DOĞANKENT25,4 °C

Akıllı İnsan Çokça Tevbe Eder

Mine ÇAKIR / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


Her insan kaderindeki hatalar ile birlikte yaratılmıştır. Hiç kimsenin hatasız olma gibi bir durumu yoktur. İnsanlar şuur açıklığına oranla az sayıda veya çok sayıda hatalar yapabilirler. Bu hatalar bazen kasıtlı olabildiği gibi, bazen de bilmeden yapılmaktadır. Rabbimiz Kuran da her insanın hata yapacağına dair bilgiler ve örnekler vermiştir. Buna karşın kusursuzluk iddiası ise kendisini Allah tan bağımsız gören büyüklenenlere aittir.

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, işte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onda sonsuzca kalacaklardır. (Araf Suresi, 36)

Akıl sahibi olan bir insanın ise hatasızlık iddiası yoktur. İnanan insan kendindeki aklı yaratanın Allah olduğunu bilir. Ve Rabbimiz insanların akıllarına hükmedendir. Bu yüzden insan kaderindeki hataları yapacaktır.

Hatalar da bir hikmetle yaratılmaktadır. İnsan hatalarla Allah ın gücüne şahit olur, kaderin değişmezliğini ve acizliğini anlar. Bu yüzden Müslümanın aklı arttıkça, mütevaziliği de artar. İnsan acizliğinin ne kadar farkında ise, mütevaziliği o derece çoktur. İmanı güçlü olan insan, hatalarından dolayı sürekli bağışlanma diler. Bir yandan da sürekli kendini ıslah etmeye çalışır.

Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım. (Hud Suresi, 3)

Bağışlanma dilemek insanda bereketi ve başarıyı arttırır. Çünkü bağışlanma dileyen insan, Allah ın gücünün farkında olan insandır. O dilemeden hiç birşeyin olmayacağını bilir.

Her konuda olduğu gibi, tevbe etme konusunda da inananlara en güzel örnek peygamberlerimizdir. Allah Kuran da bu konuyla ilgili peygamber kıssalarıyla örnekler verir. Örneğin peygamberler o kadar vicdanlıdırlar ki, o an için hata yapmamış olsalar bile, yine de bağışlanma diler, yapacakları hatalardan, günahlardan Allah a sığınırlar. Peygamberimiz (sav) in, insanların toplu olarak İslam a girdiklerini gördüğünde, tevbe etmesi Kuran da şöyle haber verilmiştir:

Ve insanların Allah ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 2-3)

Görüldüğü gibi böyle bir konuda da Peygamberimiz (sav) bağışlanma dilemiştir. Müslüman tevbesi ile Allah a açılır, eksiklerini, hatalarını samimice bildirir. Bu Müslümanı Allah a yakınlaştıran bir vesiledir. Çokça tevbe etmek ise Allah a çokça yaklaştırır. Az tevbe eden ise, acizliğinin tam olarak farkına varamamış demektir. Eğer bu durum sürdürülürse, kişi zamanla kendini daha çok hatasız görmeye başlar ve ilahlaştırır.

Rabbimiz bağışlaması çok olandır. İnsan ne kadar çok hata yapmış olursa olsun, samimi bir şekilde tevbe ettiği ve hatalarını düzeltmeye çalıştığı müddetçe, Allah ın kendisini bağışlayacağını umabilir. Zira Rabbimiz bunun için kullarına sürekli fırsatlar sunar. Bizlere hata yaptırmasının diğer bir hikmeti de budur.

Haber ver kullarıma, şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim. (Hicr Suresi, 49)

Ancak buna rağmen, Allah ın bağışlayıcılığını görmezlikten gelerek hareket eden insanlar, hem dünyada hem de ahiret hayatında büyük acılar içerisinde yaşarlar. Kendilerini bağımsız gördükleri için, sürekli hayatlarını kurtarma telaşına düşerler. Bu da insanı hem manen, hem de bedenen yorar. Büyüklenen insanlar çok çabuk çökerler ve yaşlanırlar. Cehennemde görecekleri karşılık ise, dünyadaki acıları ile kıyas dahi götürmez. Orada aşağılanmış olarak, sonsuza kadar acılar içinde yaşarlar. Hepsinden kötüsü ise Allah bu insanlarla asla konuşmaz. Sonsuza kadar yapayalnız, azap içinde olurlar. 13.01.2012



Okunma: 146
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER