Vadi'nin Medya Penceresi
  • 19 Kasım 2019 Salı

Doğankent'te Atatürk saygı ve minnetle anıldı

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81. yıl dönümü olan 10 Kasım'da, Doğankent'te düzenlenen törenle anıldı.

Doğankent'te Atatürk saygı ve minnetle anıldı

Doğankent Kaymakamlığı tarafından 10 Kasım'da Sadaklı Mahallesi hükümet konağı bahçesinde düzenlenen anma programı, saat 09,02'de çelenklerin sunulması ile başladı. Sirenler eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve  İstiklal Marşı'nın eşliğinde bayrağın göndere çekilmesinin ardından yarıya indirilmesi ile buradaki tören son buldu. 

Atatürk'ü anma törenine saat 10.00’da Doğankent Anadolu Çok Programlı Lisesinde devam edildi. Burada da saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Doğankent Çok Programlı Lisesi  Öğretmeni Halil Karaca tarafından yapıldı. Karaca konuşmasında; Bugün 10 Kasım. Bugün cumhuriyetimizin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü. Eşsiz komutan ve büyük devlet adamını Saygı, minnet, özlem ve  rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun. 

Bugün Atatürk'ü anarken, aslında yapmamız gereken en önemli şey O’nu anlamaya çalışmaktır… 

Atatürk'ü anlamak, O’nun aydınlık yolundan kararlılıkla yürümekle, O’nu fikirleri ile yaşatmakla, Cumhuriyete, demokrasiye, tam bağımsızlığa, hukukun üstünlüğüne, insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmakla olur, 

Atatürk'ü anlamak Muasır Medeniyet yolundaki yürüyüşümüze çeki düzen vermekle olur. 

Atatürk'ü anlamak çocukları ve kadınları baş tacı etmekle olur. 

Atatürk'ü anlamak bilimi ve teknolojiyi yol gösterici kabul etmekle olur. 

Atatürk'ü anlamak Onun ilke ve inkılapları paydasında birleşmekle olur, 

Atatürk'ü anlamak ”fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür” nesiller yetiştirmekle olur, 

Atatürk'ü anlamak köylüyü millete efendi yapmakla olur, 

İşte bunları tam anlamıyla yaptığımız gün Atatürk'ü tam anlamıyla anladığımız gün olacaktır. 

Değerli konuklar; 

Ülke gerçeklerinin acımasızlığına rağmen güçlü bir inançla zafere odaklanıp, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek yola çıkan Atatürk, tüm dünyaya meydan okumuştur. Dünya tarihine altın harflerle kazınan bir Kurtuluş Destanı yazılmasına öncülük  etmiş ve yanan, yıkılan bir imparatorluğun küllerinden, yepyeni bir ruhla yeni bir devlet kurmuştur. 

Askeri dehası ile düşmanlarını dize getirmiş, Devlet Adamlığındaki üstün kabiliyeti ile dünyanın hayranlığını kazanmış, diplomatik başarılarıyla kısa sürede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dünya ülkeleri arasında saygın bir konuma  kavuşturmuştur. Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun ardından peş peşe gerçekleştirdiği devrimlerle de Ulusumuza yepyeni ve çağdaş ufuklar açarak gideceğimiz yolu çizmiştir. 

Atatürk’ün birkaç özelliğinden de bahsedeceğim… 

O, gittiği her vilayette, ilk ziyaretini okullara yaparak eğitime, öğrencilere ve öğretmenlere verdiği değeri göstermiştir. 

O, “Askerlerine BEN SİZE TAARRUZU DEĞİL ÖLMEYİ EMREDİYORUM diyecek kadar gözü kara bir komutandır. 

O, hem yurtta hem de dünyada barışı savunan bir devlet adamıdır, 

O, bir çiftçinin yanında çiftçi, halkın sorunlarını dinlerken içten ve sıradan bir halk adamı gibidir. 

O, tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği bir örnek bir insandır. 

O, Hindistan’dan Afrika’ya kadar olan milletler için bağımsızlık sembolüdür. 

Hindistan Parlamento Heyet Başkanı şöyle söyler: 

Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. 

Onun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. 

Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk. 

Değerli misafirler; 

Özetle; 10 Kasımlar hüzünlenmenin ve üzülmenin günleri değildir. 10 Kasımlar milletçe tuttuğumuz yasa rağmen; Atatürk’ün fikirlerini daha iyi anlamanın, Onun kurduğu Cumhuriyet’i daha ileriye götürmenin, Türk Milletini her alanda  çağdaş seviyeye ulaştırmanın özellikle Atatürk’ün çizdiği muasır medeniyet yolundaki yerimizi sorgulamanın günleri olmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, ATATÜRK’ ü bir kez daha gurur, özlem ve rahmetle anarken konuşmamı Onun şu  sözüyle bitiriyorum: 

Hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak. Toplumsal hastalıklarımızı incelersek temel olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık keşfedemeyiz; hastalık budur. O halde ilk işimiz bu hastalığı  esaslı bir şekilde tedavi ederek milleti çalışkan yapmaktır.” Atatürk’ün sevdiği şarkılar, şiirler, Atatürk’ten özlü sözler anlatıldı. İlçe genelinden şiir, resim ve sportif faaliyetlerde dereye giren öğrencilere ödüllerini ilçe Kaymakamı Tuncay  Karataş, Belediye Başkanı vekili Mustafa Balcı, ilçe Jandarma Komutanı Teğmen Oğuzhan Öztorun ve Emniyet Amiri Komse Kenan Altun verdiler. 

Doğankent Kaymakamı Tuncay Karataş yaptığı konuşmada; “Milletini ve memleketini yok olmaktan kurtaran ve bağımsızlığına kavuşturan ayni zamanda mazlum milletlere devrimleriyle ışık tutan Mustafa Kemal Atatürk son yüzyılın enbüyük  devlet adamıdır. Vefatının 81’inci yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ile vatanımız uğruna fedakarca şehit ve gazi olan tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla yâd ediyorum.” Dedi. 

Anma programına; Doğankent Kaymakamı Tuncay Karataş, Belediye Başkan vekili Mustafa Balcı, İlçe Jandarma Komutanı Oğuzhan Özturan, Emniyet Amiri Kenan Altun, AK Parti İl Genel Meclisi üyesi Muttalip Patan, İlçe Müftüsü Nurullah  Oruç, Siyasi Parti temsilcileri; Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı  İrfan Tüfekçi ve Milliyetçi Hareket Partisi ilçe Başkanı Cemil Kara ve Kurum kuruluş yetkilileri katıldı.