
Yönetici Olmak
Zor zanaattır yönetici olmak,
Yöneltebilmek, yön verebilmek, dosdoğru yollar gösterebilmek.
Bir çoğumuz bir şekilde yöneticilik yapıyoruz. Belki de kendimize biçilmiş görev ya da rol gereği yöneticilik yaptığımızı zannediyoruz. Ancak çoğu kez yönetmekten çok yöneltilecek durumda olduğumuzu fark edemiyoruz.
Yönetici olduğumuzu düşünüyorsak, yöneltmemiz gereken insanlara karşı sorumluluklarımız olduğunu kabullenmemiz gerek başlangıç olarak. Hemen ardından onların da bizler gibi insanlar olduklarını, onların da duygularının olduğunu bilmemiz gerek. Ve nihayetinde insanla uğraştığımız sürece her diyalogda, her iletişim ortamında hatta alacağımız her karar öncesinde empati yapmamız gerek. Her yöneticinin de bir yöneteni olduğunu unutmadan.
Yönetici olduğunuzu düşünüyorsanız atacağınız her adımın ardında gizli çukurlar olduğunu, döneceğiniz her yönün ötelerinde tamir edilmez yaralar açabilecek virüslerin kol gezdiğini kabullenmelisiniz. Bu karanlık çukurlar ve isimsiz virüsler bir zaman sonra gönül kırmak, dost kaybetmek, itibar kaybetmek, hatta yöneticiliği kaybetmek ve en kötüsü insanlığınızı kaybetmek olarak teşhis edilebilir. Kimsenin gönlünü kırmayabilirsiniz. Ama hasetçiye ne yapacaksınız, o kendiliğinden azap içindedir.
Yönetici olduğunuzu düşünüyorsanız şairin mısralarındaki bey gibi olacaksınız.
Bey aman diyeni yenmez,
Bey kin tutmaz, bey gücenmez,
Bir laf, iki türlü denmez,
Denen söze ilmek olmaz.
Yönetici olduğunuzu düşünüyorsanız çevrenizde eğitiminize ihtiyacı olan bir çok insan olduğunu bilmelisiniz. Ama kabullenmelisiniz ki, kabiliyetsizi terbiye etmek, kubbede ceviz durdurmak gibidir.
Velhasıl zor zanaattır yöneticilik.
Zoru başarmak çoğu kez dostların sohbetinden ıstırap duymaktır. Çünkü çirkin huylarınızı güzel gösterirler. Kusurunuzu hüner ve olgunluk sayarlar, dikeninizi gül ve yasemin yaparlar. Ve zoru başarmak pervasız, düşmanlar gerektirir ki, yöneticiye kendisinin ayıbını göstersinler.
Zoru başarmak, erdemlilik ister, dürüstlük ister. Zoru başarmak, makam hevesinden arınmış olarak,insanlara hizmet etme arzusuyla yanmakta olan yürekler ister.
Öyleyse alın hepimize bir soru: Bizler yönetici miyiz










