Bir Haber ve Sansürcü Zihniyet
Geçtiğimiz günlerde kurucusu bulunduğum Kuzgun Köyü Derneğinin genel kurulu yapıldı. Genel kurulda divan başkanlığını ben yaptım. Genel kurulu haberleştirerek Giresun da yayınlanan gazetelere ve haber sitelerine servis ettim. Birçok sitede haberimiz yayınlandı. Yayınlayan ve değer veren meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu haberi derneğimizin kurucusu olduğu benim de kurucu üye, kurucu başkan vekilliği sonra da başkan yardımcılığını yaptığım Tirebolu Dernekler Federasyonu nun yayın organına da gönderdim. Gerçi sitenin iletişim bölümü çalışmıyor ve site ile nasıl iletişime geçileceğine dair sitede bir mail adresi yoktu ama ben hem başkanın hem de genel sekreterin mail adreslerine diğerlerine de gönderdiğim metin ve resimleri gönderdim. Birkaç gün sonra da haber sitede yayınlandı. Ancak haberin içeriğine baktığımda başkanın vesikalık resminden başka hiçbir resmin yayınlanmadığını ve haberin içinde benim konuşmam olan bölümünün sansürlendiğini hayretle gördüm.
Bu konu üzerinde uzun uzun düşündüm. Acaba bunun nedeni ne olabilirdi. Yukarıda da belirttiğim gibi bu federasyonu kurmak için 2-3 yıl mücadele eden, kurduktan sonra da 2,5 yıl yöneticiliğini yapan biri olarak bun hak edecek ne yapmıştım. 2,5 yıl boyunca bana kaşın kara gözün ela demeyenler, genel kurul sürecinde yaşanan olumsuzlukları dillendirmemi görünce bir yerlere yazdıkları eksikliklerimi, bir anda ortaya dökmüşlerdi. Üstüne üstlük benimle ilgisi olmayan genel kuruldaki olumsuzlukların da suçlusu olarak beni göstermekten çekinmemişlerdi. Genel kurul gündeminde bulunan tüzük değişikliği maddesinin niye konulduğu konusunda divan başkanının bütün ısrarlarına rağmen bir şey söylemeyenler, tahmini bütçenin eksikliğini de benim suçum olduğunu söylediler. Bunları dillendirdiğim Zeytinburnu toplantısında bana olan gerçek hıncı toplantıya katılan herkes görmüş oldu.
Orada da belirttiğim gibi TİRDEF in en yetkilileri ile toplantı öncesi görüşmüş olmama ve kısa adı GİRMEP olan Giresun Medya Platformu nun Genel Sekreteri olmam hasebiyle bütün faaliyetlere benim davet ettiğim gazetecilerden biri vasıtasıyla toplantıya çağrılmam beni ziyadesiyle üzmüştü. Bunu dile getirdiğimde ise TİRDEF Genel Başkanı hiç kusura bakmayın, bundan sonra delegesiniz. Delegelerin de cep telefonuna mesaj gelecek. Mesaj gelmezse o zaman bize söylersiniz demişti. Söylüyorum o zaman 2.Tirebolu Kültür ve Sanat Günleri nin yapılacağı ile ilgili ne sözlü bir davet ne de yazılı bir mesaj aldım. Ne de bu faaliyete ilişkin haber ne de birkaç sitede gördüğüm davetiye ve program gönderildi. Yasak savma kabilinden Cuma günü akşam gelen sms de olmasaydı, bu etkinlikten haberimiz bile olmayacaktı. Oysa ben her gün GİRMEP e gelen onlarca haberi yüzlerce mail adresine gönderim yapıyorum. Bunun haberi de gelseydi hem kendi siteme koyar hem de diğer adreslere yönlendirirdim. Ancak bu olmadı. Cumartesi Ankara da olmam, Pazar günü de cenazem olması dolayısıyla programa katılamadım. İnşallah başarılı olmuştur.
Anlaşılıyor ki, üç yıla yakın bir süredir bine yakın haber koyarak alınterimi ve göz nurumu döktüğüm siteyi kodu vermiyorlar diye devre dışı bırakanlar, her açıldığında beni hatırlatacak bir şeyi ortadan kaldırmayı planlıyorlarmış. Haberde geçen bir iki cümlecik konuşmama tahammül edemeyerek onu sansürleyen zihniyet ismimizi kazıdığımız TİRDEF tarihinden silmeye çalışıyorlar. Ancak tarihin kaydettiği hiçbir şey sansürcü zihniyetler tarafından silinememiştir. Bizim ismimiz de TİRDEF tarihi ile özdeşleştiği için bunu silmeye muktedir olamayacaklardır. İsmimiz sanıldığı kadar pekmezin köpüğü değil ona tadını ve kokusunu veren meyvesidir, özüdür.
Taziye: Kuzgun Köyü Derneği Başkanı değerli dostum Mustafa Ramazan ın kayın validesi, dernek yönetim kurulu üyesi Recep İnal ın babaannesi, dernek sekreteri Hüseyin İnal ın yengesi ve TİRDEF Delegesi Ayhan İnal ın annesi Ayşe İnal ı Pazar günü son yolculuğuna uğurladık. Allah Ayşe yengeye rahmet, burada saydığım dostlarıma ve kederli ailesinin diğer fertlerine sabırlar versin.










