
Şeytan Ümit Etmeyi Engeller
Yüce Allah a samimi bir kalple bağlı olan müminler, her daim umut eden bir ruh halinde olurlar. Şeytan da insanların en azılı düşmanı olduğundan, en sinsi oyunlarından bir tanesi de, insanların Allahın her zaman hayır ve hikmet yarattığına inanmaları konusunda umutsuzluğa kapılmaları için mücadele etmektir. Dolayısıyla umutsuzluk ve karamsarlık vakası, insanlar şeytanın bu vesveselerine kulak astıklarında ortaya çıkar. Bu vesveselere kulak asarak, umutsuz bir ruh haline bürünen insanlar, kökeninde imani bir zayıflık olan bir tür hastalık içinde olabilirler. Ayrıca bu, bazı insanların kadere olan inançlarında da zayıflık olduğunu gösteren bir sebeptir. Yüce Allah, her şeyi bir kader içinde yarattığını şöyle haber vermiştir:
Gaybın anahtarları Onun Katındadır, Ondan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez… (Enam Suresi, 59)
Sonsuz kudret sahibi olan Rabbimiz, insanları her türlü olayla imtihan edebilir. İnsanların karşılaştıkları olaylara karşı göstermesi gereken davranış, gerekli tedbirleri almak, Allah’a tevekkül etmek, her zaman Yüce Allahın hayır ve hikmet dolu olaylar yaratacağına iman etmektir. Başlarına gelen her türlü olayın, Allahın yarattığı bir imtihan güzelliği olduğunu bilen ve güzel ahlakla karşılık veren kişiler, Allahın izniyle, karşılarına çıkan zorluğun derecesi ne olursa olsun yıpranmaz, umutsuzluğa kapılmaz ve asla karamsar bir ruh halinde olmazlar.
Fakat şu gerçeği de unutmamak gerekir, şeytan insana her zaman vesvese verir, insanların en ummadıkları noktadan onlara yaklaşmaya ve ilerledikleri doğru yoldan döndürmeye çalışır. Örneğin, insanların sıkça yaptıkları hatalarını asla düzeltemeyeceklerini ve bu hatanın onların cehenneme gitmesine vesile olacağını fısıldar. Büyük bir hata işlediğinde ne kadar tevbe etse de, Allahın kendisini affetmeyeceğini ve günahkar olarak dünya hayatının son bulacağını fısıldayarak onun daha büyük hatalara düşmesine vesile olmak ister. Bu, şeytanın insanları tevbe etmekten uzaklaştırdığı ve daha büyük hataları yapmakta sakınca görmemelerini sağladığı çok sinsi planlarından yalnızca bir tanesidir. Ancak Yüce Allah, Kuranda hata yapan insanlar ile ilgili şöyle buyurmuştur:
Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Maide Suresi, 39)
İnsanların başlarına gelen zorluklarda şeytanın yine en belirgin oyunlarından bir tanesi de, içinde bulundukları olayları çok kompleks olarak göstermektir. Yani içinden çıkılmayacak kadar karmaşık ve zor göstermek. Bu da insanların karamsar, üzüntülü, isyankar bir ruh hali içinde olmasına sebep olmaktadır.
İnsanların şeytanın bu vesveselerini çözebilmeleri ve karşı koyabilmeleri için, bu vesveseye kapıldıkları ruh halini çok iyi tanımaları ve bu ruh haline girmemeleri gerektiğini çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Bu ruh haline girmemek de Allahın izniyle çok güçlü bir imana sahip olmakla mümkün olur. Allahın Kuran da emrettiği güzel ahlaka sahip olan, Allahın kendisini ne amaçla yarattığını bilen ve Allahın gücünü kudretini çok iyi idrak edebilen bir insanın bu oyunlara gelmesi Allahın izniyle mümkün olmayacaktır. İşte bu yüzden Allahın her şeyi kaderde yarattığını, her olay ile Allahın insanları deneyebileceğini, ayrıca çözümün yine Allahın bütün insanlara bir hidayet rehberi olarak gönderdiği Kuran-ı Kerimde olduğunu bilmek ve bunları hayata uygulamak gerekmektedir.
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur. (Nahl Suresi, 99) 08.02.2012









