DOĞANKENT- °C

Sen de Haklısın

İbrahim Balcıoğlu / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


Bu yazıma bir Nasreddin Hoca fıkrası ile başlamak istiyorum. Nasreddin Hoca nın kadılık ettiğini bilmeyen yoktur, herhalde. İşte o günlerden birinde adamın birisi Hoca Efendinin yanına gelir. Adam komşusundan şikayet etmektedir. Nasrettin Hoca ya derdini anlatır, uzun uzun komşusundan yakınır. Nasreddin Hoca, adamı bir güzel dinledikten sonra O na dönerek:

- Haklısın  diyerek gönderir.

Bir süre sonra bu kez adamın hakkında şikayetçi olduğu komşusu Nasreddin Hoca nın huzuruna çıkagelir. O da az önce gelen komşusundan şikayet etmektedir. Uzun uzadıya derdini Nasreddin Hoca ya anlatır ve hakkının kendisine verilmesini diler.

Nasreddin Hoca bu ikinci adamı da güzelce dinler ve ardından ekler:

- Haklısın  diyerek onu da diğeri gibi yollar.

O sırada Nasreddin Hoca bu olaylara ve konuşulanlara kulak misafiri olan karısı Nasrettin Hoca ya:

- İlahi Hoca Efendi  Sen ne biçim kadısın. Birbirinden şikayetçi olan iki adamın ikisi birden hiç haklı olur mu. diye sorar.

Karısının bu sözleri üzerine Nasreddin Hoca, bir süre düşündükten sonra karısına döner ve şöyle der:

- Hatun, sen de haklısın.

Daha önce burada anlattığım Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Birliği(TÜRMOB) 20. Genel Kurulunda seçim sonuçlarını haksız bulan bir arkadaşımız ilçe seçim kuruluna itiraz etmiş ve itirazı reddedilmişti. Bu sefer hakkını Yüksek Seçim Kurulu nda arayan arkadaşımızın hakkı iade edilmişti. Bunun üzerine kazandığı açıklanan ilk kişi buna itiraz ederek, kazanan ben değilsem o da değildir, kazanan bir başkasıdır dedi. Bu itirazı inceleyen  ilçe seçim kurulu bu sefer de üçüncü bir kişinin kazandığına hükmetti. Gel de sorma şimdi, bir davada iki kişi nasıl haklı oluyor. Mevzuat sadece hakkını arayan kişinin ibraz ettiği deliller midir. Kurul konuyu düzenleyen hukuki mevzuatı hiç mi araştırmaz..

3568 Sayılı Kanunun 39. Maddesi  Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Denetleme Kurulu üyelerinden en az birinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Süresi dolan üye yeniden seçilebilir şeklinde düzenlenmiş olup en az birinin tabirini birden fazla olur şeklinde de bir şeklinde de anlayabiliriz. Burada tekrar söylüyorum 20 yıldan beri sürdürülen ve hiçbir çekişmenin olmadığı bir konuda tartışma çıkarmak kendisi de mali müşavir olan birine yakışmaz. Şikayetçi yeminli müşavir biri olsaydı söylenecek daha çok söz olabilirdi ama mali müşavir olunca bize de söylenecek söz kalmıyor. Bir başka yerde söylediğim sözü tekrarlamak istiyorum, yeminli mali müşavirlerin meslek ve meslek örgütü üzerindeki yükleri bu vesile ile hafifletmenin tam zamanıdır.



Okunma: 331
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER