
HAKTAN YANA OLMAK
İnsanlardan bazıları iyilik yanlısı görünse de, zor durumda olan insanlar için kılını kıpırdatmazlar. Böyle insanlar kendi hırs ve çabalarını daha ön planda tutukları için, kötü durumda olan insanların hallerine yalnızca samimiyetsizce üzülürler. Bu şekilde kötü olaylara karşı ilgisiz ve tarafsız görünen kişiler, bu kötülükleri yapan insanlara destek vermiş, arka çıkmış olurlar. Bu insanlar, ahirette kötülükler karşısında ezilen, sabreden veya kötülüklere karşı çıkmak için elinden geleni yapan insanlar gibi bir muamele görmeyecekler, destek oldukları kötülüklerle karşılık göreceklerdir. Dolayısıyla koruduklarını düşündükleri menfaatleri onların hem dünyada vicdani bir azap içinde yaşamalarına, hem de ahiret hayatlarını tamamen kaybetmelerine neden olacaktır.
Bu tavra Kuran dan örnek verecek olursak, Hz. Musa nın başta yanında olan kişiler, Firavun a ve onun acımasız yanlılarına karşı, Hz. Musa yı ve Hz. Harun u yalnız bırakmışlardır. Böylece onlar, Firavun tarafından kendilerine isabet edebilecek kötülüklerden korunduklarını, hayatlarını garanti altına aldıklarını düşünmüşler ve çok büyük bir yanılgıya kapılmışlardır. Bu insanlar, Allah ın Peygamberinin yanında yer alırken, birden masum insanların haklarını koruyan ve onlara önderlik eden Hz. Musa yı yapayalnız bırakabilecek kadar duyarsız olabilmişlerdir. Bu tam bir vicdansızlık ve korkaklık örneğidir.
Korkanlar arasında olup da Allah ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü minlerdenseniz, yalnızca Allah a tevekkül edin. dedi. Dediler ki: Ey Musa biz, onlar durduğu sürece hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin git, ikiniz savaşın. Biz burda duracağız. (Musa:) Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır. dedi. (Maide Suresi, 23-25)
Şunu da unutmamak gerekir ki, Yüce Allah insanlar kendilerini ne kadar yalnız bırakırsa bıraksın, yardımı ve desteği ile iman edenleri her zaman başarılı kılandır. Yalnızca salih olan müminler Allah ın yardımını ve desteğini alabilirler. Sonsuz kudret sahibi olan Yüce Rabbimiz, samimi olarak iman eden salih müminleri her zaman başarıya ulaştırır. Bu Yüce Allah ın iman edenlere verdiği bir sözdür.
Siz ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak onu (Mekke den) çıkarmışlardı, ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir. Böylece Allah ona huzur ve güvenlik duygusunu indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 40)
Bu yüzden, vicdan sahibi olan ve iyilik yapmak isteyen her insan, zorda kalmışlara yardım etmek için elinden gelenin en fazlasını yapmalı, ciddi bir çaba göstermelidir. Bu durum vicdan sahibi insanların, ahirette karşılaşacakları sonuç bakımından çok önemlidir. İnsanlara iyilik yapan, zorda kalmışa, yetime ve baskı altında yaşayan insanlara yardım etmek amacıyla var gücüyle çalışan insanların, davalarında haklı oldukları anlaşılınca, iyilerden tarafa olduğunu söyleyen, fakat iyilerin kazanması için çaba göstermeyen, kötülüklere kayıtsız kalan insanların durumu bir Kuran ayetinde şöyle bildirilmektedir:
Onlar sizi gözetleyip-duruyorlar. Size Allah tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: Sizinle birlikte değil miydik. derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: Size üstünlük sağlamadık mı, mü minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi. derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kafirlere mü minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez. (Nisa Suresi, 141). 27.01.2012









