir kazandırma mücadelesinden başarıyla ayrılmamız şart gibi görülüyor. İletişimin yuvasını kurmaya hazırlanan Tirebolu, iletişimcilerin garip tutumlarından kurtulmalarını, ben yerine biz kavramını yüceltmelerini, samimi ve net bir tavır sergilemelerini bekliyor.
İletişim Fakültesinin Tirebolu ya kazandırılmasında etkin rol oynayan ve ilerleyen süreçte bu uğurda önemli çalışmalar yapan Tirebolulu değerlerimize minnet ve şükran borçluyuz. Onlar için ne söylesek, ne yazsak azdır, gerçekten. Hiçbir kelime ve cümle vesile olduğunuz bu tarihi kazancı anlatmaya yetmez. Bu anlamda, iletişim başarısını ayrı bir yere koymak gerekiyor. Bir yörenin kalkınması, gelişmesi, büyümesi için çok anlamlı bir çalışma ve emeğin örneğidir, iletişim süreci. Katkı sağlayanlara yürekten alkış tutuyor, ilçemizin geleceği için yapılması gereken budur işte, diyoruz. Bazı projelerin geri döndürülmesinde etkili olanların (tersane yapımı gibi), bu gücü ve dirayeti önemli yatırım imkanlarını yöremize getirmelerinde kullanmalarını bekliyorum. Tirebolu yu ekonomik yönden ayağa kaldıracak ciddi, kapsamlı açılım ve atılımları, planlanan bir projeyi geri çevirme düşüncesiyle aynı paralelde tutmak gerektiğine inanıyorum. Tersane yaptırmadık, plajı elletmedik diye güç gösterisi yapanları, daha refah bir Tirebolu için sahne almaya davet ediyorum. Mademki, tersane ve plaj filmi izliyoruz, öyleyse birazda insanlarımız dolayısıyla Tirebolu muz için senaryo yazmak gerekmiyor mu? İyi kötü, nihayetinde hazır bir projeyi yaptırmadık ama gidip şu önemli fabrikayı da alıp geldik, diyebilmek lazım. Torul yolu yosun tuttu beklemekten, demiryolu uçuveriyor taşıma suyla değirmen çevirmekten. Gören var mı? Yok. Tersane yapılmasın, plajımız bozulmasın diye nara atıp, kendini denize bırakan çok. Sadece iletişim mi? Tabii ki hayır, arkası gelmeli ve Tirebolu donatılmalı. 29 Haziran 2009, tarihe tanıklık edeceğimiz çok anlamlı bir gün olacak. Haldun Domaç hocama saygılar gönderiyorum.
Sadece iletişim değil dedik. Diğer taraftan yöremiz için hayati önem arz eden demiryolu olayını da sürekli gündemde tutarak konunun lehimize dönmesini sağlayacak girişimleri rutin hale getirmeliyiz. Basın yayın organlarında konu ile ilgili programlarda kamuoyu oluşturma çabası kararlılıkla sürdürülmeli. Bu noktada Tireboluluk bilinci, duyarlı oluşuyla daha da anlam kazanan değerli Yahya İpek in meseleye sahip çıkıp davamızı önemli platformlarda dile getirmesini, gündemi sıcak tutma anlamında yerinde bir açılım olarak görüyorum. Bu ve buna benzer atılımlar, olaya bakış şeklimizin yansıması olacağından, ivedilikle genel bir hal almalı. Birlikte hareket etme kültürünü en canlı şekilde göstereceğimiz zaman dilimini yaşıyoruz. Doğal koşulların çok sert olduğu bir coğrafyadan demiryolu geçirmeye kalkanlara, bu bağlamda 35 bin metre tünel kazmayı göze alanlara sadece teessüf ediyoruz. Harşit vadisi ne güne duruyor diye sormanın tam sırası. İkincisi, dolu bir bardağı taşırmanın anlamı yok. Yarım veya tamamıyla boş bir bardağı dolduracak politikalar üretmek lazım. Amaç topyekûn bir kalkınma, adaletli plan ve proje uygulama düşüncesi olmalı, her zaman. İletişim güzel şey, gerçekten…
Hayata geçecek olan İletişim Fakültesi, Tirebolu yu hiç kuşku yok ki, özellikli ilçe konumuna getirerek, insanlarının yaşam standardını yükseltecek. İletişimle birlikte, bakış açısı pozitif yönde değişen insan manzaralarını görmek mümkün olacak artık, güzel ilçemizde. İletişimin cazibesi uzun vadede güçlü bir projektör hüviyetiyle, etkili aydınlatmalar yaparak destekleyici diğer girişimlerle birlikte, şirin ilçemizi bölgesinin lideri yapacak. Buna inanıyoruz. Sahip olacağımız iletişim olanağıyla, Tirebolu da birçok özlenen gelişme fitilinin ateşleneceğini, yıllardır süregelen olumsuz gidişatın iyiye doğru eğilim göstereceğini tahmin ediyorum. Nihayetinde günümüz koşulları, ekonomik ve sosyal alanlardaki bütün etkinliklerde temel unsur olarak iletişimi çıkartıyor, karşımıza. Gelişme, ilerleme ve büyüme argümanlarının iletişim kavramının etrafında toplandığını, bu unsurlarda önemli sonuçlar doğurduğunu gözlemliyoruz. İletişim penceresinden bakıldığında, yarının fotoğrafı daha aydınlık, daha refah, daha mutlu ve huzurlu bir yaşam yeri olarak gösteriyor, ilçemizi. Hal böyle olunca, iletişim sürecinin Tirebolu markasına kalite getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu noktadan hareketle, iletişim zenginliği içindeki Tireboluluların daha bilinçli, daha olgun bir görüntü sergilemelerini önemine binaen altını çizerek belirtmek istiyorum. İletişim, yaşam tarzımızın vazgeçilmez olgusu olarak zirveye doğru akıl almaz tırmanışını sürdürüyor. Bu gerçeğe kayıtsız kalmak isteyenler olduğunu sanmıyorum.
İletişim Fakültesi, sadece kayıtlı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürmesi şekliyle hissettirmeyecek kendini, doğal olarak. Bu imkan sayesinde, Tirebolu odaklı bireysel olgunluğumuz kesinlikle ivme kazanacak, güncel olaylara hakim olmamız sağlanacak. İnsanlar arasında dostluk, arkadaşlık, kardeşlik bağı güçlenerek hoşgörü ortamı her zamankinden daha geniş alanlı ve uzun soluklu olacak. Belki de en önemlisi iletişim rüzgarı, Tirebolu muzda çok etkili eserek önüne kattığı kişileri zorunlu olarak daha bilgili, görgülü, kültürlü toplum oluşturma düşüncesine itecek. Bu manzaraların iletişimle beraber ötelenemez bir durum olarak kendini göstermesini kim istemez ki, Karadeniz in incisi Tirebolu da. Bir yörenin ilerleme kaydederek gelişme sürecine girmesinde bilim, ilim, kültür, deneyim ve birikim vasıflı insanlar önemli yer işgal ediyor. Dolayısıyla, hemen yanı başında İletişim Fakültesi bulunan bir ilçenin bireyleri, bu unsurları elde etmenin mücadelesi içinde olmalı, kesinlikle. Makul bir kişilik, sorun ve sıkıntılardan uzak, huzurlu bir yerleşim yeri demektir, sonuçta. Bilgili ve kültürlü insanların çoğunlukta olduğu toplum, geçte olsa yönünü aydınlık yarınlara çevirecektir. Tünelin içi karanlık olsa da, ucundaki ışığı tahmin etmektir, esas olan. İletişim Fakültesine kavuşacak olan Tirebolu, kendini gelişme sürecine götürecek bireysel düşünce ve fikir zenginliğine mutlaka sahip olacaktır. Yeter ki, iletişim imkanının ne denli büyük ve önemli bir kazanç olduğunu iyi kavrayalım.
İletişim Fakültesi elbisesi giymiş Tirebolu yu, Yeni Tirebolu olarak nitelendirebiliriz. Tirebolu muzu yeni yapacak yenilenmiş insanlarıdır. İlla da ben zihniyeti, geçerliliğini tamamıyla yitirmeli, biz anlayışı yeşertilmeli gönüllerde. Şahsi ihtirasları, kişisel hesapları toplumsal aktivitelerden ayrı tutmak gerekiyor. İletişimcilerden topluma örnek olma adına adil, şeffaf politika üretmeleri, adalet terazisine sadık kalmaları bekleniyor. Bu itibarla, yeni kavramına sığınan medyatik ruhluların, iletişim olgusuyla toplumsal yeterliliklerini aynı paralelde tutma gayretinde olmaları, hiç kuşku yok ki, yarının iletişimci Tirebolu sunu hazırlama anlamında temel adım olacaktır. İlkeli iletişimcilik bilgi, eğitim, deneyim gerektirdiği gibi, dürüstlüğü ve kişilikli duruşu da hakim kılar. Denge unsurundan söz edebilmek için sacayak mantığını iyi anlamak lazım, dostlar. Aksi halde, var olan bir olgu yeni terimiyle hiçbir şey kazanmaz. Bulanık düşüncelere normal seyir kazandırma mücadelesinden başarıyla ayrılmamız şart gibi görülüyor. İletişimin yuvasını kurmaya hazırlanan Tirebolu, iletişimcilerin garip tutumlarından kurtulmalarını, ben yerine biz kavramını yüceltmelerini, samimi ve net bir tavır sergilemelerini bekliyor.
İletişim Fakültesinin Tirebolu ya kazandırılmasında etkin rol oynayan ve ilerleyen süreçte bu uğurda önemli çalışmalar yapan Tirebolulu değerlerimize minnet ve şükran borçluyuz. Onlar için ne söylesek, ne yazsak azdır, gerçekten. Hiçbir kelime ve cümle vesile olduğunuz bu tarihi kazancı anlatmaya yetmez. Bu anlamda, iletişim başarısını ayrı bir yere koymak gerekiyor. Bir yörenin kalkınması, gelişmesi, büyümesi için çok anlamlı bir çalışma ve emeğin örneğidir, iletişim süreci. Katkı sağlayanlara yürekten alkış tutuyor, ilçemizin geleceği için yapılması gereken budur işte, diyoruz. Bazı projelerin geri döndürülmesinde etkili olanların (tersane yapımı gibi), bu gücü ve dirayeti önemli yatırım imkanlarını yöremize getirmelerinde kullanmalarını bekliyorum. Tirebolu yu ekonomik yönden ayağa kaldıracak ciddi, kapsamlı açılım ve atılımları, planlanan bir projeyi geri çevirme düşüncesiyle aynı paralelde tutmak gerektiğine inanıyorum. Tersane yaptırmadık, plajı elletmedik diye güç gösterisi yapanları, daha refah bir Tirebolu için sahne almaya davet ediyorum. Mademki, tersane ve plaj filmi izliyoruz, öyleyse birazda insanlarımız dolayısıyla Tirebolu muz için senaryo yazmak gerekmiyor mu? İyi kötü, nihayetinde hazır bir projeyi yaptırmadık ama gidip şu önemli fabrikayı da alıp geldik, diyebilmek lazım. Torul yolu yosun tuttu beklemekten, demiryolu uçuveriyor taşıma suyla değirmen çevirmekten. Gören var mı? Yok. Tersane yapılmasın, plajımız bozulmasın diye nara atıp, kendini denize bırakan çok. Sadece iletişim mi? Tabii ki hayır, arkası gelmeli ve Tirebolu donatılmalı. 29 Haziran 2009, tarihe tanıklık edeceğimiz çok anlamlı bir gün olacak. Haldun Domaç hocama saygılar gönderiyorum.
Sadece iletişim değil dedik. Diğer taraftan yöremiz için hayati önem arz eden demiryolu olayını da sürekli gündemde tutarak konunun lehimize dönmesini sağlayacak girişimleri rutin hale getirmeliyiz. Basın yayın organlarında konu ile ilgili programlarda kamuoyu oluşturma çabası kararlılıkla sürdürülmeli. Bu noktada Tireboluluk bilinci, duyarlı oluşuyla daha da anlam kazanan değerli Yahya İpek in meseleye sahip çıkıp davamızı önemli platformlarda dile getirmesini, gündemi sıcak tutma anlamında yerinde bir açılım olarak görüyorum. Bu ve buna benzer atılımlar, olaya bakış şeklimizin yansıması olacağından, ivedilikle genel bir hal almalı. Birlikte hareket etme kültürünü en canlı şekilde göstereceğimiz zaman dilimini yaşıyoruz. Doğal koşulların çok sert olduğu bir coğrafyadan demiryolu geçirmeye kalkanlara, bu bağlamda 35 bin metre tünel kazmayı göze alanlara sadece teessüf ediyoruz. Harşit vadisi ne güne duruyor diye sormanın tam sırası. İkincisi, dolu bir bardağı taşırmanın anlamı yok. Yarım veya tamamıyla boş bir bardağı dolduracak politikalar üretmek lazım. Amaç topyekûn bir kalkınma, adaletli plan ve proje uygulama düşüncesi olmalı, her zaman. İletişim güzel şey, gerçekten…
Yazıya Yorum Ekle | Tüm Yorumlar
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER










